Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

-----------2012-------

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında ismetgndz tarafından paylaşıldı.

  1. ismetgndz

    ismetgndz Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Kasım 2009
    Mesajlar:
    127
    Beğeniler:
    38
    Şehir:
    Ordu/Türkiye/Dünya/Uzay
    Seviye:
    21 Aralık 2012

    Bu tarihte olması beklenen 2 felaket var!
    FOTON KUŞAĞI ETKİSİ ve NİBİRU...
    Nibiru
    Sümerler tarafından Nibiru yani geçiş gezegeni ismi verilen Babil astronomları tarafından ise Marduk olarak adlandırılan gezegendir. 2012 yılında dünyaya yakın geçiş yapacağı öne sürülmektedir. Zecharia Sitcin tarafından yapılan araştırmalara konu olmuştur. Dünyadan 4 kat daha büyük olduğu ve güneş çevresindeki turunun 3600 yıllık periyoda sahip olduğu bu araştırmalarda ortaya atılmıştır. SitchinMısır ve Mezopotamya'daki araştırmaları esnasında eski uygarlıkların da bu gezegenden haberdar olduğunu saptamıştır.

    Türkiye'de de yazar Burak Eldem konu ile ilgili bir kitap yazmış ve bu gezegenin eski uygarlıklar dönemindeki önemi ve 2012 yılında yapacağı öne sürülen yakın geçişle ilgili teoriler sunmuştur.

    Teorilere göre 10. gezegen denen Nibiru (NASA'nın 2001 KX76 olarak katalogladığı gezegen) güneş etrafındaki 3657 yıllık her dönüşünüde dünya'ya yakın olarak gelip geçerken dünya üzerinde türlü felaketlere sebep olmaktadır. Bu seferki geçiş ise kimilerine göre 2012 yılında gerçekleşecektir. Güneş sistemimizdeki elemanlar olarak Zecheria Sitchin Güneş'i ve Ay'ı da cisim olarak ele aldığında 11 cisim söz konusu olmaktadır. Nibiru'yu bu sisteme eklediğinde 12 sayısına ulaşılmaktadır (Sümer tabletlerini çeviren Sitchin'e göre). Güneş ve Ay'ı saymazsak 9 gezegenden oluşan güneş sistemimizde Nibiru 10. Gezegen olmaktadır. Zecheria Sitchin'in kitabında anlatılan 12. Gezegen ile bugün tartışılan 10. Gezegen aynı gezegendir. Son zamanlardaki Güneş sistemimizdeki gezegenlerin parlaklıklarındaki artış Jüpiter'in uyduları ile arasında iyonize bir bağlantı oluşması gezegenlerin manyetik çekim güçlerindeki artış Jüpiter Uranüs ve Neptün atmosferlerindeki sıradışı değişiklikler dünya üzerinden teleskoplarla izlenmektedir. Son aylarda tüm dünya'da görülen atmosferik anormallikler ve çeşitli büyüklükteki depremlerin yoğunluk kazanması ile ilgili açıklamalar 10. gezegenin gelişi ile ilgilidir.


    Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 686 x 514 ve %3$s KB ) Buraya Tıklayın


    FOTON KUŞAĞI ETKİSİ
    (Işın çağına giriş olarak tanımlanmakta)
    İndigo Dergisi
    Haber: Didem Çivici

    Foton Kuşağı Etkisi

    Karşımıza çıkan herhangi bir sağlam bilimsel veri yok. Tüm kaynaklarda bilimsel bir kanıtın öne sürülmediğinden bahsediliyor zira geçerli kanıtlar da yok deniliyor. Elde olan tek şey birkaç bilim adamı ve astronomun tezlerinden ve araştırmalarından ibaret. Zaten bu konu üzerinde araştırmalar yapan bilim adamları da bulundukları yerlerden uzaklaştırılmışlar. Elde olan veriler bilinen döngünün 26.ooo yıl olduğu bu geçişin belirtisi olan Schumann Rezonansı'nın değişimi ve Foton Kuşağı içerisinde bulunan yıldızların varlığından ibaret. Açıkça bir kanıt ortaya konulamamış. Foton Kuşağı güçlü elektromanyetik radyasyona sahiplik eden yoğun bir uzay boşluğu ve bazı x-ışınlarını da içermekte. Galaksi içerisine akan manyetik bir ışık olarak ta tanımlayabiliriz.

