Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

4 Temmuz Pazar, büyük hedef: Uludağ

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Orhan Kılıç tarafından paylaşıldı.

  1. Orhan Kılıç

    Orhan Kılıç Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.485
    Beğeniler:
    2.420
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Aslında başlıktaki gibi iddialı laflardan hoşlanmıyorum ama madem sevgili Kerem bu başlığı uygun gömüş aynı başlık üzerinden devam ediyorum.

    Bir süre önce yeni rotalar ararken gözüme Uludağ tırmanışı, Cumalıkızık, Orhan eli baraj gölü ve Hoylat kaplıcaları takıldı. Konuyu bir mail ile Merte açtım. Geçen hafta Çınarcıktan dönerken motorda Mert Uludağa ne zaman çıkıyoruz diye takıldı. Haftaya çıkalım dedim ve bir anda bu fikir kabul gördü. Hava raporunu alıp sıcaklığın yüksek olacağını gören Mert bu işi sonbahara bırakalım dedi. Ben yapım icabı kafama koyduğunu yapan birisi olarak bu işi hafta sonu yapmakta ısrar ettim. Kerem’inde desteği ile konu resmen duyuruldu. Sonradan Bursada konaklayarak yola erken çıkılması fikri gündeme geldi ve ilk belirlediğimiz şekilde konaklamasız olarak bu işi yapmaya karar verdik.
    İstanbuldan Metin, Bülent, Atakan ve ben katılacaktık. Sabah 7.30 da Metinle feribotta buluştuk.
    [​IMG]
    Atakan hemen müzik dinlemeye koyuldu.
    [​IMG]
    Ve ben.
    [​IMG]
    Az sonra ilk kez tanıştığımız Bülentte geldi. Gemi boş olduğundan arka salonda boş bir masanın etrafına oturup yol boyunca sohbet ettik.
    [​IMG] [​IMG]
    Feribottan inince zaman kaybetmeyip hemen yola çıktık.
    [​IMG]
    Buradan Ahmeti aradım. Ahmet Dinçer ve Mertle birlikte Koruparktan aramıza katılacaktı. Yolda olduğunu ve bizi karşılamaya geldiğini söyledi.
    [​IMG]
    Yola devam ettik. Az ileride Karşı şeritte Ahmet göründü. Bizim bulunduğumuz tarafa geçti. Bu arada Bülent devam etti. Performansını denemek istiyormuş ama hava sıcak, tempoyu yükseltmek için çok erken.
    [​IMG]
    İleride ağaç altında Bülent mola vermiş. Bizde durduk. Bülent limonunu çıkarıp ısırdı. Bir faydası var mı bilmiyorum. Ben ekşi meyvelerden hoşlanmadığım için asla düşünmem.
    [​IMG]
    Ahmetle sohbet ettik. Yol hakkında bilgi aldık. Kendisi Perşembe günü dağa çıkmış.
    [​IMG]
    Atakan daha şimdiden suya dayandı. Bizimde ondan aşağı kalan yanımız yok.
    [​IMG]
    Metinin gelmesi ile yeniden yola çıktık.
    [​IMG]
    Bursaya geldik.
    [​IMG]
    Dinçer ve genç arkadaşımız Mert Saygının da katılmasıyla ekip tamamlandı. Bırolla ileride buluşacağız.
    [​IMG]
