Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

31 Ocak 2010 Yerlisu-Korudağ

Konu, 'Outdoor' kısmında Hakan Eşme tarafından paylaşıldı.

  1. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Selamlar,

    Karlı ve soğuk bir haftanın sonunda yürüyüverdi ayaklarımız yine.
    Zirve Dağcılık Tekirdağ İl Temsilciliğinin etkinliğine katılmayı düşünüyorduk.
    Fakat sabah erken saatte Keşan-Tekirdağ arasındaki yolda buzlanma olabileceğini hesap ederek yürüyüş rotamızı Keşan'daki Korudağ mevkiine çevirdik.

    Cumartesi gününden yapmış olduğumuz planlama içinde katılımcı sayısı kağıt üstünde belli olduysa da bugüne kadar ki deneyimlerimiz bunun hep kağıt üstünde kaldığını ve sabah olup faaliyet başladığında bu sayıların hep daha az olduğunu yüzlerce kez göstermişti.

    (Ahmet Murat'ın işi vardı. Kamil ağbinin ayak bileği ağrıyordu. Haluk ve Recep'in oğulları gelmişti. Mehmet Şeker ve Ümit, büyük olasılık hava durumunda yağmuru görünce sıcak yataklarında olmayı tercih ettiler. Mehmet Aytaç çok önemli bir işi olduğunu bildirdi. Coşkun ise Mehmet Aytaç gelmeyince sanırım sesini soluğunu çıkarmadı...)

    Kapalı ama sakin bir havada güne başladık Keşan'da. Bu gün içindeki umutlarımızı da arttırmıştı. Öğle saatlerinde yağmur gösteren hava durumu raporları belki şaşırır diye umutlanmadık değil.

    Sabah olduğunda artık adı "Malum Yer" olarak geçen Akalın Brotherslara ait işyerinde buluştuk ve sabah zili çalan karnımız için "Çorbacızade"nin yolunu tuttuk.


    [​IMG]
    (Cengizhan Aktan, Hakan Eşme, Rahman Ketenciler)

    [​IMG]
    (Harun Akalın, Özgür Akpınar)

    Çorbalar her zaman ki gibi kaynıyordu.

    [​IMG]

    Bu leziz çorbaları bize sunan Keşan'ın en usta aşçılarından Mehmet İşçimen'i de harikaları başında fotoğrafladık.

    [​IMG]

    Artık klasikleşmiş çorbamızı içtik, market alışverişimizi yaptık ve yürüyüşe başlayacağımız Yerlisu Köyüne aracımızla hareket ettik.

    [​IMG]

    Çantalarımızı araçtan indirip yürüyüşe hazır hale gelmiştik.
    Ve keyif içinde başladı yürüyüşümüz.

    [​IMG]

    Başlarken hava kapalıydı.

    [​IMG]

    Köy çıkışında yemyeşil buğday tarlalarını, karlar içinde gördük.
    Henüz tamamı erimeyen karlar bize çok tatlı bir görsel ortam sunuyordu.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Köy çıkışında taş, tuğla ve kerpiç karışımı ilginç bir yapıyla karşılaştık. Tellerin ardında da bir çoban köpeği havlayıp duruyordu sürekli.

    [​IMG]

    Ağaçlar ve bulutlar günün güzelliklerini daha erken saatte paylaşmaya başlamışlardı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yürüyüşümüz eriyen karlardan oluşmuş çamur ve karlar üzerinde devam ediyordu.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Karlar ve çamurlar arasında bir soluk molası verdik. Özgür, toplu bir pozumuzu çekmek için makinayı alıverdi.

    [​IMG]
    (Rahman Ketenciler, Harun Akalın, Hakan Eşme, Cengizhan Aktan)

    Bu kez fotoğrafı Harun çekti.

    [​IMG]
    (Rahman Ketenciler, Özgür Akpınar, Hakan Eşme, Cengizhan Aktan)

    Biraz yürüdükten sonra köy coğrafyasından ayrılıp orman sınırlarından içeri girdik. Ormanın kalbine doğru ilerliyorduk. Ağaçlar da sıklaşmaya başladı böylece.