    Edmun Halley tarafından keşfedildi

    Keşif ingiliz astronom Sir Edmund Halley'in (1656-1742) günlerinde başlayan Pleiades çalışmalarıyla başladı. Halley bu yıldız grubundaki 3 yıldızın Yunanlılar tarafından belirtilen yıldızlar arasında bulunmadığını ortaya çıkardı. Yunan astronomlar ya da Halley yanılmış olabilir miydi? 1991 yılında yayınlanan bir makalede sunulan diagrama göre 6 yıldız; Merope Atlas Teygeta Electra Coeleno ve güneşimiz Pleiades'in bir yıldızı olan Alcyone'nin yörüngesindeler.Daha sonra Halley şu sonuca vardı: Pleiades takımı belli bir hareket sistemiyle ilerliyordu. Bu tez Frederick Wilhelm tarafından onaylandı. Pleiades her yüzyıl için 5.5 saniye kesin bir hareketle döngüsüne devam ediyordu.

    Altı gün içinde Dünya'nın tamamen değişeceği iddia ediliyor

    Foton Kuşağının merkez alanına girilmesiyle birlikte yaşanılması beklenen fiziksel ilk etkileşimler ise şu şekilde sıralanıyor yayınlanan bir çok raporda:

    1. gün: 21 Aralık 2012'de kör bölgeye giriş tüm canlıların beden tipinin değişmesi hiçbir elektrik aygıtının çalışmaması tam karanlık.
    2. gün: Atmosfer basıncının düşmesi herkesin kendisini şişmiş hissetmesi Güneş'in yeterli ısıtamaması dünya ikliminin soğuması (buzul çağı soğuğu).
    3.-4. gün: Atmosferin şafak vakti gibi sönük bir ışıkla aydınlanması foton etkisinin başlaması foton enerjili aygıtların çalışabilir hale geçmesi yıldızların yeniden gökyüzünde belirmeleri.

    5.-6. gün: 24 saatlik gündüz devresine giriş kör bölgeden çıkıp ana foton kuşağına giriş tüm canlıların güçlenip zindeleşmeleri dünya ikliminin ısınması foton ışınıyla çalışan gemilerin uzayda yolculuk yapmaya başlaması telepati telekinezi gibi psişik yeteneklerin ortaya çıkışı (uyanış süperbilinç).





    Foton Kuşağı etkisine ilk kez Atlantis devrinde girildiği sanılıyor

    Kuşağın başlangıç noktası küçük bir atom parçası ve onun yörüngesinde olan bir grup elektrondan ibaret. İngiliz fizikçi Paul Adrian Maurice Dirac her bir partikül için bir anti-partikül bulunduğunu öne sürmüştü. 1932'de Carl David Anderson bu anti-partikülü buldu ve ona "positron" adını verdi. 1956'da anti-proton ve anti-nötron keşfedildi. Bir anti-partkül şekillendiğinde sıradan bir partiküller evreninde meydana gelir ve bu bir elektronla buluşup çarpışmasından önce bir anlıktır. Bu çiftin toplam kütlesi "Foton" formunda enerjiye dönüşür. Bu yeni ve önceden görülmemiş bir enerji kaynağı gücü sunar.

    1961 yılında uydu kaynaklı araçlar tarafından bir foton kuşağı keşfedildi. Bu kuşağın gezegenimizden 400 ışık yılı uzakta olduğu açıklandı. Astronom Jose Comas Sola yedi yıldızlı Pleiades takımı üzerinde özel bir çalışma yaptı ve bir sistem oluşturduklarını keşfetti ki bizim güneşimiz ve daha pek çok yıldız da bu sistemin parçalarıydılar ve her biri kendi gezegensel sistemlerine sahipti. Güneşimiz bu sistem yörüngesini 24.000 yılda tamamlıyor. Bu 24.000 yıl iki bölümde alınıyor; 10.000 yılı karanlık (ya da Galaktik Gece) 2000 yıl ise Foton Kuşağı'nın ışığında geçirildiği sanılıyor. Ve bazı bilim adamları tarafından bulunduğumuz dönemin ışık bölgesine geçiş olduğu tahmin edilmekte. Tahmin edildiğine göre böyle bir olay dünyanın oluşumundan beri bir kez deneyimlendi ve bu tarihin de Atlantis devrine rastladığı öne sürülüyor.

    Foton Kuşağı temel olarak 3 elementi içermekte. İlki "Null Zone" (sıfır bölgesi). Bu bölge madde ve madde olmayan parçaların kuşağın proton parçalarını oluşturmak için çarpıştıkları bölge. Burası ayrıca Pleiades yıldız sisteminin elektromanyetik alanlarının etkisiz bırakıldığı yer. Bu süreç bilinçlilik seviyelerimizi değiştirecek ve evren yapısına farklı bir açıdan bakmamızı sağlayacak. Diğer bölme ise foton ırmağı ile sıfır bölgesinin (null zone) iç kenarı arasında olan akım alanı. Bu bölgeye geçişle daha yüksek boyuta geçiş imkanına sahip olunacak.



