Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

7.4.12 - Uludağ > Bursa - İniş

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Ahmet Can Yakışır tarafından paylaşıldı.

  1. Ahmet Can Yakışır

    Ahmet Can Yakışır Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğeniler:
    1.016
    Şehir:
    Denizli
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    birkaç aylık aradan sonra yine bir tur anlatımıyla karşınızdayım :)

    bursa'da doğmuş büyümüş biri olarak, 7 yıllık eskişehir yaşantımı da içine alan yaşamım boyunca, gerekli imkanlara da sahip olmama rağmen birtakım aksiliklerden dolayı ilkokuldan beri hiç uludağ'a çıkmamıştım. sebepler bana kalsın, ama çok uzun süredir bunun içimde bir ukte olduğunu söylemeliyim. 12 nisan'da askere gideceğimi de göz önünde bulundurarak, birliğime teslim olmadan önce ne pahasına olursa olsun, uludağ'ı mutlaka görmeliydim. böylece bir tur organize ettim... açıkçası en başından beri çeşitli aksilikler çıkıyor ve katılımcı sayısı günden güne artacağına azalıyordu; tüm bunlar adeta bana "yine gidemeyeceksin" mesajı veriyordu, ama ben kafaya koymuştum bir kere. tek başıma da kalsam, hasta da olsam, sakat da kalsam, ne yapıp edip çıkacaktım o dağa :in:

    sonunda değerli arkadaşım Ali Gençtürk ile birlikte bu turu hayata geçirdik. Sezer Uysal arkadaşımız ise, işi uzadığı için çok istemesine rağmen bize katılamadı. böylece biz de 2 kişi olarak tura başladık...

    buluşma yerinden sonraki ilk durağımız, hiç de uzakta değildi :) dağın zirvesinde karnımızı doyurmak çok pahalıya malolacağından, daha yola çıkmadan beslenmeye karar verdik ve heykel adliye binasının hemen arkasında, tek kristal'de bir yemek molası verdik. bisikletlerimiz de sessizce bize eşlik etti...

    [​IMG]

    [​IMG]

    aşağıdaki fotoda ise ali'yi, tur hakkında ufak bir planlama yaparken görüyorsunuz :)

    [​IMG]

    ve böylece yemek faslını bitirip, bizi yukarı taşıyacak minibüslere binmek üzere tophane'ye ulaşıyoruz.

    [​IMG]

    vaktimiz ve enerjimiz bol olsa kendimiz de tırmanabilirdik, ki ikimizin de performansı bu tırmanışa izin verecek seviyede. gel gelelim benim hasta olmam, ertesi gün yapılacak karacabey turuna enerjimiz kalması gerekliliği, ve de vakit darlığından dolayı; sadece inişi bisiklet üzerinde yapmak üzere, yukarıya minibüslerle çıkmayı seçtik. "bu mu sizin geziniz" diyeceklere de böylece şimdiden cevabımızı vermiş olalım :in:

    keyifli bir minibüs yolculuğunun ardından, zirveye ulaşıyor ve bisikletlerimizi harekete hazır hale getiriyoruz. bu sırada birkaç fotoğraf çekmeyi de ihmal etmiyoruz :)

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    zirvede dolaşacak yer çok; ancak biz tırmanışı minibüs içinde yapmış olmanın verdiği suçluluk hissiyle, zor olanı seçiyor ve kayak pistine bisikletle tırmanmaya karar veriyoruz :D nitekim metrelerce derinlikteki karların üzerinde pedal çevirerek ilerlemek imkansız, jantlar yarısına kadar gömülüyor karlara. biz de bisikletleri yanımızda yürüterek, ayaklarımız üzerinde tırmanmaya başlıyoruz. aşağıdaki fotoyu da, yanımızdan geçerken rica ettiğimiz bir kayakçı çekiyor :)

    [​IMG]

    bir kare de ali çekiyor...

