Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

46 Termik santral gelecek doğa bitecek

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında koray386 tarafından paylaşıldı.

  1. koray386

    koray386 Yeni Üye

    Kayıt:
    20 Nisan 2006
    Mesajlar:
    38
    Beğeniler:
    36
    Şehir:
    kırşehir
    Seviye:
    Arkadaşlar pek çoğunuzun duyduğu gibi ülkemize artık hiçbir ülkenin yenilerini inşa etmediği ve bizim gibi az gelişmiş ülkelere pazarlamaya çalıştığı çoğunluğu kömürle çalışacak ve yine çoğunluğu kıyı illerimize olmak üzere toplamda 46 adet termik santral yapılması gündeme geldi..
    Ülkemizde halihazırda kurulu bulunan ve çalıştırılan 15 adet termik santralin başımıza açtığı sorunları hepimiz bilirken 46 adet termik santralin inşasından sonra özellikle kıyı kentlerimizde tam bir çevre felaketinin yaşanacağı muhakkaktır.
    Şöyleki 600mv gücündeki kömürle çalışan bir termik santralin günde tükettiği kömür miktarı ortalama 14000tonken yıllık olarak üreteceği ortalama kül miktarı 3 milyon ton olacak(üstelik zonguldak çatalağzı termik santralinde hergün 2500ton kül denize ve sahillere pompalanıyor) böyle bir termik santralde yıllık yakılacak kömür miktarı ise 5milyon ton olacaktır..
    Üstelik termik santrallerin çevreye etkisi bununla da sınırlı değil;termik santrallerin soğutulması için tatlı yada deniz suyu olmak üzere senede 3.5 milyon ton su doğal ortamdan çekilerek kirletilmiş ve ısıtılmış olarak tekrar doğaya bırakılacak buda bölgedeki su altı yaşamını ve balıkçılığı bitirecektir. Bir örnek vermem gerekirse(Adana Yumurtalıktaki termik santralin balıkçılığı bitirme noktasına getirdiği bilirkişi raporuyla ispatlanmış ve balıkçılar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden aldıkları kararla termik santrali yüzlerce milyar tl tazminat ödemeye mahkum etmişlerdir)
    İşin başka bir acı boyutu ise termik santralin yeraltı sularını kirletmesidir,örnek vermem gerekirse 1000mv lık bir termik santralin sürekli çalışmasını sağlama k için yaklaşık olarak 100dömünlük bir arazide günlük olarak 400bin ton kömür depolanması gerekmektedir böyle bir alanda onlarca yıl boyunca yeraltı sularına sızacak olan suların temiz yeraltı sularını kirletmesi kaçınılmazdır(Muğla Yatağan ilçesinde alınan su örnekleriyle termik santralin havayı kirlettiği kadar en az yer altı sularınıda kirlettiği ispatlanmıştır(10 yıl boyunca ‘arızalı’ olan Yatağan termik santralinin bacasından 15 milyon ton katı, sıvı, gaz ve radyoaktif madde doğanın üzerine yağmıştır.
    İşin birde kül dağları kısmı var Onlarca yıl boyunca bölgede yığılan kül dağları yağan yağmurların etkisiyle betonlaşacak kesinlikle temizlenemeyecek bir hale gelecek ve belkide termik santral ortadan kalktıktan sonra bile yaydığı radon gazıyla çevresini radyo aktif olarak kirletmeye devam edecektir.
