Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

21-24 Nisan 2005 Eğirdir-Köprülü Kanyon - Belek Turu

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında ExtremeBiker tarafından paylaşıldı.

  1. ExtremeBiker

    ExtremeBiker Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    190
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Merhaba dostlar,



    21-24 Nisan 2005 tarihleri arasında yaptığımız Eğirdir-Köprülü KANYON-Belek turunda yaşadıklarımızı sizlerle paylaşmak istedim.Umarım beğenirsiniz...


    [​IMG]

    Eskişehir'den Devrim , Çanakkale'den Sertan , Ankara'dan Müfit abi ve İstanbul'dan ben Mustafa 4 arkadaş Eğirdir gölünde buluşmak üzere anlaştık.21 Nisan sabahı Eğirdir'de simit çay ikilisini tükettikten ve eğirdir pazarından bol bol biber,domates, çilek gibi ürünler satın aldıktan sonra saat 1 gibi turumuza başladık..

    [​IMG]

    Hava oldukça güzeldi.Sıcaklık bisiklet kullanımı için çok uygundu derken ilk 15kilometrede karşıdan esen şiddetli rüzgara maruz kaldık.İlk hedefimiz Kovada Gölü idi.Yollar çok tenha idi.Uzun süre hiç köy göremedik.Yalnızca orman ve biz.Kovada Gölü'ne kısa süre içinde ulaştık..

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Buradaki görevli ile sohbet ederken ilk gün konaklamayı düşündüğümüz Yazılı KANYON için bize kestirme bir yol olduğunu söyledi.Bu yol toprak ve bozuk olacaktı kaybolma riskimizde yüksekti belki ama heyecanı sevdiğimiz için hemen kabul ettik.Sağolsun bize hemen ayak üstü harika bir harita çıkardı.

    [​IMG]

    Bu yolu seçtiğimize pişman olmadığımızı karşılaştığımız manzaralardan sonra iyice anlamıştık olduk.Gittikçe doğa ile bütünleşiyorduk.Zaman zaman durup sessizliği dinliyorduk.Zaman zamanda kuş seslerini.Şehir hayatından eser yoktu.Ne bir araba ne bir egzoz dumanı ne de bağırıp çağıran insanlar..

    [​IMG]

    Yapılan tarifteki herşeyi harfiyen uyguladık.Hiç bir ayrıntıyı kaçırmamış doğrusu direk Yazılı KANYONun içine doğru uzun bir iniş yapıyoruz.

    [​IMG]

    Fakat bu iniş esnasında Devrim arkadaşımızın 28" olan lastiği patlıyor ve yanında 28" iç lastik olmadığını söyleyince baya bir vakit kaybediyoruz yama yapmakla :).Hava kararmak üzereyken Yazılı KANYONa 1.5 km kadar yaklaşıyoruz.Fakat tam sapağın önündeki bir tabela bizi yoldan çıkarıyor : CANLAR ALABALIK...

    Bütün gün pazardan aldıklarımızı tükettikten sonra bu alabalık fikri zil çalan karınlarımızın baskın çıkmasına neden oldu ve burada konaklamaya karar verdik.Bölgede alabalık tesisi dışında hiçbirşey yoktu.Orayı işleten kadın bize gerçekten çok yardımcı oldu.Öncelikle bize müthiş bir alabalık keyfi tattırdı.Daha sonra boşverin çadırları bizim gelen misafirlere verdiğimiz odada kalın dedi ardından da çaydanlıkla bize çay verdi.Tabii ki keyifler doruğa ulaştı :).

    Ertesi gün bahçedeki nimetleri kullanarak çok güzel bir kahvaltı yaptık.Bahçede patlıcan közledik, piknik masasına elimizdeki tüm herşeyi ortaya koyduk ve 2kilometre ilerideki köyden mis gibi ekmek aldık.
     
  2. ExtremeBiker

    ExtremeBiker Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    190
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    [​IMG]

    [​IMG]
    Hazırlıkları tamamladıktan sonra Yazılı KANYON'a doğru yola çıktık.Çok güzel bir yere gittiğimiz yolundan belli oluyordu..

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bisikletleri bırakıp keşife başladık.
    [​IMG]
    Yazılı KANYON gerçekten çok güzeldi.
    [​IMG]
    Yazılı KANYON'daki patikalar...

