Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

5. Gün… Batı’dan Doğu’ya, Orta Anadolu Turu…

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Necati Bilgen tarafından paylaşıldı.

  1. Necati Bilgen

    Necati Bilgen Kıdemli Üye

    Kayıt:
    28 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    843
    Şehir:
    Bakırköy, İstanbul
    Seviye:
    7 Ağustos 2006, Pazartesi

    Emirdağ - Bolvadin - Çay - Akşehir

    Sigarasız, alkolsüz, sporla içiçe yaşayan 68 yaşındaki bir insanın, bisiklet üstünde Anadolu yollarındaki serüveni…

    Sabah, dün lokantadan aldığım ekmekle odada çay takımımla ve İstanbul’dan getirdiğim ufak tereyağ, bal, peynir, domates, salatalık ile kahvaltıdan sonra aşağıya iniyorum kimseler yok. Çıkış kapısının kilidini uğraşmama rağmen açamıyorum, kapı kenerında dört cam var. Köşedeki geniş ve açılıyor diğerleri sabit. Buradan çıkmaktan başka çare yok sıkıntı bastı...

    [​IMG]
    Sabah kapıyı açamayınca, sağdan üçüncü pencereden çıktıktan sonra...

    Önce bisikleti zorlukla pencereden çıkarıyorum, ön çatal biraz çiziliyor, sonra çantaları. Sabah sabah yoruluyorum… Etrafta kimsecikler yok, gören olsa bu kaçıyor galiba der. Yola çıkıyorum saat 7.10, sıcaklık 25,4… 3.71 km’de Bolvadin 36 tabelesı. Yol boş, fakat bisiklet gitmiyor, süratim 8-9 km düşüyor. Yolum çok, daha başlangıçta yoruluyorum. Nasıl biter, böyle bugünkü etap. 16. km’de Kemerkaya köyünden geçiyorum. Etrafta villa tipi evler var. Hafif bir tırmanıştan sonra süratim 25 km’ye çıkıyor. Kaybettiğim zamanı kapatmak için, pedallara asılıyorum. Yol zemini ince asfalt, keyfim yerine geliyor.

    [​IMG]
    Bolvadin yakınlarında...

    [​IMG]
    Kayısı ve şeftali iyi gidiyor...

    39. km’de, Bolvadin’in dışından, geniş bir caddeden geçiyorum. Buralarda yeşillik ve meyva ağaçları başlıyor. Bahçelerin ürünleri yol kenarında satılıyor, birine yanaşıyorum, yarımşar kilo şeftali ve kayısı alıyorum. Bir kısmını orada, hem dinleniyor, hem de yiyorum. Canım süt istiyor, etrafta bakkal yok. Yola çıkıyorum, 2 km sonra, yol sola dönüyor. Burası Konya yolu… Dönüşten hemen sonra sağ tarafta bir baraka bakkal ve dolapta İçim Süt görünüyor. Yavaşlıyorum oradan da beni çağırıyorlar, çay veriyorlar. Biraz konuşuyoruz, süt istiyorum. Ben de onlara kayısı veriyorum. Soğuk şişe sütün yarısını içiyor, kalanını da arka cebime koyuyorum. Benden para da almıyorlar. Teşekkür edip ayrılıyorum.

    [​IMG]
    Sultandağı Sahipata Kervansarayı İdare Kulesi...

    [​IMG]
    Sultandağı Sahipata Kervansarayı kapı girişi...