    Santralin yapıldığı bölgelerde tarım,turizm,balıkçılık bitme noktasına gelecek akciğer hastalıklarında patlama yaşanacaktır..
    İşin birde dışa bağımlılık yönü vardır, şöyle ki,kurulacak olan bu termik santrallerin büyük bir kısmı Kolombiya gibi az gelişmiş ülkelerden ithal edilecek olan milyonlarca ton en düşük kaliteli kömürle çalıştırılacak ve senede milyonlarca dolar para bu kalitesiz kömüre harcanacaktır,üstelik her gün yakılacak olan bu onbinlerce ton kömürün içerisine gelişmiş ülkelerin imha etmekte zorlandığı kimyasal ve radyo aktif attık maddelerin karıştırılarak ülkemize sokulması gibi bir ihtimalde vardır…
    İşin en vahim kısmı ise termik santrallerin tamamına yakınının sanki doğayı ve turizmi kasıtlı olarak baltalamak ister gibi ülkemizin en güzel kıyı kentlerine yapılıyor olmasıdır örnek vermem gerekirse termik santral yapılacak yerler arasında eşşiz doğası ve deniziyle Fatih Sultan Mehmet hana ‘^^ Lala, Lala Çeşm-i Cihan dedikleri bumu ola ^^ '' dedirten Güzeller güzeli Bartın ilimizde bulunmaktadır diğer cennet illerimizden bağzıları ise Sinop,Balıkesir Edirne vb dir……
    Buradaki çelişki bununla sınırlı değildir şöyleki;Termik santrallerin yapılması düşünülen bu kıyı kentlerimizin tamamına yakının güzelliklerinin dışında en büyük özelliklerinde biriside,
    yılın büyük çoğunluğunda bol rüzgar almaları ve rüzgar türbin santralleri kurmaya ve elektrik üretmeye çok uygun olmalarıdır örneğin Çanakkale,Balıkesir,Mersin vb..
    Üstelik rüzgar türbinlerinin termik santraller gibi sonradan ithal kömürle beslemeniz gerekmez ve sonraki maliyetleri de düşük olduğu gibi,doğayı kirletmez hatta rüzgar türbinlerinin çevresinde tarım bile yapılabilir.
    Şimdi bazılarınız çıkıp rüzgar türbinlerinin pahalıya patlayacağını termik santrallerin maliyetinin düşük olacağını söyleyecektir,görünürde evet bu böyledir ama işin birde görünmeyen yani dolaylı mali kayıpları vardır şöyle ki Kömürle çalışan bir termik santralin tarıma,turizme,su kaynaklarına,balıkçılığa,çevreye ve halk sağlığına vereceği zararlar okadar çok olacaktır ki zaten sırf bunları telafi etmek için harcayacağımız paralar ve bu sektörlerde kazanılabilecekken termik santraller yüzünden kaybolacak olan ekonomik girdi bir termik santralin çalıştırılılacağı 30 yıl boyunca milyarlarca doları bulacaktır……..
    Santralların kurulması düşünülen bölgelere ve sayılarına bakılırsa, Türkiye, artık ‘üç tarafı termik santrallarla çevrili’ bir ülkeye dönüşecek. Termik santral lisansı verilen veya verilmesi beklenen iller ve santral sayıları şöyle:
    İzmir dört, Adana yedi, Çankırı iki, Çanakkale beş, Hatay beş, Zonguldak altı, Sinop dört, Sakarya iki ve Bolu, Balıkesir, Bartın, Kocaeli, Kütahya, Mersin, Bursa, Şırnak, Tekirdağ, Manisa, Edirne’de birer santral. Arkadaşlar hepinizi bu termik santrallerin yapımını engellemek için demokratik haklarımızı kullanarak mücadele etmeye çağırıyorum saygılarımla
     