    [​IMG]

    Yazılı KANYON Hatırası

    [​IMG]

    Daha sonra bu güzel mekanı istemesekte bırakıp yolumuza devam ettik.Fakat güzel görüntüler bitmek bilmiyordu.Sanki bam başka bir alemde yaşıyorduk.Etrafta hiçbir köy,insan yoktu.Yalnızca biz ve doğa...

    [​IMG]

    Karacaören baraj gölünü geçmeye başladık.Bu noktadan sonra yol iyice dağlara doğru kıvrıldı.Elimizdeki hiç bir haritada bu noktadan sonra detay yoktu.Karşımıza neler çıkacağını merak ederek,heyecanla yola devam ettik.

    [​IMG]
     
  3. ExtremeBiker

    ExtremeBiker Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    190
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    İleride yollar sürekli çatallaşmaya başladı.Etrafta kimse olmayınca iş oylamaya kaldı.Her önümüze çıkan yol ayrımında durup tahminler yapıyorduk.Hatta öyle bir hale geldik ki dağların şekline bakıp elimizdeki haritalara uydurmaya çalışıyorduk.Resmen kör bir şekilde yol alıyorduk.Bu noktaya kadar konuştuğumuz az sayıda köylü bize sürekli şurayı dönün hep ineceksiniz,şu tepenin arkası hep iniş diyordu.Oysa biz yaptığımız yol tercihlerinden sonra HEP ÇIKIYORDUK!.Hatta 3. oylamadan sonra 5.5 kilometre kadar dik bir yokuş çıkmak durumunda kaldığımızda bu durum hepimizde bir sinir yaratmıştı :).Ama şikayetçi değildik.Çünkü gerçekten çok güzel bir doğanın içindeydik.Sürekli karşımıza çıkan yol ayrımlarında ekip ilk başta hem iniş olanını seçiyordu ama sonra mantıklı düşününce yokuşa vurmamız gerektiğini anlayınca ekip öfff dese de yokuşa vuruyorduk :).Her yokuşta da "haniii yaaa hep inişti be kardeşim" demekten de kendimizi alamıyoruz.Doğru yolda olduğumuzdan emin bile değilken bu kadar çok çıkış yapmak gerçekten riskliydi.Yanlış bir yola sapmamız halinde bu bize belkide saatler kaybettirebilecekti.Etrafta hiç bir köy olmamasıda bize yanlış yolda olduğumuz kanısını veriyordu.

    Derken bir köye geldik.Ama köyün içinde hiç kimse yoktu.Sadece hayvanlar ve biz...
    [​IMG]

    Havada iyice bozmaya başlamıştı.Ekibi biraz endişe sardı.

    [​IMG]

    Ben önden hızlıca basıp bu yolun nereye gittiğini öğrenmeye karar verdim.En azından yanlış yol ise geride kalanların daha az enerji harcamasını sağlmak için.Yaklaşık yarım saat kadar tırmandıktan sonra bir yamacı döndükten sonra bir köy çıktı karşıma.Yolda yorgun bir şekilde seyrederken uzakta çimlerin üzerine uzanmış elini başına koymuş film izler gibi beni izleyen bir çocuğu gördüm ve ulaşmak istediğimiz Demirciler köyü olmadığı korkusuyla haykırdım : "Bu köyün ismi nedir???".Cevap : DEMİRCİLER...

    O anda içime büyük bir rahatlık ve mutluluk geldi ki anlatamam.Onca çıkış,onca yol ayrımından sonra doğru yolu bulmuştuk.Kendimi attım yem yeşil çimlerin üzerine ve bu durumu kendimce kutladım :).Köyün içine doğru yava yavaş ilerledim bu sefer bir köylü beni karşıladı.Sohbet etmeye başladık.Bizimkileri bekliyordum.Saat akşam 7 olmuştu.2.Gün hedefimiz olan Köprülü KANYONa ise daha 25kilometre kadar bir yol vardı.Lakin bizimkiler gelmek bilmedi.45 dakika kadar adamla muhabbet etmek zorunda kaldım :D.Demirciler köyünün 1300-1400mt bir yüksekliği olduğunu öğrendim.Derken bizimkiler göründü.Birisi lastik patlatmış yürüyo.Diğerleride onu takip ediyor :).Adamla sohbetimiz sırasında yolun devamı ile ilgili bilgi aldım.Adam siz yolu bitirmişsiniz artık şurayı dönün sonra Köprülü KANYON'a kadar hep iniş var hemen alırsınız o yolu dedi.Bende arkadaşlar gelir gelmez hemen patlak lastiği değiştirdim ve ekibe yeni bir oylama teklifi verdim :).