    Yol çalışması nedeniyle trafik sanayi bölgesinin içine verilmiş. Sifaşın önünden geçerken Ahmet sol tarafa yanaşıp kaldırıma çıktı. Herhalde çam ağaçlarının altında fotoğraf çektireceğiz diye düşündüm ama Ahmetin lastiği patlamış.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Bülent ter içinde.
    [​IMG] [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    İşte genç arkadaşımız Mert. Yakışıklı, terbiyeli, saygılı. Herşeyden önemlisi kapasitesini biliyor. Yeni başladığı için bizimle birlikte Tophaneye kadar gelecek. Eminim kısa süre sonra oda diğer Bursalı bisikletliler gibi dağ yolunda yerini alacaktır. Uludağa çıkmak bizler için sıra dışı geliyor. Oysaki Bursalı bisikletliler için sıradan bir olay. Dinçer ben görmedim ama 2 saatte çıkanlar olduğu söyleniyor dedi. Benim için düşüncesi bile ürkütücü.
    [​IMG]
    Yeniden yola çıktık.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Acaba karşıya mı çıkacağız diye düşünüyorum. Daha sonra sorduğumuz Ahmet orası Tophane ile Çekirge yolunun kesişme noktası asıl dağ daha geride ve sisten görünmüyor diyor. Acaba vaz mı geçsek bu işten?
    [​IMG]
    [​IMG]
    Trafik ışıklarında Metini beklerken karşıdan bir bisikletli göründü. Adı Deli Esat. 60 yaşındaymış. Mesleği bisiklet tamirciliği. Kendisini Bursada tanımayan yok. Uludağa 20 km ile tırmandığı söyleniyor. Ahmet biz kendisine yetişemiyoruz diyor. Az sonrada müsaade isteyip gözden kayboluyor.
    [​IMG]
    Hafif bir tırmanışla Tophanedeyiz.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Tophaneden şehrin görünüşü.
    [​IMG]
    Yeşiltürbe arkada görünüyor.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Genç bir kızdan rica ediyoruz. Bizi toplu halde fotoğraflıyor.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Bu noktada Mertten ayrılıyoruz. Bu bölgedeki eski evler çok güzel. Keşke bende bu evlerden birisinde yaşasaydım.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Eski evlerin olduğu sokaklardan birisinden geçerek yola koyuluyoruz. Artık rampalarla tanışmanın zamanı geldi.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Br ara arkamdaki Ahmet durunca az ileride bende durum. Yol kenarındaki erik ağacından erik toplamaya başladı. Bülent durmadan devam etti. Fırsattan istifade bizi geçtin dedim gülerek. Ahmetin verdiği erikleri yiyip bitirirken en arkada kaldım. Bülentin yanına geldiğimde teleferiğe bisiklet alıyorlarmış bizim zorumuz ne keşke teleferikle beyler gibi çıksaydık dedim. Bülent muhalefet etti.
    [​IMG]
    Çekirge ile Tophaneden gelen yolların kesişme noktasındayız. Milli Park’a 15 km, Uludağ’a 26 km yolumuz var.
    [​IMG]
    Devamı var ……
     
