Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Açık süt mü, şişe sütü mü, kutu sütü mü içmeli?

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında Nedret Günaydın tarafından paylaşıldı.

Etiketler:
  1. Nedret Günaydın

    Nedret Günaydın Onursal Üye

    Kayıt:
    29 Ocak 2007
    Mesajlar:
    4.654
    Beğeniler:
    3.754
    Şehir:
    Avrupa Yakası
    Seviye:
    Bizim çocukluğumuzda, bırakın ‘kutu sütlerini' ‘şişe sütü' bile icat edilmemişti. Sütü de bir çok başka şeyi de, meselâ yoğurdu… hatta balığı bile kapıdan geçen seyyar satıcılardan alırdık. Sütçüler genellikle atlarının iki tarafına astıkları güğümlerle satış yaparlardı. Kupa şeklinde galvanizli tenekeden değişik boylarda ölçekleri olurdu; biz evden tencere ile gider annemizin istediği kadar süt alırdık.

    Sütü aldıktan sonra onu hemen ocakta kaynayıncaya kadar ısıtmak biz çocukların görevi idi. Ateşteki süt kaynamaya başlayınca da taşmaması için ocağı biraz kısar ve kabaran sütün köpüklerinin üzerine üflerdik. Sonra sütü ateşten indirir ve bir süre beklerdik. Ancak iyice soğuduktan sonra buzdolabına (demek ki buzdolabı varmış o zaman) koyardık. Sütün üzerinde neredeyse yarım santim kalınlığında kaymak oluşurdu.

    Devir kutu sütü devri. Zamanımızda en çok tüketilen kutu sütleri. Bunların gazetelerde, televizyonlarda, sinemalarda… her gün her yerde müthiş reklâmları yapılıyor. Ayrıca, bu sütleri öyle eski usul kaynatmaya gerek yok, çünkü bunlar UHT denilen sistemle, yani çok yüksek ısılara maruz bırakılarak, meselâ 135-150 derecede 2-4 saniye tutularak içlerindeki tüm mikroplar öldürülüyor. Bu sütler kutuları açılmadığı taktirde 4 ay bozulmadan kalabiliyorlar.

    Ağzı kapalı günlük şişe sütlerine gelince. Bunlar pastörizasyon denilen bir yöntemle, meselâ 72 derecede 15 saniye tutularak mikroptan arındırılıyor. Şişe sütlerini hem her markette ve her zaman bulmak mümkün değil ve hem de bunların ömürleri kutu sütüne göre çok kısa; ancak 3 gün.

    Günümüzde büyük şehirlerde artık açık süt veya çiğ süt bulmak neredeyse imkânsız. Satılsa da alan da olmaz herhâlde, çünkü bunların ‘hastalık yapan mikrop saçtıklarına' dair müthiş bir negatif propaganda var. Tabii bir de günümüz insanının, kapıdan sütçünün geçmesini bekleyecek… sütü alıp ocakta ısıtacak zamanı ve sabrının olmadığını da hesaba katmak lâzım.

    İŞİN PÜF NOKTASI NEREDE?
    Sütün içilmeden ve değişik şekillerde kullanılmadan önce yüksek ısılara tabi tutulmasının sebebi, içinde bulunabilecek zararlı mikropların öldürülmesi; başka bir deyişle sütün ‘kesilmesinin' önlenmesidir.

    İşin püf noktası da burada zaten. Sütte hastalık yapabilen mikroplar bulunabildiği gibi, probiyotikler de denen vücut için faydalı ‘dost mikroplar' da bulunuyor. Bunlar, bırakın hastalık yapmayı, tam aksine sağlıklı yaşayabilmemiz için mutlaka gerekli olan mikroplar. Bağırsaklarımızdaki mikropların yüzde 85' inin bu dost mikroplardan oluştuğunu ve bunların hastalık yapıcı olanlarının üremelerini önlediklerini de belirtelim ki, mesele daha iyi anlaşılsın.

    İşte, bu ısıtma işlemi sırasında da zararlı mikroplarla beraber ‘sütü süt yapan', onu asıl faydalı kılan probiyotikler ve bunların ürettikleri enzimler ve vitaminler de istenmeden tahrip oluyor.