    [​IMG]

    ... ve yolumuza devam ediyoruz. yukarıya bakınca bulutların oluşturduğu görüntü müthiş, karınca kadar görünen kayakçılar da kimbilir nasıl eğleniyorlar :)

    [​IMG]

    [​IMG]

    pistin zirvesine yaklaştıkça aşağıda bıraktığımız manzara güzelleşiyor, ancak biz zirveye ulaşmayı kafaya koyduğumuz için hiç arkamıza bakmadan habire tırmanıyoruz. enerjisi bol ve sağlığı son derece yerinde olan ali, zamanla benden epey bir ileriye gidiyor ve durup durup benim aşağıda karlarla cebelleşen halimi fotoğraflıyor :D ben de arada soluklanmak için verdiğim birkaç saniyelik molalarda onu çekiyorum :)

    [​IMG]

    [​IMG]

    biz tırmanışa başladığımızda fotoğrafımızı çeken kayakçı da, biz zirveye ulaşana kadar 4-5 defa telesiyejle yukarı çıkıp iniyor ve bu arada her defasında birbirimize gülümsüyoruz. o serin havada, o zorlu tırmanışta bu gülümsemeler içimizi ayrıca ısıtıyor ve bize moral veriyor :)

    nihayet ikimiz de zirvedeyiz... buradaki bir kayaya tırmanıyor ve manzaranın keyfini çıkarmaya başlıyoruz. bir yandan da yanımızda getirdiğimiz kurabiyeleri yemeye başlıyoruz :) bu arada çekmiş olduğumuz birkaç kare de şöyle gelsin:

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    artık yeterince dinlendik, zaman harcadık, aşağı inme vakti :in: sıkıca giyiniyoruz ve bütün inişin belki de en zevkli kısmı olmak üzere, karların üzerinde süper bir iniş yapmak üzere harekete geçiyoruz :) benim arka taraftaki v-fren iptal, öndeki mekanik diske ise epey bir kar ve buz bulaştı ama eminim birkaç metre indikten sonra kendine gelecektir. ali ise hidrolik freni sayesinde gayet güvenli bir iniş yapacak :in:

    böylece bisikletlerimizi yokuş aşağı çeviriyoruz, kendimizi biraz ileri itiyoruz ve bisikletlerimiz hareket ediyor...

    bisikletlerimiz duruyor. tekrar itiyoruz, tekrar duruyor. karlara saplandık kaldık, 35 derece eğimde, popomuz selenin üzerinde, ayaklarımız havada, öylece duruyoruz. pedal çevirmek de fayda etmiyor, arka tekerlekler iyice kara gömülüyor.

    ali nasıl becerdiyse, bir şekilde yavaş da olsa inmeyi beceriyor. bense ağırlığımı tamamen arkaya vermeme rağmen her defasında birkaç metre ilerleyip yine durunca, daha fazla mücadele etmekten vazgeçiyor ve bisikletten inerek koşaradım inmeye başlıyorum. yol boyunca birkaç defa ayağım kara saplanıyor ve ayakkabım arkada kalıyor, tek ayağım üzerinde kara saplanmamaya çalışarak seke seke geri dönüyor ve ayakkabımı tekrar giyip, yola devam ediyorum. böyle böyle, nihayet asfalta varıyoruz ve karlarla mücadele etmekten kurtuluyoruz.

    ikimizin de frenler kısa süreliğine tamamen iptal. sürekli fren yaparak inmeye başlıyoruz ve kısa süre sonra önce disk frenler, sonra da benim arka v-fren kendine geliyor. böylece asıl oraya geliş sebebimiz olan iniş macerası resmen başlamış oluyor :in:

    milli park'ın alt girişine kadar sorunsuz bir şekilde, tek solukta iniyoruz. her ne kadar hareketimizi büyük oranda yerçekimi sağlasa da, sert virajlar ve bozuk yolda dengede kalmak için harcadığımız çaba, özellikle hasta olan beni yoruyor ve milli park çıkışında ufak bir mola veriyoruz. bu arada ben de birkaç kare fotoğraf çekiyorum:

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    bu noktadan sonrası, yine uzun bir iniş. tek bir yerde, manzaranın bir fotoğrafını almak üzere kısacık bir mola veriyorum...