    2012'de Işık devrine geçiş yapılacağı söyleniyor

    Foton Kuşağı Dünya ile çarpışmak üzere olan yoğun bir foton(ışık parçacıkları) enerji bandı olarak rapor ediliyor. Ulaştığında 5 günlük bir karanlık elektriksizlik yoğun ufo inişleri insanlık için psişik yeteneklerin ortaya çıkması insan bedeninde oluşan değişimler (transformasyonlar) ve daha pek çok değişim beklenmekte. Şu anda karanlık dönemin sonunda olduğumuz ve bu dönemin 2012'de son bularak 2000 yıllık "ışık" devrine geçiş yapılacağı söyleniyor. Yıldız aktivasyonu güneş sistemimizin Pleiades (Alcyone yıldızı) Sirius Arcturus Orion ve Andromeda ile aynı sıraya dizilmesi ile başlayacak. Yaşanılacağı tahmin edilen en büyük deneyim ise bu kuşağa girildiğinde şu anda bulunduğumuz 3. boyuttan 5. boyuta yükseleceğimiz. Bu sıçrayış elbette ki beraberinde bir çok farklılık ve mutasyonlar getirecek. Şimdiden deneyimlediğimiz olaylar da aslında bu sıçrayışı doğrular nitelikte: ciddi iklim değişiklikleri kıta transferleri v.s. Ayrıca bu kuşağa girildiğinde bilinçlilik boyutlarının her birine geçiş imkanına sahip olacağımız tahmin ediliyor. Şu anda küresel bilinç değişiminin sonuçlarını da birebir deneyimliyoruz aslında. Dünyayı kasıp kavuran savaş ortamı toplumlar arası anlaşmazlıklar politik sürtüşmeler ve olagelen olumsuzlukların da bu geçiş döneminde ya da "null zone"da bulunmamızdan dolayı olduğunu düşünebiliriz.

    Bütün canlılardaki değişim

    Yaşadığımız bu dönem ve beklenen değişimler kutsal kitaplarda mitolojide ve bilim adamları tarafından da ayrıntılı şekilde incelenmişti. Raporlara göre Foton Kuşağı'na girildiğinde gökyüzü ateş gibi gözükecek ancak soğuk olacak. Bu değişim ve yansımalar elbette ki içine girilen kuşağın etkileriyle birlikte ortaya çıkan kimyevi değişimler ve tranformasyonların sonucunda kendilerini açığa çıkaracaklardır. Kuşağa ilk önce güneşimizin girmesi halinde ani bir karanlığın olması da söz konusu ki bu sürenin 110 saat kadar sürmesi tahmin ediliyor. Güneşsel radyasyon ve Foton Kuşağı'nın arasındaki etkileşim gökyüzünün yıldızlarla dolu gibi gözükmesine neden olacak. Dünya bu kuşağa girdikçe tüm moleküller uyarılmış olacak ve atomlar mutasyona uğrayacaklar. Bu duruma bağlı olarak fiziksel yapılarda (insanla birlikte hayvan ve bitki aleminde de) farklılıkların meydana gelmesi bekleniyor tabii ki.

    Null Zone ve Schumann Rezonansı

    Bu kuşağa girmeden önce yani bu zamanda "Null Zone" (sıfır bölgesi) denilen zaman deneyimlenmekte. Bu dönem boyunca sismik aktivite ve volkanik hareketlenme görülüyor. Ayrıca iklim değişiklikleri ve buna bağlı olarak şiddetli tayfunlar fırtınalar ve hortumlar gözlemleniyor. "Null Zone" bir başka deyişle madde ve madde olmayan bütün partiküllerin yok edildiği yer. Oluşacağı beklenen bu foton etkisi çok önemli zira bize yeni bir enerji kaynağı sunacak. Bu kaynak doğal olarak fosil yakıtlara bir son verecek ve bunun sonucunda da tahmin edildiği üzere daha yaşanılabilir bir dünya oluşturulmuş olacak. Bu bölgeye geçişin kanıtı olarak gösterilen en güçlü kaynak ise Schumann Rezonansı. Dünya'nın kalp atışı olarak nitelendirilen bu titreşim daha önceki zamanlarda 8.1 iken günümüzde 12.1'e yükselmiş durumda ve hızla yükselmekte. 13.0 olduğunda ise "Null Zone"un tamamlanmış olacağı rapor ediliyor. Astrofiziksel hesaplamalara göre Foton Kuşağı'na saatte 208.800 km hızla gireceğiz. Kuşağın enerjisi fiziksel sonuçların yanında eterik ve spiritüel anlamda da kendini gösterecek.