    Ufak bir tırmanıştan sonra Eber Gölü yolu, sola dönüyor. Buraya girmeye tereddüt ediyorum. 2 km gidiş, 2 km dönüş… Devam ediyor, Sultandağı girişinde benzinciye burada bir kervansaray olması lazım diyorum ve yerini soruyorum. Girişten beşyüz metre sonra sağ tarafa dön diyorlar. Parke yoldan giderek Sahipata Kervansarayı’nı restore edilirken görüyorum. Çok güzel bir eser, fotoğraflarken öğle ezanı okunuyor. Abtest alıp namaza yetişiyorum,sonrasında tekrar aynı yeri tetkik ettikten sonra yola devam…

    Sıcaklığa bakıyorum 42,2… Buralarda da kiraz ve vişne bahçeleri var. Yanıma bir traktör yanaşıyor, bir poşet ver, sana vişne vereyim diyor, kayısı poşetine dolduruyor. Biraz ilerdedikten sonra, Kontur Kirazlıbahçe Dinlenme Tesisleri’ne giriyorum. Çok büyük bir tesis, çorba ve taze fasulye yiyorum. Kapı kenarında iki masaj koltuğu var; 1YTL atıp sırt ve ayaklarıma masaj… Güzel bahçeye çıkıp, meyveleri yıkayıp bir kısmını yiyorum. Vişnelerin büyüklüğüne hayret ediyorum, kalanını bir kamyonet üstünde oraya gelen kadınlara veriyorum…

    [​IMG]
    Akşehir Meydanı Nasrettin Hoca Heykeli...

    Yola çıktığımda saat 14.45’ti, buralarda epey oyalandım. Pedallara kuvvetle basarak yol almaya çalışıyorum ve Akşehir’e girişte öğretmenevini soruyorum tarif üzere giderken, yol kenarındaki levhalarda, Nasrettin Hoca Türbesi Kültür Merkezi ilgimi çekiyor. Sağ yola giriyorum, biraz ilerledikten sonra sağ tarafta büyük bir mezarlık içinde Nasrettin Hoca Türbesi'ni, karşı meydanın ortasında heykelini görüp fotoğraflıyorum.

    [​IMG]
    Nasrettin Hoca Türbesi ve 'dünyanın merkezi' dediği dairenin üstündeyim...

    Mezarlık içine girip oradaki görevliden müsaade isteyip türbeye giderken boynumdaki düdüğü görüyor… ‘Oraya gidince düdüğü çal da, hoca uyansın’ dedi. Kapı girişinden elli metre kadar ilerde olan türbeye yaklaşıp orada yatanlara ve hocaya fatiha okuyup dua ediyorum. Fotoğraf çektikten sonra, dönüşte kapıdaki görevliye düdüğü çalıyorum. ‘Bana, sana o aklı vereni düdükle!...’ dedi diyorum, gülüşüyoruz. ‘Hoca zaten uyumaz, cevabını da verir.’ dedi. İşte bizim milletin mizah hazır cevaplığı o anda bana da geldi.

    Bir arka caddedeki öğretmenevini buldum. Güzel değil, oda sauna gibi, dört yataklı, banyo, tuvalet dışarıda. Bu sıcak üstüne, bir de sıcak banyo alıyorum, biraz istirahat edip dışarı çıkıyorum. Karnım aç, hava da kararmak üzere... Açık olan birkaç yerden birinde, mantı yiyip odaya dönüyorum.

    5. Gün… Batı’dan Doğu’ya, Orta Anadolu Turu…

    7 Ağustos 2006, Pazartesi

    Emirdağ - Bolvadin - Çay – Akşehir

    Çıkış saati : 7:10

    Varış saati : 17:05

    Yapılan km : 103,86

    Pedal süresi : 6:05:27

    Ortalama hız : 17,05 km.

    En Yüksek hız : 38 km
     
  2. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Harikasın yalnız gezgin abim. Akşehir dolaylarındaki Vişne bahçelerini hiç bir zaman unutmam. Çok güzeldir oranın vişneleri. Sende bakıyorum ki doyasıya yemişsin. Ohh ohhh afiyet olsun abime. Yarasın..:D:D:D
    Gerçeken harika gidiyor yolculuğun. Devamını sabısızlıkla bekliyorum..

    Sevgiler...
     
  3. myigit

    myigit Yeni Üye

    Kayıt:
    25 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    15
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    antalya
    Seviye:
    saygılarımla