  2. nükleer kedi

    nükleer kedi Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    716
    Beğeniler:
    483
    Şehir:
    Sincan
    Seviye:
    Celasin Telli bunu beğendi.
  3. irfancan

    irfancan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    10 Kasım 2007
    Mesajlar:
    559
    Beğeniler:
    696
    Şehir:
    söke
    Seviye:
    Nükleer ve Termik santraller yerine HİDROELEKTRİK santraller kurmak daha akıllıca ve çevreye zarar vermez,üstelik ülkemiz buna çok müsait,gelişen dünya yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelirken bizim ülkemizin diğer tarafa gitmesi insanın aklına neden acaba sorusunu getiriyor?YAŞASIN TEMİZ DÜNYA
     
    cedrick41 bunu beğendi.
  4. gurol

    gurol Onursal Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.744
    Beğeniler:
    3.119
    Şehir:
    Kapadokya
    Seviye:
    İnsanoğlu, zararlarını kontrol edebildiği sürece bunlarla birlikte yaşamaya meyillidir. Çünkü kendi hesabına göre terazinin kefesindeki yararlar daha ağırdır. Tıbba yakın olanlar bilir "semptomatik tedavi"yi. Tıpkı onun gibi.

    Daha açık yazalım. Sigaradan aldığı keyif karşısında zararlarını görmezden gelir. Ucuz elektrik için termik yada nükleer santrale evet der. Kola içer. Düşüp kafasını gözünü yardığı halde bisiklete biner. vs...

    Çok insan tanıdım bu santrallere karşı çıkan, kimileri yakın arkadaşlarım. Peki bu doğa kaygısı ile termik santrale karşı çıkıp, bunu savunup, sonra içten yanmalı motoru olan (benzin yada dizel) bir arabaya binmek kendimizle çelişmek değil midir? (Sadece araba olması gerekmez verilebilecek çok örnek var).

    Bence çözüm harcadığımız enerjiyi azaltmakta. İşe gitmek için toplu taşıma aracı (yada bisiklet) kullansak, gereksiz lambaları söndürsek, her ilde ilçede doğal gaz olsa kömür yakmasak, eskilerimizi ihtiyacı olanlara versek, yürüyebileceğimiz mesafelerde üşenmesek...

    Bu kadar enerjiye ihtiyacımız olmaz, bu santraller de gündeme gelmez.

    Buraya kadar bir fikir.... Bundan sonrası ise başka bakış açısı...

    Peki... Hidroelektrik santrali diyelim. Sonra da araştıralım (side effects of aswan) bir barajın çevreye yan etkileri nelerdir, ekolojiyi nasıl etkiler, sosyolojiyi nasıl etkiler (taşınmak zorunda kalan insanlar), tarihi nasıl etkiler (Hasankeyf)....

    Bakış açım; bir noktaya kadar yan etkilerini ihmal edebiliriz galiba... Eğer yan etkilerini ihmal etmiyeceksek hidroelektrik santrali de kurmamalıyız. Doğru mudur?
     
  5. ufuk güneş

    ufuk güneş Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    13 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    442
    Beğeniler:
    336
    Şehir:
    İST
    Seviye:
    Tükiye'nin komşularında ve hatta ülkemizden geri olan birçok ülkede bile hatta birkaç tane nükleer santral varken bizde hala temelinin bile atılmamış olması inanılmaz utanç verici bir durum!
     
    nükleer kedi bunu beğendi.
  6. Güney Tuncer

    Güney Tuncer Onursal Üye

    Kayıt:
    21 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.674
    Beğeniler:
    2.804
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Evet malesef öyle. Ama demekki bazı şeyleri yapmak sadece bizim insiyatifizde değil.

    Almanyanın elektrik enerjisinin %40'ını termik santraller ile karşıladığını biliyor musunuz... Dünyanın en büyük kömür madenlerinden biri, en büyük termik santrali ve hatta doğal olarak en büyük kömür kazıcısı Almanya'da. Peki Avrupa'nın beşiğindeki bu ülke niçin cayır cayır kömür yakıyor ?

    Doğalgazın ısınma maksatlı olarak şehiriçi kullanımını tamam anlayabiliyorum ama sanayi ve elektirik üretimini sahibi olmadığımız bu enerji kaynağına endekslemek, üstüne üstlük bunu Avrupa ve Ortadoğunun en büyük kömür rezervine sahip ülkerden biri olarak başarmak gayet ilginç bir çabadır. Bunun gibi politikalar ve altına imza atan politikacılar olduğu müddetçe birilerinin kucağından kalkıp Nükleer santral inşa etmeyi başarabilir miyiz sizce ?
     
