Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

'96 Bisan -baraküda- Apennin

Konu, 'Bisikletlerimizin Fotoğrafları' kısmında Hüseyin Çelebi tarafından paylaşıldı.

  1. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.074
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    1999-2009 arası kullandığım silah arkadaşım, çelik atım, inatçı katırım, sırdaşım, canavar bisikletim: baraküda :)

    kayıp günlüklerimi bulmamla yakın bisiklet tarihimin karanlık sayfalarında gezmeye başlamam bir oldu.

    eylül 1997 ilk bisikletim. Montero. olabilecek en ucuz bisikletti, piyasada daha kötü bir malzemeye hiç rastlamadım. Sürekli kırılan, ayarları bozulan ağır mı ağır lanet birşeydi. Sürmekten çok tamirle uğraşarak ileride bana çok faydası olacak teknik yeteneklerimi geliştirdim. fotoğrafı yok, internette de bulamadım. 4'lü aynakola ve çürük bir kadroya sahip 24 vites bir hurdayla 2-3 ay harcadıktan sonra ilk gerçek bisikletimi aldım: Bisan montana, al jantları ve altus shimano grubuyla gerçek bir devrimdi. Akşam eve geldiğimde jantların hala dümdüz olduğunu görünce gözlerim yaş dolmuştu. Ama kaşınma devam etti, süspansiyon istiyordum. Mutlaka gerekliydi. Montanamı satıp al kadrolu ve amortisörlü bisan apennin aldım, altus olan donanımını da stx ile değiştirdim. 400 $ gibi bir para tutmuştu ki aynı paraya diğer seçeneğim stc-rc donanımlı tahminen 96 üretimi bisan mont-blanc idi. Ama amortisörü yoktu!! Basit bir yaylı amortisör uğruna yapılan seçime bakın. O mont-blanc her yönüyle o kadar üstün bir bisikletti ki hala üzülürüm yaptığım hataya.
    Neyse 98 yazını amortisörlü ve ayar tutmayıp sürekli janta değen v-frenli bisikletimle geçirip üniversite için Ankara'ya gittim. Bu arada araştırıp öğrenmem gerekenleri de öğrenmiştim. Bu bisiklette gitmeliydi.
    Ankarada alakasız bir nedenle bindiğim ve Dışkapının oradan geçen otobüs hattı sayesinde sürüyle bisikletçi görmüştüm ve gözlerim faltaşı gibi açılmıştı.
    Bir süre sonra aynı otobüse binip bu sefer bisikletçilerin orada indim. Dükkanları gezip iyi bir bisiklet soruyordum. Uygun fiyatlı, çok sağlam, ağırlık önemli değil, yeni teknolojilere gerek yok diye anlatıyordum ne istediğimi. Bir dükkanda sevecen bir amca öğrenci misin diye sorduktan ve bisikleti nerede nasıl kullandığımı öğrendikten sonra senin ilacın bunlar diyip 3 tane bisiklet gösterdi: 700 $, yabancı marka, al kadrolu, çok iyi donanımlı (xtr vb), çok hafif; 450 $ kaliteli çelik kadrolu, orta donanımlı (xt-lx), orta ağırlıkta, bisan marka ve 300 $, düşük donanımlı (alivio), görece ağır, çelik kadrolu, bisan marka. Ben olsam 450$ olanı alırım boruları tange'dir çok iyi bir bisiklet bu dedi. Bu 3 bisiklette tamamı satılan ve geri kalan nadir modeller dedi. İnsanlar eski model isteedikleri için fiyatları böyle ama yeni üretilenlere fark atarlar dedi. Tamam dedim, geleceğim gene bunlar için.
    Alüminyum Apennin'i bir sonraki memleket ziyaretinde otobüse atıp Ankaraya getirdim ve zorla da olsa sattım. Uğraşa didine biraz daha para artırıp bisikletçinin yolunu tuttum. Hala dükkanda olmasını umarak içeri girdim ve ortancayı istiyorum dedim. Amca gülerek geldin mi dedi ve senin bisiklet duruyor dedi. 700 $ olan artık vitrindeydi, birkaç sene durdu sonra kayboldu şanslı biri aldı muhtemelen. Çok değişik malzemeleri olan ilginç bir bisikletti.
    Bisikletin ayarları yapıldı ve dışkapıdan okula doğru yola çıktım bilmediğim şehirde elimde bir haritayla. Daha ilk metrelerde farkı görmüştüm, bir makinanın vucudun bir parçası olması ne demektir anlamıştım. Ölçülerime son derece uygun, agresif bir pozisyonda durduğum, kayıpsız güç aktardığım bir makine. Seninle büyük işler yapacağız, deli yerler göreceksin dedim barracuda'ya. İsmini oracıkta vermiştim, artık bana düşen bu ismin hakkını vermekti.

