Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

AÇ KALMAK ŞİŞMANLATIR ve vücudunuzun dengesini bozar....!!

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında gokhancan tarafından paylaşıldı.

?

Aç kalmak şişmanlatırmı hakkındaki dusunceniz.

Anketin kapanma tarihi 16 Ağustos 2008.
  1. Evet şişmanlatır ve acıklamalar yuzde yuz doğru.

    100,0%
  2. Hayır bizi kandırıyorlar. Açlık hiç insanı şişmanlatırmı

    oy sayısı 0
    0,0%
  1. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Evet arkadaşlarımızı bilgilendirici anlatımlara devam ediyorum. Kesinlikle buradaki amaç hurafeleri ortadan kaldırmaktır.

    Kesinlikle benim kendi anlatım dilimle değil bilakis uzun zaman sonucu beslenme programımı planlayan diyetisyenlerin ağzından anlatıyorum.

    Dergilerde, gazetelerde ve internette gördüğümüz o "hemen kilo verdiren mucize diyet" leri hemen deneriz öyle değil mi?

    Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD) İstanbul Şube Başkanı ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) Kardiyoloji Enstitüsü Diyetisyeni Selma Önelge Gür, yaptığı açıklamada, 'diyet' kelimesinin şimdiye kadar çok yanlış kullanıldığını ve tüketildiğini vurgulayarak, "Yapılan herşey sağlıklı beslenme temelinde olmalı.
    Adındanda anlaşılacağı gibi Diyet size verilen hayatınız boyunca uygulamanız gereken sağlıklı beslenme programıdır. Perhiz yada Rejim anlamında kesinlikle kullanılamaz.

    İster şişman olun, ister şeker hastası olun, ister kalp hastası olun, çocuk olun. Tedavinin temeli sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıklarının kazanılmasıdır.

    Oysa o diyetler tek besine dayalı ve zararlıdırlar.Üstelik kilo vermeyi beklerken sadece vücudumuzdaki suyu atıp daha da çok kilo almamızı sağlarlar. Kişinin enerji ihtiyacının yüzde 55'i karbonhidratlardan, yüzde 15'i proteinlerden, yüzde 25-30'u da yağlardan gelmelidir. Bu dengeyi sağladığınız zaman, beslenme tedavisini halledebilirsiniz. Dolayısıyla, zayıflama diyetleri de bundan ayrı düşünülemez" dedi. Diyetler açısından rant çok fazla olduğu için, bir çok kişinin de estetik kaygılardan dolayı zayıflamaya çalışmasının, bu işi bir pazar haline getirdiğine dikkat çeken Diyetisyen Gür, "Zayıflamak isteyen bir kişinin, öncelikle şişman olup olmadığının tespit edilmesi gerekiyor. Bunun için de 'Beden-Kütle Endeksi' denilen bir ölçümden yararlanılır. Ölçüm aralıklarına göre şişmanlık tanısı konur. Böylece ideal kilonun ne olması gerektiği belirlenir. Eğer kişi şişmansa, güvenilir bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor. Şişmanlık, tedavisi zorunlu bir hastalıktır. Hastalığın seyir özelliğinde olduğu gibi süreklilik gösterir. Tedavi diyetisyen, hekim ve hatta psikologların ortak çalışmasını gerektiriyor" diye konuştu.
    Öğün disiplinine çok iyi uyulmalı
    Gür, aç kalınarak kısa sürede zayıflamanın sağlığa aykırı olduğunu ifade ederek, "Aç kalmak, şişmanlamanın bir başka yolu. Çünkü bedenimiz açlığa göre değil, sık aralıklarla beslenmeye göre programlanmış. Bunun için de öğün disiplinine çok iyi uymamız gerekiyor. Eğer biz yemeklerimizi aralıklı olarak yersek, beden aç kalma tehdidi içinde olduğunu düşünüyor. Bundan hareketle beden, yenen tüm yiyecekleri depoluyor. Kıtlık dönemlerinde kullanmak üzere yağa dönüştürüyor. Bunu yaparken de metabolizmayı yavaşlatıyor. Dolayısıyla tek öğün beslenmek , öğün atlamak, şişmanlığın nedenlerinden biridir" dedi.
    Gür, gençler arasında 'yememe takıntısı' adı verilen bir uygulamanın da yaygın olduğuna dikkat çekerek, "Zayıflamaya genellikle estetik gözle bakıldığı için, gençler arasında yaygınlaşıyor. Özellikle genç kızlarda "Bulimia" ve "Anoreksia nevrozu" olarak tanımlanan yeme davranış bozuklukları görülebiliyor. Çok aşırı noktada ölümle sonuçlanan ve tıbbi tedavisi gerekli olan ciddi hastalıklar... Gençlere yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmeyi öğretmemiz lazım" diye konuştu.