    Isıtma yöntemleri içinde sağlığımız açısından en iyisi bizim çocukken yaptığımız ‘süt pişirme' işlemi, yani sütün bir taşım kaynatılması. Pastörizasyon ve özellikle de UHT denilen yöntem ise ‘iyi-kötü-çirkin tüm mikropları' öldürdüğü için sütü süt olmaktan çıkarıyor. Çünkü, süt içinde bulunan probiyotikler sebebiyle çok faydalı bir içecek, onları yok ettiniz mi inek sütünün sinek sütünden bir farkı kalmıyor.
     
    gok, -Paşa-, Barış TURAN ve 27 kişi daha bunu beğendi.
  2. Haşim Okyay

    Haşim Okyay Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.246
    Beğeniler:
    4.692
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Ehüehe ! Sinek sütü :eek: :D

    Bizim mahalleye her pazar sütçü gelir, yoğurt yapmak için alırız. Kaynatılır, mayalanır, yoğurt yapılır.

    İçmek için ise şişe veya kutu süt alırım. Hangisi denk gelirse artık..

    Paylaşım için teşekkürler Nedret..
     
    -Paşa- ve Fırat Dizman bunu beğendi.
  3. Speedy Gonzales

    Speedy Gonzales Kıdemli Üye

    Kayıt:
    23 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    275
    Beğeniler:
    130
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    paylaşım için teşekkürler.

    en güzeli gidip ineğin altına yatarak içmek, direk kaynaktan mideye :p
    geriye kalan tek soru ise ineği nerden bulacaz :D
     
  4. HarryBlade

    HarryBlade Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    228
    Beğeniler:
    47
    Şehir:
    Muğla / Fethiye
    Seviye:
    Hazır süt hiç içmem anneanneciğimin 4-5 tane ineği vardı hep kendisi sağıp bana pişirip içirirdi..Az buçukta içmezdim ha..3-4 bardak götürüyordum..
     
  5. nuhcan

    nuhcan Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Nisan 2007
    Mesajlar:
    2.185
    Beğeniler:
    814
    Şehir:
    istanbul / kadıköy
    Adı:
    nuh can
    Seviye:
    Yakınımda bir süt ürünleri dükkanı var...
    Mandıra sütü alıp, hemen dükkanın alt katında, temiz bir ortamda pastörize ediyorlar...

    Süt 2-3 gün için özeliğini koruyor.

    O kadar tatlı bir süt ki, ilk içtiğimde içinde bal var zannettim. Bakın abartmıyorum, çünkü 12 yaşında bir delikanlıya ikram ettim o da "Ben sütü şekerli içmem" diyerek geri çevirdi. İçmesi için zor ikna ettik...

    Ya hazır hatırlattınız gidip alayım bu sabah, bir bardak içeyim bağri :)
     
  6. empacher

    empacher Yeni Üye

    Kayıt:
    18 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    Herkesin sindirim sistemi sutu kolaylikla sindirememekle birlikte, faydalsi sayilamayacak kadar cok olan bir icecektir. Sporcularin yag orani azaltilmis sut icmeleri en dogrusudur. Bu da sadece paketlenmis sut formunda karsimiza cikiyor ne yazik ki.

    Gunluk sise sut bence en lezzetlisi...
     
  7. Gunesak

    Gunesak Aktif Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2005
    Mesajlar:
    117
    Beğeniler:
    224
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Sütü tencerede kaynattığımızda kaynama derecesine gelen süt soğuyana kadar uzunca bir süre aynı ısıyı koruduğu için, sütteki yararlı-yararsız tüm mikroplar öldüğü gibi, sütün protein yapısında da değişiklikler meydana geliyor. Halbuki UHT işleminde süt, büyük bir hızla sıcak buharın içine püskürtülüyor ve anında tekrardan eski ısısına ulaştırılıyor. Bir anlamda ısı şoku diyebiliriz bu işleme. Süt çok kısa bir süre için ısıya maruz kalıp tekrar eski ısısına ulaştığından dolayı, sütün besin değerinde bir eksilme olmuyor.
    Bütün bunların dışında... Genelde kapıdan satış yapan sütçüler, kendi ineklerinden elde ettikleri sütleri hiçbir denetimden geçirmeden, hiçbir kayıt altına almadan ve soğuk zincire dahil etmeden direkt olarak tüketiciye ulaştırıyorlar. Halbuki markalı süt ürünleri üreten büyük süt işletmeleri, sütlerini tek tek dolaşıp 3-5 tane ineği olan üreticilerden almazlar. Bu işletmeler sütlerini genellikle süt soğutma tankları olan süt kooperatiflerinden alırlar ve alım işlemi sırasında sütü analiz ederler. Yağ oranı, besin değeri, pestisit testlerinden geçirip ton bazında süt alımı yaparlar ve soğuk zinciri bozmadan fabrikalarına ulaştırırlar.
    Bu sebeplerden dolayı ben her şekilde markalı ve işlemden geçirilmiş sütleri tercih ediyorum.
     