    Bilimsel veriler ciddi ve hızlı bir değişim olduğuna işaret ediyor

    Rus bilim adamları tarafından açıklanan değişimler de galaksinin merkezinden gelen enerjinin varlığını teyit eder yönde. Dr.Alexey N.Dmitriev'in çalışması gösteriyor ki gezegenlerin atmosferleri gezegenlerin kendileriyle birlikte büyük bir hızla değişim geçiriyor. Örneğin Mars atmosferi zamanla daha kalınlaşıyor; Ay kendi atmosferini oluşturmakta. Ya da bu tarz bir değişimi kendi gezegenimizde görebiliyoruz: atmosferdeki HO(hidroksit) oranı daha önce hiç ölçülmediği kadar fazla. Bu oran küresel ısınma florkarbon emilimleri ya da bu tarz oluşumlar sonucu oluşmuyor; sadece kendilerini gösteriyorlar. İyonosfer tabakasında plazma jenerasyonu magnetosferde magnetik fırtınalar atmosferde ise siklonlar aracılığı ile enerji boşalımları oluşumları gözlemleniyor. Daha önceden nadir rastlanan atmosferik yüksek enerji fenomenine artık daha sık ve yoğun rastlanmakta. Gaz-plazma zarfının maddesel birleşimi de transforme olmaktadır. Gezegenlerin manyetik alanları ya da parlaklıkları da hızla değişiyor artıyor. Jüpiter Venüs Uranüs ve Neptün bu sonuçların alındığı gezegenlerden.

    Rus Ulusal Bilim Akademisi Foton Kuşağı üstüne çalışmalar yapıyor

    Dünyamızda eyleme geçmiş olan transformasyonlar ise aşikar. Gün be gün artan sismik aktivasyon volkanik hareketlenmeler ve diğer bir çok doğal felaketler elbette ki gözlerden kaçmıyor. Dr.Dmitriev'in belirttiği ve dikkat çektiği nokta ise bu çeşit bir değişimin dünyada daha önce 10.000 yıl önce görülmesi. Burada göze çarpan ve bazı topluluklar tarafından ortaya atılan konu ise güneş ile dünyanın değişimleri arasındaki bağlantı. Maalesef bu tarz konularda çoğu bilgi ifşa edilmiyor. Bu tarz araştırmaların yapıldığı bir merkez de Sibirya'daki Rus Ulusal Bilim Akademisi. Burada yapılan çalışmalar sonucu edinilen bilgi ise şöyle: Şu anda Güneş Sistemi'nde yaşanılan enerjisel değişimin tek olası sebebi farklı-daha yüksek olan bir enerji alanına giriyor olmamız olabilir. Ve bu yüksek enerjiye geçişin sonucunda DNA spirallerinin kendileri de değişim geçirmekteler. Şimdiye kadar hayatımızda yer alan bilim araştırmaları sonucu elde ettiğimiz bilgilerle ortaya çıkarılan 2 sarmallı DNA yapısı hızla mutasyona uğramaktadır. Bu sıçrayışla da bu sarmalın 2'den 12'ye çıkacağı biliniyor. Bu enerji emiliminin Güneş Sistemi'ndeki tüm maddelerin özünü değiştireceği bekleniyor ki bir bir de deneyimliyoruz çevremizde.

    Aslında tüm bunlar hücresel ya da ruhsal boyutta olsun bize pek yabancı değil. Çevremizde her an deneyimlediğimiz olayların dökümü sadece. Kainata dikkatlice baktığımızda ve onu içsel sesimizle dinlediğimizde bunlardan farklı bir şey duymayacağımız da aşikar. Hergün yaşadığımız ve gün geçtikçe artan doğal felaketler politik sürtüşmeler savaşlar içsel değişimler binlerce yıldır beklenilen dönemin getirileri elbette. Bunların hepsi asırlardır bekleniyordu; kutsal kitaplarda olsun kadim medeniyetlerin yazıtlarında olsun her zaman karşımıza çıktılar. Şimdi ise bu değişime tanık oluyoruz ve yeni dönemin getirdiği farklılıklara yaşamlarımızı adapte etmeye hazırlanıyoruz. Zira başka seçeneğimiz de yok; ya değişimi kabul edecek ve "bir" olacağız ya da eski enerji ile birlikte savrulmayı göze alacağız.