    [​IMG]

    2003 mayıs sonu. yepyeni bir sezona hazır.



    [​IMG]

    üzerindeki malzemenin çoğu 96 LX serisinden. Kollar 95 LX, arka aktarıcı 96 XT.
    Çok güzel bir site:
    http://www.retrobike.co.uk/gallery2/v/Manufacturer+Archive/Shimano+Archive/Catalogues/




    [​IMG]

    canavar gibi arka göbek. aslında içinde stx-rc mekanizma var. Torulda kırılmıştı xtr de Trabzon'a zor sürmüştüm kırık göbekle. Bulabildiğimiz en uygun göbeği söküp değiştirmiştik içini. Bulduğumuz stx-rc 32 delik jantlarım 36 delik olunca göbekleri değiştirme şansımız olmamıştı.


    [​IMG]

    XT aynakol. Orijinal LX aynakol yeni zincirle çok atlama yapınca değişmek zorunda kalmıştım. Tabii o zamanlar türkiyede yedek yaprak olayı pek yoktu olsa bile 96 model malzeme olunca bulunması imkansızdı. Yine eski model depoda tek kalan malzemelerle revizyon yapmıştım bisiklete sanırım 2002'de. Pedallarda yine çok uygun fiyata 747'lerle değişmişti ki hala kullanıyorum bu pedalları :)
    Lastikler de maxxis wormdrive. Uzun süre bu hibrit desenli lastiklerden kullandım.



    [​IMG]

    bir yaz sezonunda Haziran 1- Eylül 20 arası yaklaşık 5500-6000 km yol yapıyordum. Her yaz bir ruble ve bir zincir, iki yeni lastik gidiyordu. Bu da düşeş getirdiğim XT 739 8'li ruble.


    [​IMG]

    99 model XT aynakol. İlk çıkan 9'lü XT serisinden. Çizikler Tirebolu-Torul yolunda yeni yapılmakta olan Torul barajının yakınındaki ~1800m'lik viraj tüneli karanlıkta geçmeye çalışırken vertigo olup kaldırıma ve ardından duvara çarpıp takla atmam sonucu oluştu. Sağlam aynakol 40+ km hızla kaldırıma sürtmesine rağmen sadece çizildi ama zincir ağır hasar alıp Trabzon'da sahile indiğim sırada kesildi. Şanslı bir günümdü, sadece 5 km kalmıştı eve.



    [​IMG]

    fren papuçları da çok sık değiştiğinden ve artık v-frenler kullanıldığından kaliteli cantilever papuç bulmam çok zor oluyordu. Sürekli cantilever papuç sorup beğendiğimi alıyordum. Ve birgün neredeyse papuçların fiyatına bu seksi xtr ayaklar üzerinde papuçlarla teklif edildi. Kaçırmadım :)



    [​IMG]

    bisikletin üzerinde gelen XT aktarıcı bağlantı noktasından kırıldığında aynı modeli sudan ucuz bulmam büyük bir şanstı. 739 serisi XT aktarıcı, 96 üretimi olması lazım.



    [​IMG]

    "her şartta çalışan komponentler" Shimano katalogundan.



    [​IMG]

    doğal ortamında. lastikler continental, arkada explorer modeli. Çok iyi tutan, çok kaliteli lastiklerdi. Asfaltta çimento kamyonu gibilerdi ama bozuk zeminde veya ıslak çimende çoşuyorlardı. Continental çıkartması bir gelenek oldu onlardan sonra. Bir de deltabisiklet.com çıkartması.



    [​IMG]

    bizim için ulaşılmaz ve korkutucu olan Zigana yoluna artık alıştığımız zamanlar. Sağdan sağdan ilerlediğimiz yolda artık bütün gücümüzle denizden esen rüzgarı yarıp hız yapmaya çalışıyor hatta araba solluyoruz :)
    Cantilever frenler sayesinde ileriyi düşünerek inmeyi öğrendiğim yıllar. Frenlere bütün gücünle asılıyorsun, kitlenmeden az salıyorsun; dozlama nedir, çok kol gücü isteyen fren nasıl dozlanır öğrendiğim zamanlar. Islak havada freni sürekli sıkılı tutup frenlemeye hazır halde tutmak elzemdi. Yoksa yağmur altında 70 km/s ile frene asılınca epey süre sıfır frenleme ile gidiliyor janttaki su temizlenince de aniden sert bir tutuş yaşanıyordu.