    [​IMG]

    Meşe ve çam ağaçları keyifli bir birliktelik oluşturuyordu.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yerlisu Köyü altında bulunan Dokuzdere Göletini besleyen derelerden biri de bölgeye adını veren Çınarlıdere idi. O da fotoğrafta görüldüğü üzere bir çok kolun birleşmesiyle güçlü bir şekilde gölete doğru akıyordu.
    Tabi akarken de verimli orman toprağını gölete taşıyordu.
    Derenin sarı rengi taşınan bu çamurdan kaynaklanıyordu.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Derenin önüne Zirve Dağcılık olarak polarlarımız ile geçiverdik.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Derenin başında kökleri boşta duran bir meşe ağacı ile karşılaştık.

    [​IMG]

    Yolumuzu kesen derenin üzerinden atlayıp yola devam ettik, bu şekilde bir kaç dere geçecektik.

    [​IMG]

    Akan suya bakıp nereden geçeceğimizi hesaplamaya çalıştık.

    [​IMG]

    Bu dereler yazın tamamen kuruyordu.

    [​IMG]

    Rahman da o sırada fotoğraf avındaydı.

    [​IMG]

    İlk kritik noktamızı geçmiş ve Kısıkkule adıyla bilinen mevkiye varmak için gireceğimiz yolun başına gelmiştik. Gördük ki buraya bizden önce yabani hayvanlar dışında giren olmamış.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Tek sıra diziliverdik.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Dikkatimizi meşe ağaçlarının üzerinde bulunan liken tarzı yosunlar çekti.

    [​IMG]

    Dere sol yanımızda akıp duruyor biz de onu geldiği yöne doğru takip ediyorduk.

    [​IMG]

    Özgür bu bölgede ilk yürüyüşünü yapıyordu ve gün boyunca "meğer ne güzellikler varmış burada" diye tekrarladı.

    [​IMG]

    Harun ise daha yolun başında kendini sucukların havasına sokmak için bir çubuk hazırlamış ve çantasına atmıştı.

    [​IMG]

    Bölgede bizden önce dolaşıp iz bırakan birileri vardı.

    [​IMG]

    Kar, dere, ağaçlar, yapraklar birbirine karışmıştı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Devamı aşağıdaki mesajda...


     
  2. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Ve hava durumu sitelerinde saati saatine bildirilen yağmur geliverdi. Bir umut yağmaz demiştik ama boşuna... neyse ki tedbirliydik.

    [​IMG]

    Hemen yağmurluk ve pançolarımızı giyiverdik.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Arkamız bulutlardan iyice kararmıştı.

    [​IMG]

    Yine bir dere geçmek zorunda kalmıştık. Atlayıp zıplayarak yaptık bu işi.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Dere sanki ormanın tüm toprağını taşıyor gibiydi.

    [​IMG]

    Biraz daha ilerledikten sonra bu kez sis tabakası ile karşılaştık.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Vadi duvarında oluşmuş buzdan saçaklar gördük.

    [​IMG]

    Bir dalın ucuna tutunmuş toprağa karışmayı bekleyen damla...

    [​IMG]

    [​IMG]

    Sisler arasında sanki Gizemler Ülkesine doğru yol alırmışçasına ilerliyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yine bir soluk molası verdik.

    [​IMG]

    Yazın bir damla suya hasret Korudağ'da sular şelale olmuş akıyordu.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ağaçlara sarılmış yemyeşil sarmaşıklar giriverdi bakışlarımıza ve keyifli bir İlhan Berk şiiri düşüverdi dilimize:

    Güneyde Bir Orman

    Bir buğday büyüyorsa şimdi Türkiye'de
    Yeminle aşkla büyüyor.
    Yeminle lavanta çiçekleri, haşhaşlar, kekikler aşkla büyüyor.
    Koyunlar, keçiler, sığırlar
    Mısır, pirinç, yulaf
    Aşkla büyüyor dünyada.
    Binlerce senedir nehirler dünyayı görmeye çıkarlar
    Binlerce senedir böyle öğrendik dünyanın birçok yerinde akan
    ırmakları, büyüyen bitkileri.
    Bazı yosunlarla bazı eğreltiotlarıyla bazı balıklarla konuştum,
    Dünyayı görmeyen kalmamış.
    Şimdi güneyde bir yonca büyüyorsa benim gibi
    Daha iyi bir hayat için büyüyor.
    Gelincikler köklerimin yanısıra onun için büyüyor.
    Pamuklar daha beyaz açıyorlarsa
    Sebep aynı.
    Ben bütün ormanları düşünerek büyürüm,
    Bütün ormanları düşünerek büyürler
    Benim gibi bütün ormanlar Türkiye'de.
    Öyle bir vaktine eriştik ki dünyanın
    Şimdi kimse kimseden daha az sevmiyor dünyayı,
    Ben İngiltere'deki ormanlardan, nehirlerden, ovalardan daha az
    sevmiyorum yaşamayı,
    Amerika'dakilerden daha az sevmiyorum.
    Burada pamuklar, su içindeki pirinçler, tütünler daha az
    sevmiyor
    Şimdi sarmaşıklar, şimdi asmalar, şimdi fasulyeler birbirlerine
    daha sarılarak büyüyorlar
    Şimdi stepler, dağlar yalnızlıklarını sevmiyorlar.
    Şimdi dünyada yalnızlığı kimse sevmiyor.
    Şimdi İran'da, şimdi Mısır'da, şimdi Sudan'da ormanlar niçin
    büyüdüklerini biliyorlar
    Şimdi petrol damarları niçin aktıklarını biliyor
    Şimdi her şey dünyada niçin yaşadığını biliyor.


    [​IMG]

    Sarmaşıklar bu kez yerini yosunlara bırakmış, yosunlar sarılıvermiş ağaca.

    Tüm bu güzelliklerin içinde yolumuza devam ediyoruz.

    [​IMG]

    Ve mola verip sucuk yemeyi planladığımız "Yerlisu Yangın İlk Müdahale Ekibi" noktasına geliyoruz.

    [​IMG]

    Çantaları çıkarıp hazırlıklara başlıyoruz.

    [​IMG]



    Bu bölge bahar ve yaz aylarında piknik yapmak isteyenlere açık olduğundan ızgaralık yerler ve masalar mevcut, hatta bir kaç yıl öncesine kadar bu bölgede "Ceylan Bakım Merkezi" vardı fakat ceylanlar ne yazık ki bakımsızlıktan başka yere nakledilmek zorunda kaldılar.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ateşimiz hazırlandı bile.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Nar gibi kızaran ve damlayan yağları ile ateş üzerinde 'cazır cuzur' sesler çıkaran günün hayalleri.

    [​IMG]

    Bir yandan pişirip bir yandan yerken şiddetli bir gökgürültüsü ile yerimizden hopluyoruz. Sanki yakınlarda ses bombası atılmış gibi ve ardından fotoğrafta görüleceği şekilde soluksuz bir dolu yağışı başlıyor.

    [​IMG]
    (Not: görüntünün bulanıklığı titremeden değil, yağan dolunun görüntüye 'müdahalesinden' dolayı)

    Afiyetle yenen sucukların üzerine yine afiyetle bir neskafe içiliyor.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Boş salıncaklar baharın gelmesini bekler gibi.

    [​IMG]

    Devamı aşağıdaki mesajda...


     
  3. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Artık geriye dönüş zamanı.

    [​IMG]

    Çeşme başı sarmaşıklar.

    [​IMG]

    Şiddetli yağmur ve doludan sonra hava açmaya başladı.

    [​IMG]

    Gökyüzünün, bulutların ve ağaçların raksı başladı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Gökyüzündeki sevgiliye ellerini uzatmış bir 'maşuk' gibi geliyor ağaçlar bana, özlemi içinde harlayıp maviliklere dokunmaya çalışıyorlar tüm varlıklarıyla...

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Eski Gelibolu asfaltından Yerlisu Köyüne doğru yürüyoruz.

    [​IMG]

    Bir yanımız sürekli Korudağ Yeşili

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yol kenarında bir su birikintisi görüyorum.
    Öylesine şeffaf ki "su var mı yok mu?" diye dikkatle bakıyorum.
    Üzerine bir taş atıp yayılan dalgaları çekmeyi düşündüğüm halde dokunmaya kıyamıyorum.
    Bu görüntü bana böylesi bir düşünce berraklığı ve şeffalığı yaşayan insan zihnini çağrıştırıyor. Ne mutlu o kişiye...

    [​IMG]

    Pankartlarımızı çıkarıp bir poz da onlarla alıyoruz.
    Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları ile DOÇEK (Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği) kardeşliği. Bölgesel ve ulusal alanda Zirve Dağcılık ile yapmış olduğumuz faaliyetleri yerelde DOÇEK ile elele yapıyoruz.