  2. Orhan Kılıç

    Orhan Kılıç Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.485
    Beğeniler:
    2.420
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Çeşmede hararetimizi düşürdük.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Bülentte geldi.
    [​IMG]
    Ahmet düğüne gideceğinden bu noktada bizlerden ayrılıyor.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Güle güle dostum. Birol bizi hemen üstümüzdeki Değirmen Restaurantta bekliyor. Yanından geçerken geldik sende devam edebilirsin diyorum.
    [​IMG]
    Gurubun önünde ben varım. Bu tempo ile hiç durmadan Miliparka kadar çıkarım diye düşünüyorum. 15 km fazla uzun bir mesafe değil. Bir süre sonra Birol bana yetişip geldim diyor. Devam ediyoruz. Sıcak insanı çok rahatsız ediyor. Artık fikrimi değiştirdim. 5. Km de mola vereceğim. Birol beni geçip uzaklaştı. Bir süre sonra kendisini bir çeşme başında beklerken buldum. Henüz 4,5 km oldu diğer çeşmeden yola çıktığımız ve bende mola verdim. Dağa çıkan 2 eski tüfek hemen çeşme başında tezgahı kuruyorlar. Giysim terden sırılsıklam. Bir süre sonra gölgede üşüyorum ve karnım ağrıyor. Hemen güneşe çıkıp ısındım. Bülentse sıvı kaybından ve tansiyonundan şikayetçi. Bu mola Bülenti gördüğümüz son yer oldu. Devam ediyoruz.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Bir sonraki çeşme molamız yaklaşık 3 km sonra. Bundan önceki çeşmeye kadar olan yola nazaran bu bölümde eğim daha az hatta yer yer düz. Süratinizi arttırabiliyorsunuz. Bu noktadan sonra artık resmen 2 guruba bölünmüş haldeyiz. Önde Birol ve Dinçer. Az gerilerinde ben ve benimde gerimde Atakan. 4 lü gurup halınde birbirimizi bekleyerek çıkıyoruz. Bülent ve Metin ise arkada 2. Gurubu oluşturuyorlar.
    [​IMG]
    [​IMG]
    2,5 km sonra bir mola daha verdikten bir 2,5 km sonra Milliparka 5 km kaldığını gösteren tabelanın yanında bir mola daha verdik. Burada karnımızın acıktığını farkedip köfte yemeye niyetlendik. Fiyatlar fahiş. Köftenin kilosu 40 TL. Dinçer 2 köfte, Birol ve ben 4 er köfte yedik. Atakan bir önceki molada ton balığı yemişti. Diğer balıklar Metinin heybesinde. Metini aradım az aşağıda meyvecide ekmeğin gelmesini bekliyormuş. Bülentle buluşmuşlar. Bülent önden gidip Metini bekliyormuş.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Yemekten sonra tekrar yola çıktık ve yaklaşık bir 2,5 km sonra bir mola daha verdik. Ben bu fotoğrafı kesilmiş bir ağacın köküne oturarak çektim. Burası karınca yuvasıymış. Üzerimi bir anda kocaman karıncalar sardı. Arkadaşlarımın yardımı ile kurtuldum.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Yolcu yolunda gerek. Bundan sonraki molamızı 2,5 km sonra Milliparkta verdik. Burada Atakan kalmak istedi ama sonra fikrini değiştirip gelmeye karar verdi. Hızım 7,5-9 km arasında en fazla 10 km oluyor. Km sayacındaki son hane sanki hiç hareket etmiyor. Bakmamaya karar veriyorum. Bir süre sonra 2 km yol yapmışımdır diyerek baktığımda sadece 200-300 metre yol aldığımı görüyorum. Yol bitmek bilmiyor.
    [​IMG]
    Bu bölümde yolun eğimi azaldı ama bizdede hal kalmamıştı. Hem Atakandan kopmamak hemde biraz daha dinlenebilmek için molaları iyice sıklaştırdık. Sonunda önümüzde sadece 4 km kalmıştı.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Sonunda ayı çeşmesine geldik. Dinçer,n söylediğine göre eskiden ayılar bu çeşmeden su içerlermiş. Çeşme onarılmış ve çok modern hale getirilmiş. Su buz gibi ve sürekli akıyor. Oldukçada lezzetli.
    [​IMG]
    Çeşmeden birkaç yüz metrelik düz bir yoldan sonra Uludağ tabelasının olduğu oteller bölgesine vardık. Bu nokta tabelanın gösterdiğinden tam 1 km önde. Yani siz 4 km tabelasını gördüğünüzde bu nokta aslında 3 km uzakta. Artık sıra başarımızı fotoğraflamaya gelmişti. [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Devamı var …………
     