    [​IMG]

    ... ve ali'ye yetişmek üzere tüm hızımla yola devam ediyorum.

    kısa süre sonra jandarma'nın önünde ali'yi görüyorum. kenara çekmiş beni bekliyor. burnum tıkalı olduğu için basınç farkından dolayı kulaklarım fena halde tıkanmış, birşeyler söylüyor ama duymuyorum. dudak okuyarak anlaşıyoruz ve bluetooth'ları açıp, çektiğimiz fotoları paylaşıyoruz. bu arada ali'nin beni beklerken km sayacından okuduğu ortalama hız ve maksimum hız değerlerini de paylaşalım :)

    [​IMG]

    [​IMG]

    aslına bakarsanız böyle bir iniş için çok da yüksek sayılmaz, ne de olsa dişli lastikler bizi yavaşlatıyor ve rüzgar da zaman zaman bizi zor durumda bırakıyor. ayrıca virajların da etkisi var... ali'yi bilmem ama ben bir virajın tam çıkışına doğru, arka tekerleği biraz savurarak dönmek zorunda kaldım ve virajı anca alabildim. yine de rahat bir inişti diyebiliriz...

    bu arada ali'nin bir toplantıya yetişmesi gerekiyor, bense hem hastalıktan dolayı hem de üşümemek için giydiğim kat kat kalın kıyafetler yüzünden yorgunluktan ölüyorum. daha fazla birlikte kalmanın bir anlamı yok, vedalaşıyoruz ve ali uçarak şehir merkezine dönerken, ben de seyirtepe'de uzun bir mola veriyorum. bu da o mola esnasında çektiğim bir fotoğraf:

    [​IMG]

    mola sırasında içtiğim sahlep içimi iyice ısıtırken, arkasından gelen çay da beni yeterince canlandırıyor ve artık kendimi sağ salim eve atmak üzere, yeniden yola koyuluyorum. bu da dağ yolunun manzaralı kısmının bittiği noktada çektiğim son bir fotoğraf:

    [​IMG]

    buradan sonrası biraz karışık, tam olarak hatırlayabildiğim söylenemez. bilincim yarı kapalı bir halde, eve güçlükle ulaşıyorum ve bisikletin üzerindeki herşeyi olduğu gibi bırakıp, terli kıyafetlerimi değiştirerek kendimi yatağa atıyorum. normalde bugün bu saatlerde karacabey turunda olmam gerekirdi, ama maalesef hastalığım ve yorgunluğum buna müsaade etmiyor. böylece ben de, dün gece yapmam gereken işi şimdi yaparak fotoları forumda paylaşıyorum :in:

    bu arada bizi merak ederek, sesimiz soluğumuz çıkmayınca akşam telefonla arayan Burhan Alfatlı'ya da bir kez daha teşekkür etmek isterim. kısa tanışıklığımız boyunca sıcakkanlılığıyla hep yüzümü güldüren bu güzel insan, kötü günümde de yanımda olabileceğini bu hareketiyle göstermiş oldu.

    ve böylece bu anlatımı noktalıyor, askerden geldiğimde yeniden görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın diyorum :)
     
  2. Barış TURAN

    Barış TURAN Onursal Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    28 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    3.031
    Beğeniler:
    2.506
    Şehir:
    Bursa
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    Fotoğrafları görünce tırmanışı bitiremediğim için üzüleyim mi sevineyim mi bilemedim.Eğer yanınıza varabilseydim büyük ihtimalle inişte bir kaza geçirecektim.Zaten dönüş yolunda çok sert bir viraja riskli bir şekilde girdim kazasız atlatınca durup bisikletin gidonunu öptüm.Uykusuz,aç ve susuz tehlikeli oluyormuş bu tip bir tırmanış.Bir ara şuurum gitti geldi.Fotoğraflardan bir diğer anladığım bir diğer şey ise mevsim ve oteller bölgesi için bisikletimin henüz yetersiz olduğudur.Siz dağ bisikletleri ile bu kadar zorlandıysanız gezerken,ben kendimi şehir bisikletiyle düşünemiyorum kendimi o bölgede.
     