    [​IMG]

    Dağların arkasını keşfettiğimiz zamanlar. Önce kuzeyde kendi yaylalarımızdaydı herşey. "Tünelin arkası" bir bilinmezdi. Sonra birgün tüneli geçtik. Arkanın sıcağında bisiklette neden iki tane matara tutacağı ve 75'lik matara gerektiğini beraber erimiş asfatta öğrendik.



    [​IMG]

    tam bir tırmanma bisikletiydi baraküda. Dişli lastiklere rağmen akıcıydı. Burada Torul tarafından Ziganaya çıkarken görülüyor. Tam dinlenik performansın bir anlamı olmadığını asıl önemli olanın devamlılık olduğunu Ziganayı çıkıp Torula indikten sonra geri çıkarken beraber öğrendiğimiz yollar.



    [​IMG]

    ilk çok günlük tur tecrübemiz. ilk defa Bayburtu, İspiri, Çoruhu görmemiz, Ovite çıkmamız ve İkizdere. Şimdi yakın olan o yerler o zamanlar çok uzaktı.



    [​IMG]

    kulat patikalarında antrenman. 17 ağustos 2005. 18 eylüldeki babadağ tırmanma yarışına hazırlık. Antrenman süreci ve yarışın konusu burada:
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=34070



    [​IMG]

    bu da birgün öncesi. Trabzon-Maçka-Zigana-Kulat yolu. Rampaların başına yakın yoldan çıkıp araziden ilerlerken. Serkan hatırlıyor musun aşağıdaki virajı? Köpeklerden sonra çıktığın rampanın sonu :)



    [​IMG]

    10 temmuz 2004. Hızla Torul'a ve Zigana çıkışına doğru ilerliyoruz. 325 km'lik zorlu bir rotadayız, günün kaderi rampada belirlenecek:
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=61118



    [​IMG]

    28 temmuz 2004. performansın zirvesindeyken.
    yakalayıp geçeceğim olm seni az kaldı :)
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=114188



    [​IMG]

    duygularım formamın renklerinden daha karışık.
    zorlu günler. deli gibi 2 yıl geçmiş, 2 yıl daha nefes almak yok, iş hayatının da en zor zamanları.
    huzuru nerede bulacağımı biliyorum her zamanki gibi. Yaşanmışlıklar hem güç veriyor hem özlemle dolduruyor.



    [​IMG]

    aksilikler sadece bana olmuyor. baraküdanın kadrosu sele altından çatlıyor. Uzun süre bu halde kullandım ama birgün çatlak tamir isteyecek hale geldi ve ilk kaynak atıldı. Bu görüntü bilmem kaçıncı kaynağın atılması için eskilerini traşlama sürecinden.



    [​IMG]

    artistik foto çekelim derken lastiği taşa yandan çarpıp patlattık. Yapıştırıcı uçup geriye kutuyu bırakmış olunca bisikleti sırtlayıp kestirme yoldan tepeye tırmanmak şart oldu. Bisikletin başına gelen nadir aksiliklerdendi, yer İstavri.



    [​IMG]

    yolda kalmamasının sırrı. düzenli kontrol ve bakım, dikkatli kullanım. Burada da zorlu bir sürüşten önce kontrolden geçiyor. Henüz büyük revizyon gelmemiş, LX aynakol yerinde.



    [​IMG]

    her 1000 km'de kendime bir ziyafet hediye diyordum. Burada Sümela inişinde 10.000 km olurken görülüyor. Tabii bu km saatiyle 10 bininci km. Eylül 2003, toplam km 30 bin civarı o sıralar.



    Şimdi evde kolduğun arkasında demonte yatıyor baraküda. Eski günlerin hatırına hala benimle. Sende ne bisiklet var sorusunun otomatik cevabı :)
    huzur içinde dinlen baraküda. what a ride it has been!!
     
  2. Raven_35

    Raven_35 Onursal Üye

    Kayıt:
    23 Kasım 2006
    Mesajlar:
    2.426
    Beğeniler:
    1.886
    Seviye:
    Eskiler gün yüzüne çıkıyor.Emektarları görelim artık.

    Paylaşım için teşekkürler.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  3. alperen_69

    alperen_69 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    12 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    891
    Beğeniler:
    274
    Şehir:
    bursa
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Demekki benim gibi eski komponentler ile devam edenlerde var :)

    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=117675

    burda benim bisikletler var aynı serinin xt li ve lx li versiyonları bisikletlerin üzerinde ,kollar v - fren uyumlu sizinkiler bir önceki seri
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  4. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.074
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    apennin'i artık kullanmıyorum ileride belki restore ederim ama kadrosu 2 yerden kırık olduğundan biraz zor.


    Sizin mavi bisiklete hasta oldum bu arada.. muhteşem olmuş :)

    zamanında Erdoğanlarda benim bisikletten bir tane vardı. Onu almayı çok düşündüm zamanında ama artık gitmiştir.

    Yeşil bisiklette de bir tane aynı dönemden full xtr bisiklet vardı, bilmiyorum ne oldu.
     
    SerkanNamazcı ve alperen_69 bunu beğendi.
  5. alperen_69

    alperen_69 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    12 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    891
    Beğeniler:
    274
    Şehir:
    bursa
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Artık eski parçalarıda bulmak pek kolay olmuyor uyum sorunu çıkıyor ,bizim bu bisikletlerde kullandığımız seriler IG dişli diziliminde idi ,şimdi hepsi HG oldu zaten ,şimdi kullandığınız bisiklet nedir ,bu arada bende bayburtluyum ,bir yerde yeşillik yayla gibi bir yer var orayı görünce ilk önce bizim köy sandım trabzona çok yakındır
     
  6. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.074
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    o ig-hg olayıyla çok uğraşmıştım. ig zincir bulmak imkansızdı ben de hg kullanırdım. Aynakol hg, kaset ve aktarıcılar ig, zincir hg oldu mecburen. Uyumluydu ama hassas bir ayar gerekir diyordu shimano.

    Bayburt tarafından foto yok ama Bayburt arazisine çok girdim, diğer konularda vardır mutlaka.
     
    SerkanNamazcı bunu beğendi.
  7. SerkanNamazcı

    SerkanNamazcı Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.625
    Beğeniler:
    1.655
    Şehir:
    Giresun/Görele
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Galiba bilmeyerek de olsa bazı şeylerin üzerinden geçmişim..
    Dağ geçitlerinden ..
    Kulat patikalarından..
    ve bir çok şeyden bu güne muhteşem gelişmeler var..
    Gerçek manada mazisine sahip çıkan birisi var.
    Yayla havasını köküne kadar almış birisi..
    Ama deden haklıydı kaptan pedal :) o günlerde yaylaya çıkılır mı be :)
    Beni de telef ediyordun az daha...
    Tabi ki kocaman bir şaka benim kisi..
    Harika manzarası varmış..
    Evet o yokuşu hatırlıyorum..
    Düzlük oluyor hafiften sonra dikleşiyor köşe dönülüyor...
    Gerçekten bu adamı büyüğümüzü tebrik etmekten başka yapacak bir şey yok..
    Bir daha ki buluşmada pide yemeğe gel :)
    O dönemlerden bu güne hala değişen bir şey yok..
    Hala kaptan pedal.
    Yıllar geçse de anlatım her şeyin kokusunu çıkarır..
    Ras gele kaptan pedal...
    Evinde çay içmeye geleceğim inş.
    Ömür yeterse.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  8. Özkan TATLI

    Özkan TATLI Yeni Üye

    Kayıt:
    12 Mart 2013
    Mesajlar:
    26
    Beğeniler:
    8
    Şehir:
    VAN
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    anlatım + resimler için teşekkürler. huzur içinde uyusun :D
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  9. Osman D.

    Osman D. Forum Bağımlısı

    Yaş:
    26
    Kayıt:
    18 Nisan 2012
    Mesajlar:
    737
    Beğeniler:
    270
    Şehir:
    Antalya\Kepez
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Yazı harika olmuş :) okurken duygulanmamak elde değil...
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  10. Aybars Öge Sürücü

    Aybars Öge Sürücü Onursal Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.548
    Beğeniler:
    1.509
    Şehir:
    Izmir / Istanbul
    Seviye:
    Ve efsane mavi Apenin sonunda yeniden fotoğraflarda... Tange Ultimate boruseti ile üretilen ve genelde hep aynı yerden kırılsa da şiir gibi tırmanan bir kadroydu.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  11. Abdülsamed AKBULUT

    Abdülsamed AKBULUT Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    10 Ocak 2013
    Mesajlar:
    611
    Beğeniler:
    328
    Şehir:
    KAYSERİ
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    Vay arkadaş ne maceraydı okurken hiç bitmesin dedim :) süper bi anı olmuş size ve baraküda ya teşekkürler
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.