    Soner Sarihan ve zekixx bunu beğendi.
  7. nükleer kedi

    nükleer kedi Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    716
    Beğeniler:
    483
    Şehir:
    Sincan
    Seviye:
    Nükleer kadar temiz enerji yok. Sizin nükleer santralin yanında bir yıl geçirerek alacağınız ışınım(radyasyon) miktarı 1 mrem kadar. Bu da televizyondan gelen yıllık miktarla eşdeğer. Ayrıca Termik santrallerin yaydığı ışınım miktarı nükleer santrallerinkinden 3-4 kat daha fazla. Güneş pillerinin üretimi de kömürden sağlandığı için güneş pillerini üretirken de açığa CO2 çıkmaktadır ve de güneş enerjisini her koşulda kullanmak mümkün değildir(hava durumu). Rüzgar enerjisi de temiz gibi gözüküyor fakat çok büyük miktarda alan kapıyorlar. Aynı güçte elektrik üretecek rüzgar tribünleri yerine onlarca nükleer santral kurulabilir.
     
  8. nükleer kedi

    nükleer kedi Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    716
    Beğeniler:
    483
    Şehir:
    Sincan
    Seviye:
  9. Güney Tuncer

    Güney Tuncer Onursal Üye

    Kayıt:
    21 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.674
    Beğeniler:
    2.804
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    1m lik kurşun duvar yaparsan tabiki tüm radioaktif ışınımları bloke edersin :)

    Asıl sorun santralin içinde veya dışında çalışan/yaşayan insanlara verdiği zarar mı sence ? Bence değil. Zaten kimse bunu tartışmıyor.

    Sorun atıkların ne yapılacağı ? Bu bir.

    Çernobil olayını hatırlatırım. Tamam o zamandan bu zamana teknoloji çok gelişti ama sonuçta bir insan hatası, bir doğal afet veya bir sabotaj çok ciddi sonuçlara neden olacaktır. Bu iki.

    Aslında bu iki nedenden dolayı nükleere hayır demek çok mantıklı değil evet. Ama bunun istenmemesinin bir diğer nedeni daha var. Santal yapımı için yabancı firmalara ihtiyacımız vardır. Son zamanlarda bahsi geçen nükleer santral ihalesine sadece Ruslar katılmıştı ve tek olmanın verdiği bir rahatlıkla ortada çok ciddi rakamlar dönmüştü. Yanılmıyorsam aynı firma Çernobil'in de yapımcısı idi. Patlayan bir nükleer santalin imalatçısına santral yaptırmak da çok parlak bir fikir olmasa gerek.

    Hiç bir ülke nükleer alanındaki bilgi ve teknoloji birikimini bir başkası ile paylaşmak istemiyor. Buna teklif veren Rus firması da dahil. Adam buraya gelecek santral kuracak, bunu kendi işletecek, çatır çatır bedelini alacak, işin götürüsü getirisinine yaklaşacak. Karar verirken çok yönlü değerlendirmek lazım.
     
    cedrick41 bunu beğendi.
  10. nükleer kedi

    nükleer kedi Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    716
    Beğeniler:
    483
    Şehir:
    Sincan
    Seviye:
    Çernobil olayı tamamen farklıydı. Nükleerden açığa çıkan atık da o kadar zararlı değil. B atıkların çoğu doğrudan veya tekrar zenginleştirilerek santrallarde enerji elde etmek için kullanılabiliyor. Ayrıca atığın bir kısmı da besin sanayinde dezenfekte için ve tıpta tedavi amaçlı kullanılabiliyor. Geri kalan radyoaktif atık ise camlaştırılarak denizlere atılabilir. Camlaştırılmış atığın denizlere hiç bir kirliliği olmayacaktır. Ayrıca bu tür atıkları taşımak için kullanılan vasıtalar çok özenli yapılmış olup en kütü kazada bile radyoaktif sızıntısı olmaz. Size tavsiyem TÜBİTAK yayınlarından Çok Geç Olmadan adlı kitabı okumanız. Orada konu ayrıntılı bir şekilde inceleniyor. Bu arada atıkla ilgili şu dosyaya da bir göz atın
    http://www.cna.ca/english/pdf/NuclearFacts/Nuclear_Fuel_Managed.pdf
    Nükleer santraller dizayn edilirken her türlü tehlike göz önünde bulundurulur, depremler, kasırgalar, terörist saldırılıar. Nükleer santraller tüm bunlara karşı dayanıklıdır. Burada da Science dergisinden bir makale var http://www.cna.ca/english/pdf/Safety/ScienceMagazine.pdf
     