  3. Orhan Kılıç

    Orhan Kılıç Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.485
    Beğeniler:
    2.420
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Askeri eğitim tesisinin önündeki “Dikkat buz düşebilir’’ tabelası tuhafıma gidiyor. Bu sıcakta buzu kim kaybettide başımıza düşecek.
    [​IMG]
    Karşıda görünen nokta Keşiş kaya veya 2. Zirve. Asıl zirve buradan görünmüyor.
    [​IMG]
    Etraf ıssız adeta terk edilmiş bir kasaba havasında.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Dinçer bu pozu vermeyi uzun zamandan beri tasarlıyormuş.Parmağım ya N veya L harfinin ucunda görünsün dedi. Yere yatarak ancak bu kadar çekebildim.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Dinçerin önerisi ile Çobankaya ve Bakacaka doğru yola çıkıyoruz. Yolda bir rampa olduğunu duyunca Birolla ben önce pek istekli olmuyoruz. Dinçer rampadan inerken süratinizi arttırın yolun sonunda keskin bir viraj var ama aslında keskin değil . Hiç fren yapmadan viraja girin diyor. Nasıl yani deyip Birolla birbirimize bakıyoruz. O devam ediyor o hızla yokuşun yarısına kadar çıkarız kalanınıda hızımızı düşürmeden pedallarız diyor. Yola koyuluyoruz. D,nçer adeta bir kartal gibi süzülüyor yolda. Ben cesaret edemeyip kontrollü iniyor ve o virajı kontrollü dönüyorum. Yokuşun sonunda Kartanesi Oteli var. Şimdi İngilizce yaz okulu olarak hizmet veriyor.
    [​IMG]
    [​IMG]
    İşte Çobankaya. Herkes kayanın tepesinde. Bizde çıktık. Bülent buraya gelebilse dağcılığa başlangıç olarak tırmanış yapardı.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Etraf kamp yeri. Karavanla gelenler bile var. Hava serin ve nemli.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Burası Kızılat aile kampı. Oteller bölgesi ne kadar tenhaysa burasıda tersine alabildiğine kalabalık.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Çobankayadan ayrılıp Bakacaka doğru yola çıktık. Yoldan az önce üzerine çıkıp bu tarafı görüntülediğim Çobankayayı görüntüledim.
    [​IMG]
    Yeryer sisin arasında yol alıyoruz.
    [​IMG]
    Sonunda Bakacaktayız. Sisten Bursa görünmüyor. Dizindeki ödem nedeni ile çok istemesine rağmen gelemeyen ve bende bu çıkışımı kendisine adadığım sevgili dostum Erdalı arayıp müjdeyi veriyorum.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Artık dönüş zamanı geldi. Oteller bölgesinde Metini aradığımda Atakanın aşağı inerken kendisine rastladığını ve birlikte olduklarını söyledi. Bulent Milliparkı geçtikten bir süre sonra dönmeye karar vermiş. Burada birlikte son kez fotoğraf çektirdikten sonra Metin ve Atakanın olduğu noktaya indik. Tura katılan Birol ve Metin ilk kez karşılaştılar. Metin ve Atakan rüzgarlığını bense yeleğimi giydim. Yola çıktık. İniş araçlardan daha hızlı gerçekleşiyor ama bitin yük bileklerime ve avuç içlerime bindiğinden bir süre sonra müthiş ağrılar oluştı. Artık bitsede gitsek demeye başladım. Daatlerce uğraşarak çıktığımız yokuşu 46 dakikada indik.
    [IMG=http://img805.imageshack.us/img805/9465/dsc05523j.th.jpg][/IMG]
    Yemekten sonra Birolla vedalaştık. Dinçerdense Koruparkta ayrıldık. Hava kararıyordu. Öne Atakan geçti. Hiçbir aydınlatması olmayan metini ortaya aldık. Bende hem ön arka aydınlatma hemde yelek olduğundan arkaya ben geçtim. Karanlıkta özellikle metin bisiklet sürmekte zorlanıyordu. Saat 22 de feribot iskelesindeydik. Burada daha önce trilye gezisinden dönerken yenımıza gelip mert ve benimle konuşan İDO görevlisi arkadaş yanımıza gelip Uludağ turu için gelenler sizlermisiniz dedi. Evet dedim. Kendiside bir bisikletsever ve formu takip ediyor. Adını sormayı yine unuttum. Kendisini tanıtırsa sevinirim.
    [​IMG]
    Gece yarısını az geçe Yenikapıya indik. Metin bizimle gelerek bisikletini bize bıraktı ve taksi ile evine döndü. Kendisini ve bisikletini arabamla evine bırakacaktım ama canım arkadaşım bana kıyamadı. Maceralı bir gezimiz daha sona erdi. Bir süre dağ bayır rampa görmek istemiyorum. Yaz boyunca deniz kenarlarında dolaşacağım. Başka gezilerde tekrar bir araya gelebilmek umuduyla.
     
  4. Cool_uzak

    Cool_uzak Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    8 Aralık 2008
    Mesajlar:
    545
    Beğeniler:
    672
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Sizlere HELAL OLSUN diyorum. :in: Sizinle başladığım bu yolculukta zirvede yine sizlerle olabilmeyi çok isterdim. Resimlerde göremediğim yerleri görmekten nefret ederim. Ama orada idim ve sonunda hedefine ulasan arkadaslarımı ve hayacanlarının fotoğraflara yansıyan kısmını görmek adına baktım resimlere. Bu yaz bitmeden sanırım Uludağ a bir kere daha gideceğim. Bu sefer solo bir bir çıkıs yapacağım. :rolleyes:

    Ellerine, diline ve emeğine sağlık. :in:
     