  8. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    Şu durumda sanırım şöyle diyebiliriz:
    kaynağından ve temizliğinden emin olabiliyorsak açık süt,
    böyle bir imkan yoksa güvenilir markalardan kapalı süt içmek mantıklı.


    Sütü veren ineğin(yada koyunun vb) neler yiyip içtiği de sütün kalitesi ve faydası bakımından önemli sanırım. Bu noktanın da altını çizmek isterim.

    Bilgiler için herkese teşekkürler.
     
  9. HarryBlade

    HarryBlade Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    228
    Beğeniler:
    47
    Şehir:
    Muğla / Fethiye
    Seviye:
    Hiç kapalı süt içmedim bence çok berbat kokuyor..

    Sokaktaki sütçüdende almıyorum sütü..
    Komşunun inekleri var :D
     
    neuro bunu beğendi.
  10. lord

    lord Üye

    Kayıt:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    90
    Beğeniler:
    21
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    istanbulda yasayanlar kapali sut icmeli...
     
  11. KuNDuZ

    KuNDuZ Aktif Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    121
    Beğeniler:
    58
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    taze sağılmış sütün içine bir kaşık doğal bal ve bir adet bıldırcım yumurtası kırıcaksın karıştırıp içiceksin en güzeli :)
     
    swat bunu beğendi.
  12. arabaci

    arabaci Yeni Üye

    Kayıt:
    27 Mart 2007
    Mesajlar:
    42
    Beğeniler:
    28
    Şehir:
    Sakarya
    Seviye:
    Süt kooperatifleri bu kadar sütü nereden topluyor sanıyorsunuz. Yine 3-5 tane ineği olan üreticilerden her sabah ve akşam kapı kapı dolaşılarak toplanıyor bu sütler. İlk toplanma aşamasında kesinlikle soğutma tankı v.s. bulunmuyor. 1-1,5 saat süren toplama ve ulaştırma aşamasında süt tamamen korumasız olarak dış ortam şartlarında korumasız kalıyor. Toplama kamyonunu beklerken dışarıda geçirdiği süre de cabası. Toplanan sütler ancak soğutma istasyonuna ulaştığında soğuk yüzü görebiliyor. Bahsettiğiniz soğutucu tankları olan tankerlerle olan yolculuk, kooperatiften fabrikaya kadar olan mesafede gerçekleşiyor. Sakarya gibi bir yerde mesela, bunun bir anlamı kalmıyor çünkü fabrikaya ulaşım toplamadan çok daha kısa sürüyor. Buradaki tesislere Antalya'dan bile günlük süt taşındığını göz önüne alırsak soğuk zincirin önemi ortaya çıkıyor.

    Testlerle ilgili de birşey söyleyeyim. Evet pestisit testi yapıyorlar, ancak besin değeri testi yaptıklarını hiç sanmıyorum. Bu zaten mevsime göre farklılık gösterir. Yaptıklarını bildiğim ikinci test ise su oranı testi. Bunu da kazıklanmamak adına mecburen yapıyorlar. Belki besin değeri testinden kastettiğiniz budur.

    Hiçkimseye sokak sütçüsünden süt alıp içmesini tavsiye etmem. Yan komşudaki ineği olan nineden de. İllaki açık süt içmek isteyenler, en azından kış aylarında bunu yapsınlar ki risk azalsın. Ülkemizde hiçbir alanda olmadığı gibi süt hayvancılığı konusunda da belirlenmiş herhangi bir standart ya da denetim mekanizması bulunmuyor. Ahırların hali içler acısı, havasız ve pis. Süt sağdıkları kaplar basitçe çalkalanıp kenara bırakılıyor, oysa hergün kaynar suyla yıkanması gerek. Memelerin sağım öncesi özenle temizlenmesi gerek, oysa kimin nasıl temizlediği ya da temizlemediği belli değil. İneğe denetimsiz ilaç verilmemeli, ilaç kullanan ineğin sütünün bir hafta on gün içilmemesi gerekir, oysa kimin ne zaman hangi ilacı verdiği belli değil... vs. v.s.

    Brucella ya da salmonella virüsü kapma riski bile açıktan süt almamak için yeterli. Başka argümana gerek yok.
     