    Zor bir karardı bu.Saat 19:45...Ya bu geceyi burda geçirip işi garantiye alacaktık.Yada bu inişi karanlık pahasına yapıp hedefimize ulaşacaktık.Başta ben hariç kimse devam etmemiz konusunda oy kullanmadı :D.Sonra herkesin aklını çelmeye başladım."Arkadaşlar hedefimize ulaşmamız lazım"."Bu yolu alabiliriz arkadaşlar hep inişmiş".İlk başta hepsi yorgun bir ifade verdiler ama sonra dayanamayıp kabul ettiler.Ve hava kararmak üzere olmasına rağmen tekrar yollara düştük :D.Ekip artık yokuş çıkmaktan bıkmış bir şekilde yavaş yavaş ilerliyordu.Adamın bahsettiği noktayı geçtik birde ne görelim.Yol hala tırmanıyor ...
     
  4. ExtremeBiker

    ExtremeBiker Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    190
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    O an başlamıştı onları bu maceraya sürüklemekle kötü mü ettim kaygısı.Ha patladı ha patlayacak bir hava...Üstelik kararmak üzere...Ve hala yokuş çıkıyoruz...Ne güzel bir manzara !

    O an yine bir daha köylülere inanmama kararı almıştım.Çünkü bugün kime yol sorduysak hep iniş dedi ve kimsenin dediği çıkmadı hiç inmedik, hep çıktık tersine.Galiba hepsi bir taşıtla gittiği için her yol onlara iniş gibi geliyordu :) .

    2kilometrelik bir çıkıştan sonra iniş başladı sonunda.2 dağın arasından süzülen yol gerçekten hediye gibi oldu bize.Oleeeyy diye bağırırken müfit abinin bagaj kırıldı :) .10-15 dakika kadar kaybettik tekrar yüklemek ve sabitlemek için.Saat oldu 20:30 ve önümüzde inmemiz gereken 20km yol var.Etrafta yine kimse yok sadece orman ve biz.Bu olayın üzerine devrim in bisikletinde amortisör olmadığı için çok yavaş inmeside eklenince beklenen son gerçekleşti...

    Sonuç : Hava zifiri karanlık,hepimizde far var ama arkadaşların ki led li olduğundan hiç bir işe yaramıyor ! sadece benim halojen ile yol alabiliyoruz.Arkadaşların arkasından giderek onların önünü aydınlatmaya çalışıyorum ama yol inanılmaz bozuk !.Ekip yol almakta zorlanıyor.Bundan daha kötü ne olabilir derken.Daha kötüsü gerçekleşiyor ve hava patlıyor...

    O an ekibin bittiği andır.. :) .Ben hayatımda böyle yağmura tutulmamıştım.Adeta saniyede su gibi olduk.Kimse yağmurluğunu giymeye yada tulumunu torba ile sarmaya vakit bulamadan herşey sırıl sıklam oldu saniyede.Yol inanılmaz bir çamur ile kaplandı.Bizi adeta hortumla yıkıyordu.Herkes var gücüyle haykırıyordu.Yağmaaaaaaaaaa...Nooolur dur 1-2 saat...Nerden girdik bu yolaa ...Derken tabii anında ekibin bisiklet sürme yeteneği sıfırlandı yürümeye başladık.Ben yürümeyi tercih etmedim çünkü ayaklarımın çamurlanmasını istemiyordum.Onları yavaş yavaş takip ettim. 5km/h ile bu harika inişi geçtiğimize inanamıyordum.Yol alabildiğine iniyordu ama biz inemiyorduk :D.Eh yani bu kadar mı olur demekten kendimi alamıyordum.Tüm gün boyunca yokuş çıktıktan sonra inişi bul ve ineme...Ayrıca arkadaşları bu ortama sürüklediğim için kendime kızmaya başlamıştım.