    Güney Tuncer bunu beğendi.
  11. Güney Tuncer

    Güney Tuncer Onursal Üye

    Kayıt:
    21 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.674
    Beğeniler:
    2.804
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Şimdi güzel diyorsun ama aklından çıkarmaman gereken Türkiye gerçeği var.
    Halen pek çok fabrika atıklarını direk boşaltıyor, hatta buna kamuya ait olanları bile dahil.

    Size güzel bir örnek vereceğim : fabrika bacalarından atılan gazlar mesela. Sıcak gaz atılıyor. O sıcaklığı elektiriğe dönüştürmek çok mu zor, hatta bunu tüm Avrupa yaparken ve ciddi şekilde geri enerji dönüşümü sağlarken ? Gelişmiş ülkeler bunlara dikkat ediyor. Hatta insanlar mutfak aspratörlerinin içine bile sıcak havayı dışarı atarken enerjisini kullanan aparatlar takıyorlar. Yalıtımdan hiç bahsetmiyorum bile :(

    3ncü dünya ülkesiyiz. Nükleer santrale kadar vermemiz gereken daha çok sınav var. Bunları bir verelim ilk önce. Yazdıklarımdan nükleere karşı biri diye beni algılama. Ben bir fizikçiyim ve ilerde santal kurulması durumunda çalışmak için CV mi göndermeyi bile düşünüyorum. Ama Türkiye'nin şu şartlarında ve özellikle bizi yöneten insanların profosyonelliği düşünüldüğünde bu tip bir oluşuma ben sıcak bakamıyorum. Bir önceki mesajımda da dediğim gibi ele alınması gereken bir sürü parametre var.
     
    cedrick41 bunu beğendi.
  12. nükleer kedi

    nükleer kedi Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    716
    Beğeniler:
    483
    Şehir:
    Sincan
    Seviye:
    Dediğin doğru olabilir ama termik santrallere karşı şu an kullanabilceğimiz en verimli enerji nükleer. Rüzgar ve güneş enerjsisinin kullanılmasını ben de çok isterim ama bunlar şimdilik çok verimsiz. O yüzden termik santrallerinden atılan tonlarca atığa karşı ben nükleerin arkasındayım. Türkiye gerçeği var sözüne katılmıyorum. Nükleer santral yapılacağı zaman zaten Uluslararası Atom Enerji Ajansı (IAEA) standartlarında yapılacaK. Yani atıklar kontrol altında olacak.;)
     
  13. nükleer kedi

    nükleer kedi Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    716
    Beğeniler:
    483
    Şehir:
    Sincan
    Seviye:
    Güneş enerjisi şu anki teknolojiyle ancak Güneş ışınlarından %20 faydalanabiliyor. Dün Science'da yayınlanan bir habere göre yeni teknoloji sayesinde karbon nanatüpler sayesinde bu değer oldukça yükeslecekmiş. Fakat yine de %31'i geçmek şimdilik imkansız gibi gözüküyor.
     
  14. herbil

    herbil Kıdemli Üye

    Kayıt:
    14 Nisan 2009
    Mesajlar:
    382
    Beğeniler:
    394
    Şehir:
    Adana
    Seviye:
    Temiz enerji olarak nükleerle-kömür ü savunuyor herkes, ama rüzgar ve güneşi hatta dalga enerjisini dile getiren yok.
    Türkiye nin Güneş enerji potansiyeli + rüzgar potansiyeli avrupada hiçbir ülkede yok, buna ek olarak 3 tarafımız denizlerle çevrili ve dalga enerjisine sahip olabiliriz.
    Termik santralleri savunan arkadaşlara Yatağan ve Elbistan a gitmelerini 1-2 hafta kalmalarını öneririm.
     