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.
  3. Ali Gençtürk

    Ali Gençtürk Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2011
    Mesajlar:
    102
    Beğeniler:
    36
    Şehir:
    Bursa
    Seviye:
    O değil de, beni övüp durmuşsun Ahmetcan ya hu! Kendini yabana atma :D
    2000 metrede çıplak ayakla takıldım ya karlar üstünde, artık bu kışı boşa geçirmediğime inancım tam :D
    Çok güzel tur ve anlatım oldu, teşekkür ediyorum :))))

    siz de mi çıktınız o sıralarda yani?
     
  4. Barış TURAN

    Barış TURAN Onursal Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    28 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    3.031
    Beğeniler:
    2.506
    Şehir:
    Bursa
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    Ben sizin yanınıza tırmanarak geliyordum fakat milli parka doğru tamamlayamayacağımı anladım.Bütün vücudumda laktik asit geziyordu.200-300 metrede bir dinlenme zorunluluğu hissetmeye başladım ve geri döndüm.
     
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.
  5. Ali Gençtürk

    Ali Gençtürk Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2011
    Mesajlar:
    102
    Beğeniler:
    36
    Şehir:
    Bursa
    Seviye:
    o da güzel, milli parka kadar yani... yukarıdaki kar bi süre sonra zevkten işkenceye dönüşüyordu zaten, güzel olmuş olabilir sizin için...
     
  6. Barış TURAN

    Barış TURAN Onursal Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    28 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    3.031
    Beğeniler:
    2.506
    Şehir:
    Bursa
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    1-2 ay sonra oteller bölgesine kadar gideceğim kesin kararım(yanımda su,yiyecek varken ve dinlendikten sonra :))
     
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.
  7. Ali Gençtürk

    Ali Gençtürk Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2011
    Mesajlar:
    102
    Beğeniler:
    36
    Şehir:
    Bursa
    Seviye:
    isabetli olur böylesi :D
     
  8. Serdar Ekmekci

    Serdar Ekmekci Yeni Üye

    Kayıt:
    4 Ekim 2010
    Mesajlar:
    47
    Beğeniler:
    321
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Güzel gezi olmuş, fakat çıktığınız yer oteller bölgesi rakım 1900 metre civarıdır. Forumda zirve yapanların yazdığı bir çok konu var. Oteller zirve arası da çok güzel bir o kadar da zor bir parkur. Tabi ancak yaz ayları mümkün. Bir gün bisikletle de yapmayı çok istiyorum...
     
  9. OMER AYYILDIZ

    OMER AYYILDIZ Kıdemli Üye

    Kayıt:
    17 Haziran 2011
    Mesajlar:
    221
    Beğeniler:
    214
    Şehir:
    ESKİSEHİR
    Seviye:
    Öncelikle geçmiş olsun Ahmet
    Çok güzel foroğraflar ve anlatım ;)
    Ayaklarınıza sağlık...

    Karlar içinde ayakkabının arkada kalması satırlarını okurken gülmek elde değildi :D

    Son olarak Hayırlı Teskereler ;)
     
  10. Oguzhan.Pilgir

    Oguzhan.Pilgir Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    14 Mart 2012
    Mesajlar:
    789
    Beğeniler:
    436
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    tebrikler, güzel bir gezi olmuş.
     