    Orhan Kılıç bunu beğendi.
  5. Orhan Kılıç

    Orhan Kılıç Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.485
    Beğeniler:
    2.420
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Benimde ençok sevdiğim solo tur yapmaktır. Benim tavsiyem Eylülde git ve gücünü ekonomik kullan. Asla başkasını kendine rakip görme. Kim hangi hızla çıkarsa çıksın hiç umursama. Hedefin hızlı çıkmayı deneyip çıkamamak değil çıkmak olmalı. Dönüşün hiçte umduğumuz kadar kolay olmadığını ve belli bir efor sarfetmeyi gerektirdiğini gördün, gördük. Başaracağından en ufak bir şüphem yok. Dün kötü bir gündü, olanlar bir kazaydı.
     
    metin1973 bunu beğendi.
  6. umutkahraman

    umutkahraman Onursal Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2009
    Mesajlar:
    2.352
    Beğeniler:
    1.376
    Şehir:
    İNEGÖL-BURSA
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    çok güzel bi gezi olmuş.
     
    metin1973 ve Orhan Kılıç bunu beğendi.
  7. Orhan Kılıç

    Orhan Kılıç Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.485
    Beğeniler:
    2.420
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Bizler çok keyif aldık. Değişik bir gün yaşadık.
     
  8. mert yazgan

    mert yazgan Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Haziran 2009
    Mesajlar:
    214
    Beğeniler:
    109
    Şehir:
    Bursa
    Seviye:
    inş. bir daha buralara gelirseniz sizinle sonuna kadar gitmek isterim.bu sefer kendime pek güvenmedim ama sonrada neden sizinle turu tamamlamadım diye kendime kızdım. güzel bir tur oldu (sonunu ve en güzel kısmını göremesemde)...sizlere başarılar yolunuz açık olsun
     
  9. Orhan Kılıç

    Orhan Kılıç Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.485
    Beğeniler:
    2.420
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Seninde yolun açık olsun Mertçiğim. En kısa zamanda seninde güzel turlarını izlemeyi diliyorum. Hoşçakal.
     
    Uğur ŞENCAN ve mert yazgan bunu beğendi.
  10. Cool_uzak

    Cool_uzak Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    8 Aralık 2008
    Mesajlar:
    545
    Beğeniler:
    672
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Böyle bir derdim hiçbir zaman olmadı Orhan abi rahat ol sen.:).. Okuyanlar yanlıs anlayacak. :in: ..
     
    Orhan Kılıç bunu beğendi.
  11. Gogitoğlu

    Gogitoğlu Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Haziran 2009
    Mesajlar:
    103
    Beğeniler:
    70
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    tebrik ediyorum hepinizi.

    perşembe günü ben de mudanya'dan inegöl'e gideceğim. Mudanya-Bursa yokuşu çok zorlayıcı mıdır?
     
  12. Orhan Kılıç

    Orhan Kılıç Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.485
    Beğeniler:
    2.420
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Gidiştede dönüştede gözde büyütülecek bir yokuş değil. Daha önce Yalova Eskişehir turumuzda yenişehir üzerinden İnegöle ulaşmıştık. Bursa İnegöl arasındada zorlayıcı rampa olduğunu zannetmiyorum. Turlarda en kolay yol karayoludur. Buralarda araç geçişleri düşünülerek yollar tapıldığından tali ve köy yollarına nazaran hem eğim daha azdır hemde asfalt kalitesi daha iyidir. Size iyi yolculuklar.
     
    Gogitoğlu bunu beğendi.
  13. Dinçer ÜNSAL

    Dinçer ÜNSAL Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    14 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    910
    Beğeniler:
    532
    Şehir:
    Bursa || İzmir
    Seviye:
    Bu kadar güzel bir geziyi, bu kadar güzel anlattığın için gerçekten çok teşekkür ederim Orhan Abi. Sizlerle pedallamak muhteşemdi....:in:
     
    metin1973 ve Orhan Kılıç bunu beğendi.
  14. Atahan Akıllı

    Atahan Akıllı Bisikletkolik

    Kayıt:
    28 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    1.081
    Beğeniler:
    682
    Şehir:
    Antalya merkez-Karabük safranbolu
    Seviye:
    anlatımın her kelimesinde,resimlerin her karesinde adım adım zevk aldım. yokuşları yorulmadan çıktım.:) daha nice turlara. ayağınıza sağlık.
     