  15. aytacaksoy

    aytacaksoy Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    28 Haziran 2008
    Mesajlar:
    408
    Beğeniler:
    406
    Şehir:
    İZMİR-Buca
    Seviye:
    nükleer kedi, cedrick41 ve herbil bunu beğendi.
  16. ahmet türkölmez

    ahmet türkölmez Kıdemli Üye

    Kayıt:
    16 Haziran 2009
    Mesajlar:
    374
    Beğeniler:
    319
    Şehir:
    İSTANBUL / G.O.P.
    Seviye:
    bazı kişiler bilimsel doğtrultuda
    bazı kişiler yaşadıkları istatistikler doğrultusunda
    bazı kişiler ise aklından geçenleri tartmadan rastgele
    yazılar yazıyorlar bu tarz konularda

    türkiyede 10 adet derinliği 140 m ıle 210 metre arasında değişen büyük barajlar var

    ve bunun haricinde havzası geniş fakat yüksekliği 20 mt ile 140 mt arasında değişen yüzlerce baraj

    zaten türkiyede hidroenerji santrali kurulabilecek önemli noktaların hepsinde baraj kurulu ve santraller çalışıyor

    ama tüketimimiz cok oldugu ıcın yeterli gelmıyor

    termık santral işletmesi ucuz olsada bulundugu yerde 3 ılceyı maksımum sevıyede hasatsal ve yasamsal olarak etkılıyor

    ruzgar ve gunes enerjısı ısletmesı cok dusuk olsada su ankı turkıyenın tuketımını karsılayabılecek kurulum malıyetı herhalde turkıyenın dıs borcu kadar daha borc yaptırır

    nukleer santral zararsız demıyorum ama termık santrale gore cok cok dusuk

    hıdroenerjı ve ruzga gunes enerjılerındende mecburen el ayak cekıyorsak

    dolayısıyla ıhtıyacımızı karsılayacak tek sey nukleer santral....

    nukleer santral neden yapılmıyor dıyorsanız ;

    o zaman konu hemen degısıp ulkeler arası kudret baskılarına gırıyor mesele kı o zaten en cozulemeyen sorunumuz...

    turkıye dunyada herkesın gozu oldugu bır ulkedır kı bu kadar dış kudrete rağmen bu gunlere gelmemızı saglayan bu ulkeye kıbrıt copu kadar dahı olsa katkı saglayan basta sehıtlerımıze ve her vatandasımıza hepimiz teşekkür etmeli ve bu ülke için elimizde gelenin fazlasını yapmalıyız..
     
  17. Soner Sarihan

    Soner Sarihan Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    3.915
    Beğeniler:
    8.485
    Şehir:
    İznik
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Her hafta Çin' de iki tane termik santral devreye giriyormuş.
    Korkunç
     
    ahmet türkölmez bunu beğendi.
  18. ahmet türkölmez

    ahmet türkölmez Kıdemli Üye

    Kayıt:
    16 Haziran 2009
    Mesajlar:
    374
    Beğeniler:
    319
    Şehir:
    İSTANBUL / G.O.P.
    Seviye:
    cinlileri hiç mi hiç sevmesemde inanın cok uzuldum
    cunku termık santral berbat bır sey ...

    bence cernobılden farkı yok...
     
  19. Soner Sarihan

    Soner Sarihan Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    3.915
    Beğeniler:
    8.485
    Şehir:
    İznik
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Sevgili Ahmet,

    Aslında çernobil belkide tek örnek, ama "yuva" " home" belgeselinde izlediğim kadarı ile termikler hergün , her an kirletme yapıyorlar.:(

    Çin, Rus, Alman , Türk farketmiyor, dünyanın elbirliği ile sonunu getiriyoruz maalesef.:(

    Önce bunu kabul edersek, sonra çözebileceğiz sanıyorum, tabiki bu çözümde bisikletin :in: rolü büyük olacak.


    Selamlar
     
    ahmet türkölmez bunu beğendi.