  11. Ahmet Can Yakışır

    Ahmet Can Yakışır Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğeniler:
    1.016
    Şehir:
    Denizli
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    abi seninkisi tam bir cesaret örneği olmuş, takdir etmemek elde değil... aç ve susuz olmanın yanında bütün gece uyumayıp çalışmış olmanın yorgunluğunu da düşününce, milli park'ın girişine kadar gelebilmen bile mucize. gerçekten seni tebrik ediyor ve bir dahaki sefere çok daha keyifli bir tırmanış yapmanı diliyorum...

    kendimi övecek birşey bulamadım yahu, ben ben değildim ki tur boyunca :D bu benim hasta halimdi, sağlam olan halimi de başka bi turda görürsün umarım :) yine de çok keyifliydi, seninle tur yapmak çok güzel. her tura lazım senin gibi bir adam :in:

    çok teşekkür ederim ömer'ciğim, hem geçmiş olsun dileklerin hem de hayırlı teskereler mesajın için :) bu arada sen bir de bizim inmek isteyip de inemeyen halimizi görseydin gülmekten yerlere yatardın, pistin aşağısından bizi izleyenlere rezil olunca asfaltı bulur bulmaz oradan nasıl uzaklaştığımızı bilemedik :D
     
    Ali Gençtürk ve Barış TURAN bunu beğendi.
  12. OMER AYYILDIZ

    OMER AYYILDIZ Kıdemli Üye

    Kayıt:
    17 Haziran 2011
    Mesajlar:
    221
    Beğeniler:
    214
    Şehir:
    ESKİSEHİR
    Seviye:
    Tahmin edebiliyorum :D :D
    olsun anı anıdır ;)
     
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.
  13. OMER AYYILDIZ

    OMER AYYILDIZ Kıdemli Üye

    Kayıt:
    17 Haziran 2011
    Mesajlar:
    221
    Beğeniler:
    214
    Şehir:
    ESKİSEHİR
    Seviye:
    Bu arada Ahmet kask gözümden kaçtı sanma :in: biraz geç olacak belki ama hayırlı olsun.
    En son yazın yoktu da.

    Marka model nedir?
     
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.
  14. Ahmet Can Yakışır

    Ahmet Can Yakışır Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğeniler:
    1.016
    Şehir:
    Denizli
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    teşekkür ederim, ilk hayırlı olsun diyen sensin :) daha önce forumda da çok kişiyle tartışmıştık bu konuyu biliyorsun, sonunda sıra kaska da geldi ve aldım :) markası tchibo. nisanın ilk haftasında yaptıkları kampanyadan aldım :) gözlükler ve eldivenler de oradan :D eskişehirde mağazaları var mı bilmiyorum da, internet mağazalarında kaldıysa sen de birşeyler bakabilirsin. kesinlikle çok kaliteli ve fiyatları da oldukça uygun ürünler var. şimdi bulamazsan önümüzdeki sene tam bu zamanlarda, yani sezon açılışında gözünü dört aç derim ;)
     
    OMER AYYILDIZ bunu beğendi.
  15. o.kucuk

    o.kucuk Aktif Üye

    Kayıt:
    26 Mart 2012
    Mesajlar:
    191
    Beğeniler:
    237
    Şehir:
    ANTAKYA/HATAY
    Adı:
    Ömer
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    valla helal olsun..
    işte tanımasam da ne güzel gezi yapmış diyeceğim bisiklet sevdalıları..
    paylaşım için de teşekkürler
     
  16. Ahmet Can Yakışır

    Ahmet Can Yakışır Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğeniler:
    1.016
    Şehir:
    Denizli
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    onur duydum, ben de övgüleriniz için çok teşekkür ederim :)
     
  17. Bisikletli Gezgin

    Bisikletli Gezgin Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Mart 2011
    Mesajlar:
    3.626
    Beğeniler:
    4.264
    Şehir:
    Altındağ, Ankara
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Tur güzel olmuş, bisikletler elde zirveye doğru tırmanmakta ayrı bir marifet... Tebrikler :)