    [​IMG]

    Ve günün sonuna doğru kendi fotoğrafımızı da ekliyoruz.

    [​IMG]

    Başladığımız yer olan Yerlisu Köyüne varıyoruz.
    Bizi Yerlisu Orman İşletme Evi karşılıyor.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Karşısında da M.E.B. Yerlisu İzcievi

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Köyde köpekler de eksik olmuyor, yanımızda Dazer Baba da yok ama saldırıları bertaraf ediyoruz.

    [​IMG]

    Köy kahvesinde sıcacık çaylarımızı içiyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Çay sonrası köy içinden geçerken kahvede tanıştığımız çoban, ağılın yanına kadar bize eşlik ediyor ve "bugün ben koyun otlatırken iki yere yıldırım düştü" diyor. O duyduğumuz 'büyük gürültünün' sonucunu da böylece öğrenmiş oluyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bulutlar yine bize cilve yapıyorlar.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Arabayı bıraktığımız yerin yanındaki evde bakılan bir Kangal ile karşılaşıyoruz. Sahibi, bunun henüz 50 günlük ve adının da "Paşa" olduğunu söylüyor. Bir süre "Paşa" ile oynaşıyoruz.

    [​IMG]

    Başladığımız noktaya geliyor, çantaları arabanın bagajına yüklüyor ve keyif içinde Keşan'a doğru yola çıkıyoruz.

    Yolun sonunda muhteşem bir günbatımı da soluklarımıza, duygularımıza, coşkularımıza eşlik ediyor.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kar, yağmur, dolu, dere, ağaçlar, güneş ve orman içinde geçen keyifli bir yürüyüşü yaşadık hep birlikte ve her anında ayrı bir güzelliği içimize sindirdik.
    Doğa'nın ona içtenlikle bakan gözlere karşı ne kadar cömert ve açık sözlü olduğunu bir kez daha gördük. Görüp yaşadıklarımızın bir kısmını sizlerle bu şekilde paylaşmaya çalışıyoruz.
    Asıl güzellikler bizleri sürekli çağıran ve bekleyen doğanın kollarında gizli.

    Yeni bir faaliyete kadar sağlıcakla kalın,

    Daha fazla fotoğraf için:
    http://picasaweb.google.com.tr/hakanesme/YerlisuKorudag
     
  4. Ahmet Murat Gürer

    Ahmet Murat Gürer Yeni Üye

    Kayıt:
    30 Ekim 2009
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    88
    Şehir:
    Edirne Kesan
    Seviye:
    [​IMG]

    [​IMG]

    ....bulutlar dans etmiş sizler için....çok beğendim....
     
  5. MEHMET ŞEKER

    MEHMET ŞEKER Yeni Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    30
    Beğeniler:
    137
    Şehir:
    KEŞAN
    Seviye:
    (Ahmet Murat'ın işi vardı. Kamil ağbinin ayak bileği ağrıyordu. Haluk ve Recep'in oğulları gelmişti. Mehmet Şeker ve Ümit, büyük olasılık hava durumunda yağmuru görünce sıcak yataklarında olmayı tercih ettiler. Mehmet Aytaç çok önemli bir işi olduğunu bildirdi. Coşkun ise Mehmet Aytaç gelmeyince sanırım sesini soluğunu çıkarmadı...)


    HARİKA BİR GEZİ DAHA OLMUŞ...Katılımcıları tek tek tebrik ediyorum...
    Sabah havayı görünce gitme isteğim 2. kanala düştü...
    Dışarıdaki hava şartlarına uygun malzeme ve ekipman eksiğim olduğundan, zevkli bir gezi isteğim eziyet ve çileye dönüşebileceğinden dolayı katılamadım.
    Tabi bu hava şartlarında dışarıda hiç tecrübe yaşamadığımıda belirtmem gerekiyor...
     
  6. Timukan Karaca

    Timukan Karaca Aktif Üye

    Kayıt:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    152
    Beğeniler:
    366
    Şehir:
    Izmir-Karsiyaka
    Seviye:
    Merhabalar Hakan Bey,

    Inanin super bir gun gecirmissiniz ,fotograflar harika ve o kadar guzel yansitmis ki yasadiginiz gunu sanki sizinleymis gibi oldum.Siir de nefis, tesekkurler.

    Bir dahaki gelisimde kesinlikle Corbacizade de corba icecegim.O kadar guzel gorunuyor ki corbalar.

    Koru dagini tirmanmistim bisikletle cok begenmistim cevreyi ama bu kadar guzel olabilecegini tahmin etmezdim.
     
  7. Kamil Tabak

    Kamil Tabak Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    556
    Beğeniler:
    1.810
    Şehir:
    Keşan, Edirne
    Seviye:
    Doğasever, insansever, hayvansever, sever oğlu sever. Maalesef arıza nedeniyle aranızda olamadım. Gördüğüm fotolar ve bana sundukları kendimi zinde hissetmeme yetti de arttı. Her geçen gün daha bir doğa tutkunu olduğumu, ormanın soluğunu ciğerlerimde hissetmeden rahat duramayacağımı algılıyorum.
    Ne mutlu bana böyle dostlarım var, ne mutlu bana çevremde doğa var.
    sevgilerim, muhabbetim sizlerle
     
  8. Kamil Tabak

    Kamil Tabak Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    556
    Beğeniler:
    1.810
    Şehir:
    Keşan, Edirne
    Seviye:
    Çorbacızade Mehmet arkadaşımız, işinin ehli ve son derece titiz turizm işletmeciliği (Saroz, Erikli, İŞÇİMEN hotel) , lokantacılık yapmış sıkı bir dostumuzdur. Velhasılı mutlaka deneyin derim.
    Bazen insanoğlu nerede yaşadığının farkında olmuyor, bisiklet, yürüyüş derken şahsım adına söyleyeyim deniz dışındaki bu sevdayı yeni algıladım ve büyük bir eksiklik olduğunun, yaşanmamış o anların mutlak denenmesi gereğini farkettim. Ormanın kokusu yeter diyecek kadar fanatik oldum. Sizler ne şanslı kişilersiniz ki bunun çok önceleri farkına varmışsınız :in:
    sevgiyle sağlıcakla
     
  9. Timukan Karaca

    Timukan Karaca Aktif Üye

    Kayıt:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    152
    Beğeniler:
    366
    Şehir:
    Izmir-Karsiyaka
    Seviye:

    Merhabalar Kamil Bey,

    Inanin zararin neresinden donsen kardir lafi bizler icin soylenmis derim. Bende hayatimin buyuk bir kisminda bu guzellikleri bilmeden yasadim ama en azindan yakaladim diyorum ucundan . 10 senedir elimden gelen her yere gitmeye calisiyorum, bisikletle veya yuruyerek. Sagligim elverdigi kadar da devam edecegim.Sizlerde ne guzel bir grup olusturmussunuz Kesan'da , daha da kisiye bu zevki asilamananiz dilegi ile Izmir'den sevgiler.
     
  10. Kamil Tabak

    Kamil Tabak Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    556
    Beğeniler:
    1.810
    Şehir:
    Keşan, Edirne
    Seviye:
    Kendimizi bir yola sürükledik, büyükde zevk alıyoruz. Kartopu misali ama ağırdan ağırdan büyüyoruz. Katılımcı olan kardeşlerimde zevk alıyorlar ki bizleri terk etmiyorlar. Isınma turlarının ardından fanatik oluyorlar. Zİra dediğiniz, dediğim algı oluşuyor ve kopulmuyor. İlk zamanlarımızda amaç yol almaktı, şimdi ise amacımız yol almak yanında Doğa'dan olabildiğince zevk almak, onunla yaşamak ve bunu paylaşmak. Yaşıtlarım henüz pek ilgili olmasalarda daha genç nesil kardeşlerimin ilgileri her geçen gün artmakta ve birçok şeyin daha bir farkında olmaktalar. Sporumuzu yaparken de bu misyonu sürdürmek kartopunun dönüş hızını artırmak amaçlarımızdan biri halini aldı. Bu işe gönül vermiş, emek veren tüm ülkem insanına sevgi ve saygılarımı sunuyorum
     
  11. MURAT PEMBEGÜL

    MURAT PEMBEGÜL Aktif Üye

    Kayıt:
    11 Aralık 2009
    Mesajlar:
    152
    Beğeniler:
    241
    Şehir:
    KONYA
    Seviye:
    Yine harika bir gezi olmuş abilerim; :) mini pankartlar açılıp mesaj verilmiş; ;) sucuklar, neskafeler, çaylar ohh günün yorgunluğu gitmiş ve muhteşem ağaçların araında yosunlar ve dikenler... :) Paylaşımınız için teşekkürler abilerim; ayaklarınız ve elleriniz dert görmesinler. :)
     
  12. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:


    Bulutlar bize alıştılar artık, gördükleri anda dansetmeye başlıyorlar, biz de bu dansı karşılıksız bırakmıyor ve piste çıkıyoruz. Keyif dolu bir ritmin paylaşımı içindeyiz.

    Tebrikler için teşekkürler.
    Bir harika gezi daha oldu bitti...
    Darısı bir sonrakinin başına.
    Küçük bir anımsatma: "Ekipman eksiğin ömür boyu bitmeyecek..."

    Nazik ve içten sözcükleriniz için teşekkürler.
    Şiiri beğenip sevmeniz, doğanın soluğunu içtenlikle yudumladığınızın da ayrı bir işareti.
    Bir dahaki Korudağ tırmanışında çorba içmeden geçip gitmek yok. Yoksa o çorbalar "arkanızdan gelirler":)

    Gelemesen bile bizlerle olduğunu biliyoruz Kamil ağbi.
    Dazer Baba olarak kulaklarını bile çınlattık zaman zaman.

    Ormanın ve dağların ya da kısaca doğanın o gizemli ruhu damarlardan içeri bir kez girdi mi, artık "kurtuluşun" olmaz. Kurtulmuşsundur aslında.

    Her bir soluk alışında, attığın her bir adımda hep ondan bir parça istersin ve bir süre sonra yerinde duramaz, ona koşarsın.
    Senin yaptığın gibi; aldığın soluk doğadır, dışarı verdiğin ise yaş ve olgunluk.

    Sözcüklerinden ve coşkundan bu ruhun damarlarına tam kapasite dolduğu anlaşılıyor.

    Uzun lafın kısası, doğa bizi bekliyor, "Yürüyelim arkadaşlar!"

    İçtenlik dolu sözlerin için teşekkürler Murat.
    Bir gün; tüm bu, sucuktu, neskafeydi ve bilumum ayrıntıyı sizlerle paylaşmak dileğiyle...

    GPS Kayıtları ve teknik veriler için teşekkürler Rahman.
     
  13. mehmet sevinc

    mehmet sevinc Kıdemli Üye

    Kayıt:
    9 Ocak 2010
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    379
    Şehir:
    kayseri
    Seviye:
    Güzel gezi olmuş tebrikler...
     
  14. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    "Dans, ritm, bulutlar..." deyince çok sevdiğim ve bana her daim ışık olan bir yazarın (Engin Geçtan) yayına çıkmış bir kitabına (Seyyar) Selim Evren tarafından yazılmış tanıtım yazısı düşüverdi zihnimin ucuna ve paylaşma gereği duydum.

    Bazen zihinleri bahanelerden ve türlü "kirlerden" arındırmak, damıtmak gerektiğinde bu yazıların "ilaç gibi" geldiğini duyumsarım...

    Şifa niyetine olsun bu da...

    Bakmalıyız kendimize. Yürürken yolda. Hiç durmadan bakmalıyız.

    Yolda olmak özgürlüktür

    Seyyar'ın diliyle, yolda olmak, özgürlüktür çünkü. Yolda olmak, yaşamak demektir çünkü.

    Yevgeni Yevtuşenko'nun dizeleriyle, "bir gün ölürsem şu canım görkemli dünyada / kendimi bunca diri duyumsamanın keyfinden öleceğim" diyerek yaşamak.

    Dans Etmek İyidir

    Yürürken, hep uzun, ince bir yolun, bilinen bir yolun içinde olmazsınız ki. Adımlarınız bir çizgiyi izlemez hiçbir zaman. Yolunuzu kendiniz bulursunuz ama, size adımlarınızı nereye atacağınızı söyleyen, hissettiğiniz bir ritimdir.

    Bir ritmi vardır, adımlarınızın. Son derece düzensiz bir ritim bu, bildik fiziğin anlayamayacağı; bildik matematiğin çözemeyeceği bir ritim.

    Düzensizlikteki düzeni bulan, kaos biliminin duyduğu ve duyurduğu bir ritim. Doğanın gerçek ritmi. Alıştığımız, çözümleyici şekillerde anlamsız görünen ama, artık anlamayı becerdiğimiz ritim.

    Hayatın ritmi, karmaşanın ezgisi.

    Önceden kestirmeniz ne kadar güç olsa da, sonuçta bir ezgi düzeninde mırıldandığını duyduğunuz bir ritim. Bu ritimle yürürken, yaptığınız dans etmektir işte. Daha ne?

    Kendi dansını etmeli insan

    Çoğumuz, aynı dansı ediyoruz maalesef. Kapitalist üretim tarzının yarattığı dansı.

    O yüzden, kendi dansını edenleri izlerken, zevk almıyoruz bundan. Hatta kaygı duyuyoruz kendi dansını ederken düşenler için. Ama kendi dansını etmeli insan, kendi ritmini bularak.

    Yapraklarını her ağaç farklı bırakır rüzgara. Asmalar ve çamlar, aynı rüzgarda farklı dans ederler. Benim baktığım asma, sizin baktığınızdan da farklıdır aynı rüzgarda. Rüzgar da hiç aynı olmaz ya.


     
  15. ilhami yücel

    ilhami yücel Aktif Üye

    Kayıt:
    27 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    191
    Beğeniler:
    485
    Şehir:
    İstanbul/Çengelköy
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Giriş, gelişme ve sonuç bakımından (bana göre) bir-iki eksiğe rağmen harika bir tur olmuş.;)
    Çorbalar mükemmel görünüyor. Çorbacı abiye saygılar
    Parkur ve sucuklar da güzel. Nesgayfe işi bozmuş:)
    Onun yerine.. matara çayı daha mı iyi giderdi?
    Karların serzenişlerini duyar gibiyim... Gezdiniz, geldiniz, yediniz, içtiniz, tatlımızın tadına bakmadan mı gideceksiniz, diye...
    Pekmezli kar...:D

    Paylaşım için teşekkürler
     
  16. Rahman Ketenciler

    Rahman Ketenciler Kıdemli Üye

    Kayıt:
    25 Nisan 2007
    Mesajlar:
    214
    Beğeniler:
    523
    Şehir:
    Edirne/Keşan
    Seviye:
    "Pekmezli kar"ın tadına bakamadık ama sizler için fotoğrafını çektik :) İşte pekmezli kar !

    [​IMG]
     
  17. Harun Akalın

    Harun Akalın Üye

    Kayıt:
    2 Kasım 2009
    Mesajlar:
    72
    Beğeniler:
    223
    Şehir:
    EDİRNE-keşan
    Seviye:
    Hakan ağbi her zaman ki gibi sanatsal fotoğrafların ve forum anlatımın çok güzel olmuş.:in: Çorbaların ,kasap sucukların tadı güzeldi ama doğanın vermiş olduğu tadı ve arkadaşlığı yaşamak hepsinden çok güzel.(mühim olan bunu anlamak)Çamur,kar,yıldırım,yağmur,dolu,güneş aynı günde yaşadığımız o tad çok güzeldi.Yürüyüşe katılan bütün arkadaşlara tebrikler işi olupta katılamayanlara bir daha ki aktivitede hep beraber olmak dileğiyle sevgiler..
     
  18. Harun Akalın

    Harun Akalın Üye

    Kayıt:
    2 Kasım 2009
    Mesajlar:
    72
    Beğeniler:
    223
    Şehir:
    EDİRNE-keşan
    Seviye:
    Matara çayı mola verdiğimiz yere gidene kadar demden midemizi delerdi.:p ama dikkat ederseniz taze nesgayfe:eek: çok güzel oldu.Birdahaki aktivitede sizide bekleriz 3 saatlik yol,o zaman sallama çay yaparız hep beraber içeriz.
     
  19. Ahmet Bolgi

    Ahmet Bolgi Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    4 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    645
    Beğeniler:
    813
    Şehir:
    Çayyolu- Yaşamkent/ANKARA
    Seviye:
    hakan hocam herzamanki gibi bir gezi olmuş yine. kamil abisiz bu sefer. ( iyileş artık kamil abi) yüreklerinize , ayaklarınıza sağlık . paylaşımla bizi yörenize misafir ettiniz, tanıttınız. hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.