    Orhan Kılıç bunu beğendi.
  15. Orhan Kılıç

    Orhan Kılıç Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.485
    Beğeniler:
    2.420
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Bende sana bize yaptığın kılavuzluk ve güler yüzün için teşekkür ediyorum. Birlikte Bursa civarında ve kış mevsiminde Eskişehirdede pedal çevireceğiz. İstanbula gelirsen beklerim. Eğer bisiklet turuna ktılmak istersen yanında bisiklet getirmene gerek yok, bizim bisikletlerin biriine binebilirsin.
     
    metin1973 ve Dinçer ÜNSAL bunu beğendi.
  16. erdal ırmak

    erdal ırmak Aktif Üye

    Kayıt:
    25 Şubat 2010
    Mesajlar:
    196
    Beğeniler:
    218
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    görmek isteyipte göremediğim ULUDAĞI bir nebzede olsa resimlerin ve anlatımınla içimizi serinletmenden dolayı TEŞEKKÜRLER.... BU CENNET VATANIMIN CENENET KÖŞESİNİ RESİMLERLEDE OLSA GÖRDÜM YA TEŞEKÜRLERRRRRRRR TEŞEKÜRLERRRRRRRR
     
    Orhan Kılıç bunu beğendi.
  17. birolcakir

    birolcakir Hastasıyım

    Kayıt:
    21 Haziran 2010
    Mesajlar:
    367
    Beğeniler:
    268
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    Selam,
    Orhan abi resimler için teşekkürler. Ekip az ama sıcaktı.
    Tekrarını ne zaman yapacağız?
    Her hangi bir pedal sever Uludağ'a çıkmak isterse 2 gün önceden haberim olsun.

    Şıp diye Bursaya damlarım :)

    Tırmanma işine saat 8-9 gibi başlamak lazım.
    Ancak o zaman Yalova'ya dönüşte karanlığa kalmamış olurum. :)
     
    Dinçer ÜNSAL bunu beğendi.
  18. Orhan Kılıç

    Orhan Kılıç Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.485
    Beğeniler:
    2.420
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Ekip gerçekten mükemmeldi. Zaten kalabalık bir ekiple birlikte çıkmak mümkün değil. Yol çok uzun ve zorlu. Uzun mesafeli kopmalar olurki buda çok normal. Önemli olan çıkmak olduğuna göre herkes temposunu kondisyonuna göre belirlemelidir. Biz Uludağa çıktığımızda Metini aradığımda Milli parkı geçtiklerini söylemişti. Benim tahminime göre Metinle aramızda 7-8 km fark oluşmuştu. Herkes birbirini beklerse erkende çıksan dönüş geç olur.
    Sabah Mudanyadan gelirken indiğimiz 2 uzun yokuşun birde geri tırmanması var diye karamsarlığa kapılmıştım. Oysaki dönüşte önümdeki Metinin arka tekerleğine adeta benim ön tekerleğim temas ederek çıktım o yokuşları.
    Uludağdan indiğimde bir süre rampa görmek istemiyordum ama şimdi fikrim değişti. Aynısı Kapıdağdada olmuştu. Ben aslında rampa çıkmaktan hoşlanmıyorum buna rağmen ne zaman ve hangi hava şartında istersen haber ver yine çıkarız. Tabi kış hariç. :) Hatta bu sefer istersen çadırla Cumartesiden çıkıp pazar dönelim. Kamp kuranlarda aklım kaldı doğrusu.
     
    Dinçer ÜNSAL bunu beğendi.
  19. birolcakir

    birolcakir Hastasıyım

    Kayıt:
    21 Haziran 2010
    Mesajlar:
    367
    Beğeniler:
    268
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    Evet Orhan abi bi dahaki sefer Kamplı yapalım.

    O havada uyuyamadım ya ben ona yanıyorum.
    Halbuki Zirvede şöyle bi yarımsaat kestirecektik :)
    Öyle aşağı inecektik.
    Uludağa çıkacak olanlara burdan sesleniyorum. Aşağıdan yiyecek alın Yukarıda aç kalabilirsiniz. Yolun yarısında yemek yememize rağmen yukarıya çıktığımızda benim karnım zil çalıyordu.
     
    metin1973 ve Dinçer ÜNSAL bunu beğendi.
  20. Dinçer ÜNSAL

    Dinçer ÜNSAL Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    14 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    910
    Beğeniler:
    532
    Şehir:
    Bursa || İzmir
    Seviye:
    Perşembe günü çıkalım :p
     
    birolcakir bunu beğendi.