    Yaklaşık 1.5 saat ! yürüdükten sonra ekip artık yağmuru kafaya takmaz olmuştu :D.O karanlığın içinde ileride 2 tane ışık gördük.Çocuklar gibi sevindik tabii.Yolun kenarında tek katlı bir köy evi olduğunu fark ettik yaklaştıkça.Kimsee var mııı diye bağırdıktan sonra içeriden bir kadın çıktı.Ama o yağmur sağolsun kadına bir türlü sesimizi duyuramadık ve belkide korkutmuş olabiliriz diye kadını bu rezil halimize rağmen rahat bıraktık :D.

    Biraz daha ilerledik ve bacası tüten iki ev daha !.1. eve yaklaştık mümkün olduğu kadar korkutmadan kimse var mı dedik bir kaç kere, cevap yok...Derken çocuk ağlamaya başladı içeriden.Ekip toplucaa " Haydaaa " dedi ve içeride kadın ve çocuğun yalnız olduğunu düşünerek ordan da kaçmaya karar verdik .

    Derken son ev son umut...Tek katlı çok ufak, derme çatma bu evden 6 kişi çıkarı çıktı.Önce yine kendimizi tanıtana durumu anlatana kadar baya bi uğraştık.Bisikletçi olduğumuzu ve yolda kaldığımızı anlatınca hemen içeri buyur ettiler bizi.

    Ev tek oda ve kilerden oluşuyordu.Bayram Irmak ve ailesinin tek eviydi burası ve burada kalmak zorundalardı.Ne bir televizyon ne çalışan bir buzdolabı ne de teknolojinin herhangi bir parçası...Sadece müthiş bir ateş ve minderler.O halleriyle bile bize kapılarını açtılar.Konuk ettiler.Ateşin başında elbiselerimizi kurutmamıza izin verdiler.Hatta yemeklerini bizimle paylaştılar.Gerçekten çok farklı anlar yaşıyorduk hepimiz.Belki uzun zaman daha yaşayamayacağımız anlardı bunlar.

    İlerleyen saatlerde sohbet iyice ilerledi.Çok güzel bir ortam oluştu.Komşular geldi.Gelen komşu meğer dahaönce sesimizi duyuramadığımız kadınmış :D.Öğrendiğimizde göre kadının duyma zorluğu varmış, o yüzden bizi duymamış :).Önce bizi asker sanmışlar fakat bir anlam verememişler :) .

    Bu köy sadece 3 evden oluşuyormuş !.Çocukları hergün 1.5 saat okula yürümek zorunda kalıyormuş.Sadece bir buzağı ve birkaç keçi ile hayatlarını devam ettirmek zorunda kalan bu aile bu kadar yokluk içinde yinede mutlu olabilmeyi başarabiliyordu.Evin en küçüğü 2 yaşındaki erkek çocuğuna elimizdeki tüm çikolata yada yiyecekleri hediye ettik.O günün 23 nisan olmasıda günün başka bir güzelliği idi.

    Gece bize yer yatağı ile beraber ateş başında yer hazırladılar ve onlarda yatmak üzere çekildiler.Yatmadan önce aklıma birçok şey takıldı.Onların yaşamları, benim yaşamım.İstanbulda şuanda eğlenen binlerce insan,burada elektriği bile olmadan tek eğlencesi birbiriyle sohbet etmek olan bu insanlar...Gerçekten çok farklı duygulardı...

    Yağmur gece boyunca tüm kuvveti ile yağdı.Çatısı naylonla kaplı bu yerde vuran her bir damla adeta kurşun gibiydi.Ertesi gün kalktığımızda da yağmur hala devam ediyordu.Hepbirlikte kahvaltı ettikten sonra hazırlıklarımızı tamamladık ve yağmurun biraz azalmasını beklemeye koyulduk odada.Bu esnada kafamızı bir çevirdik ki duvarda küçüçük bir saklı bölmeden yeni doğmuş bir keçi bize bakıyor.Çok şaşırdık.Meğer geceden beri o ordaymış.Onu korumak için oraya koymuşlar.Hiç sesinide çıkartmıyor.Yere indirdik ve onunla oynamaya başladık.Gerçekten çok güzeldi :) .
     
  5. ExtremeBiker

    ExtremeBiker Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    190
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Yağmur dinmediği halde yola çıkma kararı aldığımızda yağmur dindi :).Dışarı adım attık.Gerçekten inanılmaz temiz bir hava.Baharın tüm güzelliği bizi karşıladı.Bir aile fotoğrafı çektikten sonra binlerce kez teşekkür ederek çok güzel anılarla tekrar yola koyulduk...

    [​IMG]


    Ve sonunda "hep iniş abi" denilen yolu yaşamya başladık.Bu iniş bize ilaç gibi geldi.Çok eğlendik.

    [​IMG]

    [​IMG]


    Yaklaşık 15km kadar çamur inişi yaptık.

    1300 metrelerden yaptığımız bu iniş sonrasında sonunda Köprülü KANYON'a vardık.Burada hava inanılmaz açık ve sıcaktı.Kime sorsak burda yağmur yoktu siz nasıl bu hale geldiniz dedi.

    [​IMG]


    Bisikletlerin hali gerçekten içler acısıydı :)

    [​IMG]

    [​IMG]


    Bisikletlerin yanında bizimde temizlenmeye ihtiyacımız vardı :)

    [​IMG]
     
  6. ExtremeBiker

    ExtremeBiker Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    190
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Bu çamur inişi adeta medeniyete iniş oldu.Etraftaki insan ve tesis sayısı bir anda arttı.Bu bizi biraz memnun etsede önceki günleri hemen özleyiverdik.Hemen kalıcak bir yer bulup Köprülü KANYON'da rafting yapmak istiyorduk.Gerçekten çok güzel bir tur oluyordu.Her anı dolu dolu farklı bir macera ile geçiyordu.Bir pansiyon bulup yerleştikten sonra atladık traktöre ve akıntının başına doğru yola çıktık.

    [​IMG]


    Traktör üzerindeki seyahatte çok zevkliydi hoplaya zıplaya o güzel yeşili seyretmek sohbet etmek çoooook keyifliydi.Sonra 2 kano halinde raftinge başladık.Başımızda bir de rehber vardı.

    [​IMG]

    Rehber başta çok ciddi girdi olaya ama onuda yoldan çıkardık :).Kanoları çarpıştırıyor azgın suda birbirimizi devirmeye çalışıyoduk.İlk devrilen rehber oldu :D.Sertan ile müfit abi ben ile devrim bir kanodaydık.Sertanlar sürekli dönüp duruyolardı kendi etraflarında onları seyretmek gerçekten harikaydı.Bir ara gölmekten mideme ağrılar girdi.Sonra ileride bir şelalede alabora olunca onlar gözlerimden yaşlar geldi.Çok eğleniyorduk.Derken ilerde suyun ortasında taşın üzerinde kala kaldılar.Onların kurtulmasını seyretmekte müthişti.Oldukları yerde zıplıyolardı :D.Biz ne kadar uğraştıysak deviremedik botu hala ona yanarım.Sertan ve müfit abi ikilisi her türlü tadı aldılar aldırdılar.Bu güzel dakikalar için hepsine teşekkür ederim.Ayrıca SPD ile rafting yapan tek manyak benim herhalde :D.

    [​IMG]

    Bu zevkli maceradan sonra tekrar kalacağımız yere döndük ve dinlenmeye çekildik.Kaldığımız yerdeki manzarada gerçekten güzeldi.
     
  7. ExtremeBiker

    ExtremeBiker Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    190
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Ertesi gün artık Antalya nın sıcağını iyice hissederek yola koyulduk.Hedef Beşkonak,Aspendos ve Serik ti.Kısa çıkışlardan sonra Aspendos a çok güzel bir iniş yaptık.Bir güzel Aspendosu gezdik.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]


    Bol bol turist gördük.Artık iyice şehir ortamına girmiştik.Ana yoldan Serik'e doğru ilerliyorduk.

    [​IMG]
     
  8. ExtremeBiker

    ExtremeBiker Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    190
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Tabii her taraf portakal ağacı olunca en azından yeni düşmüş olanların tadına bakmadan edemedik :D.

    [​IMG]


    Daha sonra az ileride oturup tüm meyvelerin tadına bakmaya karar verdik.Daha sonra Serik'ten otobüs biletlerimizi alıp Belek'e devam ettik ve deniz sefası ile turumuza son noktayı koyduk.