    Su içmemek büyük hata
    Yapılan en büyük hatalardan bir tanesinin de su içmemek olduğunu kaydeden Diyetisyen Selma Önelge Gür, "Vücudumuzun yüzde 60'ı su. Bunun için mutlaka yeterince su almamız gerekiyor. Tabii ki hareketsizlik de şişmanlığın en önemli faktörlerinden biri" diye konuştu.
    Gür, çok düşük kalorili diyetlerle, tek besinle beslenmede, gerçekten yağ dokusunun kaybedilemeyeceğini belirterek, "Bu süreçte hızlı verilen kilolarda kayıp, yağsız kitle dediğimiz kaslarımızda ve vücudumuzdaki su kaybından oluşur. Bu program süreci bittikten sonra yiyecek stiline alışkanlık kazanmazsak, eski beslenme tarzımıza dönersek, tekrardan kilo almaya başlarız. Çok hızlı bir şekilde eski kilolarımıza döneriz. Ve bu süreklilik arz ettiği takdirde her seferinde metabolizmamız değiştiği için kilo vermekte daha da zorlanırız. Zayıflamada asıl hedef, beslenme alışkanlıklarımızı değiştirerek bunu hayat biçimine dönüştürmek ve sürekli kılmaktır" dedi.

    Egzersiz olmadan zayıflamak hayal
    Diyetisyen Gür, kişi, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanmadıysa, vücudunun karın bölgesine sürdüğü zayıflatıcı kremden yararlanamayacağını vurgulayarak şunları kaydetti: "Siz günlük yaşantınızda egzersizi olmazsa olmaz kural haline getirmediyseniz, sonuç alamazsınız. Yeşil çay gibi bitkisel içeceklerin zayıflatıcı özelliği bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Ancak sıvı ihtiyacını sağlamada çeşnilik katabilir. Ama hiçbir zaman tek başına zayıflatıcı fonksiyonları yoktur. Yani yeterli ve dengeli besleniyorsanız, bir-iki bardak bitkisel çay içebilirsiniz".
    Yardımcı tıp teknikleri
    Akupunkturla zayıflamaya inanmadığını anlatan Gür, "Şişmanlık bir enerji dengesi olduğuna göre, aldığımız enerji ile harcadığımız enerji dengelenmediği takdirde sorundan kurtulamayız. Akupunkturda bireyin doyma merkezi etkileniyor. Ama insan zihninde kararlılığını ve beslenme programına katılımını sürdürürse ve ihtiyacı kadar yerse sorunu çözecektir diye düşünüyorum. Bu konuda yapılan bir başka yanlış da akupunktura giden bireylere verilen diyetlerin çok düşük kalorili diyetler olması. Sağlıklı değil, bunun doğru bir yol olduğunu ben düşünmüyorum" diye konuştu. Diyetisyen Selma Önelge Gür, 'hipnoz'un ise eğer kişi çok uzun yıllar boyunca sorununu çözememişse ve şişmanlamasının altında psikolojik olaylar yatıyorsa, onu açığa çıkarmak, onunla baş edebilmek için uygulanan bir yol olduğunu bildirerek, "Bunu da birey kendi kendine ya da psikolog yardımıyla bulabilir diye düşünüyorum" dedi.

    saygılar.
     
    ateze ve alicanpek bunu beğendi.
  2. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Mesajın taşınmasını rica edebilirmiyim?
     
  3. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye: