Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

8. Gün… Batı’dan Doğu’ya, Orta Anadolu Turu…

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Necati Bilgen tarafından paylaşıldı.

  1. Necati Bilgen

    Necati Bilgen Kıdemli Üye

    Kayıt:
    28 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    843
    Şehir:
    Bakırköy, İstanbul
    Seviye:
    10 Ağustos 2006, Çarşamba

    Konya, Obruk, Sultanhanı, Aksaray

    48 yıllık arkadaşım Yılmaz’larda kuvvetli bir kahvaltıdan sonra kendilerine yaptıkları her şey için teşekkür edip, vedalaşıyorum. Yola çıkışım saat 06:30… Yılmaz araba ile 5 km Konya çıkışına kadar bana yol gösterip ayrıldı. Yol 20 km uzun ve düz, sıcaklık 23.7° bundan sonra yol tek şerit, hiç banket yok, devamlı çizgiyle asfalt bitiyor, trafik az ağır vasıtalar yanımdan hızla geçtiklerinde sallanıyorum, önümü ve arkayı dikkatle kontrol etmem gerekiyor. Yolun zemini yer yer ince ve kalın mıcır asfalt. Sağ tarafta geniş bir ova, solda sanayi tesisleri görüyor. Rüzgar soldan kuvvetli esiyor.

    [​IMG]
    Aksaray'a doğru...

    İlk köpek saldırısı bu sırada oluyor. Sağ taraftan iki köpek beni ikiyüz metre takip ediyor, ben her zamanki gibi paniklemeden devam ediyorum, benim hızıma onlar da yoruluyor, geri kalıyorlar. Arazilerin toprak rengi grileşiyor. Buraya kadar dört beş renk toprak gördüm. Zencirli’yi geçiyorum başka da buralarda yerleşim yeri yok. 45.43 km’de ilk ufak bir benzin istasyonu dinlenmek için giriyorum, hanımıyla oturan şişman adam, bana hiç yüz vermiyor. İlerde tepeler beliriyor. 49. km’de beyaz kalın mıcır asfalt, çift yol ve ilk tırmanma başlıyor ve 61.10 km’ye kadar devam ediyor.

    Bu sırada ilk tabela ‘Aksaray 93, Kayseri 250’… Saat 10:14… Konya’dan sonra ikinci köy Kızören köyü 73,57. km’de, saat 11:20… Sol taraftaki benzin istasyonunun önündeki ağaç gölgesinde oturan üç şişman adam bana el ediyor. Masada demlikteki kalan çayı da ben içiyorum ve yola çıkıyorum. Birden Obruk tabelasını görüyorum, ok işareti solu gösteriyor. İki km sonra Kervansaray kalıntısı sağ tarafta görünüyor. Oradaki iki çocuktan fotoğrafımı çekmesini istiyorum. Bende kalıntıyı çekiyorum, öteki kapıdan çıktıktan sonra 5-10 metre aşağıda göl bütün güzelliğiyle görülüyor.

    [​IMG]

    [​IMG]
    Konya'dan 78. km'de Obruk Kervansaray girişi ve iç görünüş. Arkadaki göl sebebiyle, burasının restore edilmesi şart...

    Yuvarlak, kenarlar sarkıt gibi düzgün kayalıklarla oluşmuş, suyu mavi, seyrine doyamıyorum. Hemen fotoğraflıyorum, bu sırada bir yerli turist gurubu geliyor, rehberden yapının 13. yüzyıl Seçuklular zamanında yapıldığını, duvarlardaki bazı taşlarda Bizans yazılarının civardaki yerleşim kalıntılarından alınarak taş olarak kullanıldığını öğreniyorum. Mesut Bey’i arıyorum, burayı görmemi sağladığı için teşekkür ediyorum.

    [​IMG]

    [​IMG]
    İşte şahane bir görüntü; Obruk çökelme gölü...

    Arkadaşlar ülkemizi gezin ve de pedalla gezin, ne güzellikler göreceksiniz, yaşayacaksınız. Ufak, toprak sıvalı ve toprak damlı köy evleri… Yenice çok ilginç bir köy… Böyle köylerin daha doğuda olduğunu sanıyordum. Arada yeni iki-üç ev var. Hiç ağaç yok, sanki Afrika köyü. 95,84 km’de Eğrikuyu dinlenme tesisinde yemek molası veriyorum… Biraz dinlenme kırk dakika sürüyor.

    [​IMG]
    Restore edilmiş Sultan Hanı Kervansarayı...

    [​IMG]

    [​IMG]
    Sultanhan Kervansarayı girişi...

    108 km’de Sultanhanı’nda yol üzerindeki camide namazdan sonra, arka taraftaki Sultanhanı Kevansarayı’na gidiyorum. Restore edilmiş güzel bir eser. Dört İtalyan karavanla gelmiş ziyaret ediyorlar. Ben de girip fotoğraflıyorum. İçlerinden biri de beni fotoğraflıyor. Beni de ilginç buluyorlar herhalde… Sonra çıkışta bisikletin üstünde görünce, İngilizce güle güle diyorlar…

    Kapı girişindeki özgeçmişte, '1229’da Selçuk Hanı I. Alaadin Keykubat tarafından, 1278’de yangından sonra Gıyasettin Keyhüsrev tarafından Muhammet bin havlan El Dimask tarafından yapılmış' olduğunu öğreniyorum. Tekrar yola çıkıyorum, buradan sonra yerleşim çok az, patates tarlaları yeşil, devamlı sulama var. Fakat genelde etraf kurak ve taşlık kayalık. Yol yine daralıyor.

    Aksaray 10 km tabelasından sonra yol çift yönlü ve genişliyor. Trafik polisinden öğretmenevini soruyorum, tarif edemiyor. Önümdeki yollardan hangisine sapacağımı bilemiyor. Bisikletin üzerindeki iki gence soruyorum, beni takip edin diyor. Bir üst geçit kenarına geldiğimizde sağa sapmamı, epey ileride solda diyor ayrılıyorlar. Geldğim yolun paralelinde geri gidiyorum. Sonunda buluyorum, inerek orta refüjden karşıya geçerken arkamdan bir bayan bir erkek çantalarıyle iki bisikletli arkamdan karşıya geçiyor. Binaya giriyoruz.

    [​IMG]
    Ve Aksaray'a ulaşıyorum...

    Resepsiyonda sıra beklerken konuşuyoruz. Türkçe biliyorlar, genç çift Konya’da Almanca öğretmeni. Kapadokya’yı gezmek üzere otobüsle gelmişler. Odama çıkıyorum güzel lüks bir oda, beyaz bir banyo klima var ama soğutmuyor. Hemen banyo yapıp, biraz dinlendikten sonra aşağıya inip yiyecek alıyorum. Düğün olduğu için restoran hizmet veremiyormuş. Uzun geniş çift yönlü yolda, güzel binalar var, gezecek yer de yok. Odama çıkıp yiyecekleri yiyip yatıyorum.

    8. Gün… Batı’dan Doğu’ya, Orta Anadolu Turu…

    10 Ağustos 2006, Çarşamba

    Konya, Obruk, Sultanhanı, Aksaray

    Çıkış saati : 6.30

    Varış saati : 18.45

    Yapılan km : 168.20

    Pedal süresi : 8.39.52

    Ortalama hız : 16 20

    En Yüksek hız : 60 km
     
  2. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Necati abicim Obruk Gölü gerçekten harika biryer. O yoldan defalarca geçsemde gölü görme şansım hiç olmadı. Ama kitap ve dergilerden çok okudum. Harika bir yer. Çok güzel. Bence oranın turizme kazandırılması gerekir. Tabi doğallığı bozulmadan. Yolculuk güzel gidiyor. Pedalına kuvvet...

    Sevgiler...
     
    Necati Bilgen bunu beğendi.
  3. myigit

    myigit Yeni Üye

    Kayıt:
    25 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    15
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    antalya
    Seviye:
    Necati abiye saygılar.