    [​IMG]
    Benim için gerçekten harika bir tur oldu.Şuana kadar yaptıklarım arasında en iyisi diyebilirim.Umarım bu tatları yaşamak birgün size de nasip olur.

    Tura katılan,Sertan,Devrim ve Müfit abi ye sonsuz teşekkürler.

    (biraz uzun oldu sanırım ama bu turdan bir kitap çıkardı emin olun :)).
     
    subcycle04 ve Tuğrul bunu beğendi.
  9. mtunc

    mtunc Yeni Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    45
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Muhtesem bir gezi olmus, tebrikler...
     
  10. çağatay_çankaya

    çağatay_çankaya Onursal Üye

    Yaş:
    29
    Kayıt:
    18 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.827
    Beğeniler:
    844
    Şehir:
    İstanbul / Eyüp
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    tebrikler valla uzun ve yorucu bir gezi imiş..
     
  11. Süleyman Şatır

    Süleyman Şatır Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Mart 2005
    Mesajlar:
    1.158
    Beğeniler:
    2.857
    Şehir:
    Fatih / İstanbul
    Seviye:
    Süper bir gezi... Tebrikler... İnşallah bu geziyi ben de gerçekleştirebilirim...

    Süleyman Şatır
     
    Tuğrul bunu beğendi.
  12. hhtatar

    hhtatar Kıdemli Üye

    Kayıt:
    28 Aralık 2004
    Mesajlar:
    256
    Beğeniler:
    115
    Şehir:
    İçerenköy/ISTANBUL
    Seviye:
    Tamam: Fotoğraflar, gezi, anlatım çok güzel. Kutlarım.
    Ammaaaaa...
    Tüm çalışma şevkimi kırdınız. Teessüf ederim. :River-102
     
  13. Tuğrul

    Tuğrul Onursal Üye

    Kayıt:
    5 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.753
    Beğeniler:
    1.318
    Şehir:
    Suadiye
    Seviye:
    Nefis bir anlatım,Kartpostal gibi fotoğraflar..........

    Tebrik ederim.Çok teşekkürler.... :in:
     
  14. realist

    realist Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    12
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Serik/Antalya
    Seviye:
    Foruma geç katılmışım. Bundan böyle Serik'den uğramadan geçen olursa darılırım.

    Mehmet Köse
    Köseler Konfeksiyon
    Atatürk Caddesi No:40 (Akbank karşısı)
    Serik/Antalya
     
  15. Admin

    Admin Yönetim Kurulu

    Kayıt:
    5 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.035
    Beğeniler:
    3.680
    Seviye:
    bizlerle paylaştığınız için çok teşekkürler..zevkle okudum.tebrikler..
     
  16. grapher

    grapher Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Aralık 2004
    Mesajlar:
    1
    Beğeniler:
    0
    Tebrikler...
    muhtesem bi gezi yapmıssınız.gercekten sizleri cok kıskandım.
    Devamını diler bende burda bakar imreneyim:)
     
  17. okanrua

    okanrua Yeni Üye

    Kayıt:
    17 Haziran 2005
    Mesajlar:
    7
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    istanbul
    helal olsun beee. megersem biz yasamiyormusuz.
     
  18. ExtremeBiker

    ExtremeBiker Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    190
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Bu arada kilometre değerlerinide vereyim :

    21.04.2005 Köprülü Kanyon I

    68,86km
    03:36:22
    19,63
    58.1

    22-23.04.2005 Köprülü Kanyon II

    113,79km
    08:49:14
    13,24
    55.1

    24.04.2005 Köprülü Kanyon III
    90,16
    4:39:05
    19,87
    76.7

    2.ve 3. günü bir tutmuşum o vaziyette iken değer almak aklıma gelmedi valla :)

    Toplamda 285 kilometre cıvarında yol katetmişiz
     
  19. ExtremeBiker

    ExtremeBiker Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    190
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Beğendiğinize sevindim,gerçekten şimdiye kadar yaptığım en güzel ve özel gezi oldu.Bu rotayı herkese tavsiye ederim..
     
  20. OguzKaganAslan

    OguzKaganAslan Yeni Üye

    Kayıt:
    7 Haziran 2005
    Mesajlar:
    42
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    istanbul avcılar
    Seviye:
    okudum her kelimesini ve tüm resimlere kıskanarak baktım... gerçekten hoş bir anı olmuş sizler için... darısı bizim başımıza...