  13. SNkaraoglu

    SNkaraoglu Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Haziran 2007
    Mesajlar:
    508
    Beğeniler:
    271
    Şehir:
    sivas
    Seviye:
    Sevebildiğim tek süt, Günlük pastorize sütler, Ve bunu da Sivasta bulamıyorum... UHT sütlerden süt tadı alamıyorum, başka bir tat...
     
    VolkanÖzcan bunu beğendi.
  14. Ouz Deniz

    Ouz Deniz Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.815
    Beğeniler:
    1.163
    Şehir:
    İzmir-Sivas
    Seviye:
    Sivas'ta bildiğim bir tane süt,yoğurt,ayran üreticisi (bilmediğim bir kaç tane daha var) her sabah köy minibüslerine verilen varilleri köy garajlarından alır.UHT şeklinde pastörize ederek satışa sunar.
    Hayatımda bir kere doğal süt içtim.Oda hayatımda ilk defa köy gezisinde köye kamp kurmuştuk orda bir nene kendi ineğinden sağıp ısıttıktan sonra getirmişti.
    Hımmmh
    Yani en güzel en doğal olanı
     
  15. Nedret Günaydın

    Nedret Günaydın Onursal Üye

    Kayıt:
    29 Ocak 2007
    Mesajlar:
    4.654
    Beğeniler:
    3.754
    Şehir:
    Avrupa Yakası
    Seviye:
    hafta sonları bizim sokağada gelir bir kamyonetle sütçü,arka kasada güğümlerle çok hoş ve güzel bir görüntü oluşturuyor.
    hele bir de bağırışı yokmu:
    örn.:*silivrinin kaymak sütü geldi sütçüüüüüüeee
    insanın içinden , hemen biraz süt alıp içesi geliyor :)


    paylaştığınız ve bizlere aktardığınız bilgilerden dolayı hepinize teşekkürler.
     
    Ali AKTAŞ bunu beğendi.
  16. Ali AKTAŞ

    Ali AKTAŞ Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    31 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    836
    Beğeniler:
    1.027
    Şehir:
    Denizli
    Seviye:

    Bizim mahalleye de geliyor, bi kaç sefer aldık, kaynattık içtik tadı gerçekten güzel oluyor, ancak mutlaka ama kesin olarak her defasında ishal yapıyor, sonra almayı bıraktık,

    E bi de baktık adam kaymak ta satıyor, bu kaymağıda sütten aldığına göre, süt iyice dandik olduğu anlamına geliyor, hadi be dedik ordan! B, daha süt alırsak :)
     
  17. Nevzat KÖSEOĞLU

    Nevzat KÖSEOĞLU Onursal Üye

    Kayıt:
    11 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.505
    Beğeniler:
    634
    Şehir:
    Samsun
    Seviye:
    bizde her hafta sonu köyden süt getirtiriz annem onu kaynatır kendısı içer ben kutu sütü içiyorum
     
  18. kcuk_

    kcuk_ Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    22 Şubat 2007
    Mesajlar:
    722
    Beğeniler:
    222
    Şehir:
    Plovdiv(filibe
    Seviye:
    bilgilerin hepsine katılıyorum ve tamamen dogru oldugunu dusunuyorum ...

    ve en saglıklı ve besleyici sütün şişe içinde bulunan günlük süt olduğunu düiünüyorum ardından uzun önürlü sütler diger sütleri hic önermiyorum ve içmiyorum ...
     
  19. hakanozhan

    hakanozhan Yeni Üye

    Kayıt:
    5 Eylül 2008
    Mesajlar:
    35
    Beğeniler:
    23
    Şehir:
    Eskişehir Aralık 09'dan itibaren
    Seviye:
    Uzun ömürlü sütlerin içine kimyasal madde karıştırıldığı kesindir herhalde. Günlük ve taze sütler en ideali. Markette tek tek bakılır hangisi daha yeni diye; bir de marka var tabi...
     
  20. Nedret Günaydın

    Nedret Günaydın Onursal Üye

    Kayıt:
    29 Ocak 2007
    Mesajlar:
    4.654
    Beğeniler:
    3.754
    Şehir:
    Avrupa Yakası
    Seviye:
    dün akşam yeni bir ürün gördüm,
    poşette ambalajlanmış günlük süt satılıyor ve bunun raf ömrü sadece 3 gün.
    tahminimce bu üründe kullanılan uzun süre dayanmasını sağlıyacak kimyasal maddeler kullanılmamış diyebiliriz herhalde.
    poşet sütten aldım tadıda gayet güzel,tavsiye ederim denemenizi. ;)
     
    Mesut Girgiç bunu beğendi.