    ÜÇ GÜNLÜK KARANLIK


    F. Joseph Montagna tarafından derlenmiştir. (Kirael'in BÜYÜK DEĞİŞİM kitabından alınmıştır.)

    Derin bir endişeyi ifade ederek başlamama izin verin. Üç Günlük Karanlık korku ve panik ile değil Dünya'nın 4. Boyuta yükselişi ile ilgilidir. Lütfen anlayın bu sadece sizi yükseliş işlemine hazırlamak için bir girişimdir. Bu Değişim sevgi ile ilgilidir ve hissettiğiniz korku kendi seçiminizdir. Akıllıca seçim yapın dostlarım çünkü Değişim farkındalığın uyanışının başlangıcı olacak.

    Aslında Üç Günlük Karanlık Dünya Ananın Foton Kuşağına girişi ile ilgilidir. Bu olay Üç Karanlık Günü kapsamaktadır ve bu Değişimin ya da 4. boyuta (5. boyuta) yükselişin müjdecisi olacaktır. Bu dönem boyunca size neler olacağı hakkında kısa bir özet yapmama izin verin. Bütün olay 7 ya da 10 günlük bir dönemde gerçekleşecek fakat lütfen bu rakamların kesin olduğunu düşünmeyin çünkü 1 gün az ya da çok olabilir.

    İLK GÜN

    İlk gün tam tamına bir kargaşa hissi olacak. Bu korku yaratmak için tasarlanmamıştır. Evet Yaratıcı korkuya izin verir ama siz bu korkuya kapılmak zorunda değilsiniz. Bu yazıyı okuyanlar o dönemde ortaya çıkacak olaylara önceden hazırlanmış olacak. Hala korkuyu önlemek için çaba sarf etmelisiniz çünkü bu olay bütün Dünyada nüfuz edecek. Bu herkesin korkularını iyileştirerek Değişimi gerçekleştirdiğinden emin olmak için Işık Varlıkları tarafından planlanmıştır. Ve yine korku içinde yaşadığınız için aslında bu korkudan birçok iyi şey yaratıyorsunuz. Korkularınızı iyileştirmek tamamen Yaratıcı'nın planının bir parçasıdır.

    Bu şimdi neden şu anki korkularınızı ele almanızın gerektiğinin başka bir nedenidir. Korkularınızın üstesinden gelmede ve onları yok etmede deneyim kazandıkça Değişim ile daha iyi başa çıkabileceksiniz.

    Bugünlerde uğraştığınız bazı korkularınız şöyle senaryolar içermekte: Faturalarım ödenecek mi? Evli kalacak mıyım kalmazsam eğer ne yapacağım? Bütün paramı aptal bir yatırımda kaybedecek miyim? Evet bunların hepsi gerçek fakat yapmanız gereken tek şey probleme karşı koymak ve onu (bilincinizde) berraklık yaratacak noktadan ele almaya hazır/gönüllü olmak. Böylece daha az korkutucu ve yönetilebilir olacaktır.

    İşte bu yüzden kendinizi tanıma çalışmalarınızı ve diğer derslerinizi zamanında tamamlamanız vurgulanmaktadır. Korkularınızın üstesinden gelmeyi mümkün olduğu kadar iyi öğrendiğinizde Değişim bir kabustan çok bir macera haline gelecektir. Uygulama/çalışma mükemmeli getirir.

    İlk gün boyunca kitlesel hastalık ve görünüşte yıkıcı bölünme illüzyonu ile titreşeceksiniz. Tam anlamıyla 3. Boyutu terk edecek ve 4. Boyuta gireceksiniz Foton Enerjisiyle birlikte. Dünyanın değişimini o güne kadar hiç deneyimlemediğiniz kadar çok hissedeceksiniz. İlk 12 saatte ya da gün boyunca pek ortalıklarda dolanmak istemeyeceksiniz. Durağan kalmaya zorlanacaksınız.

    Bu Dünya Ananın ani fren yapma yöntemidir. Bu dönem boyunca kendini sarsacak ve birçok özelliğini yeniden düzenleyecek. Bütün bunların hepsi daha şimdiden planlanmıştır ve Dünya kendini yok etmeden ne kadar ileri gideceğini tabi ki bilmektedir. Bu sizin ilk işaretiniz olacak #8211; kitlesel kargaşanın ortaya çıkışıyla onu takip eden Dünya ananın gürlemeleri.

    Buna göre daha önemli bir çok deprem yaşadınız bile. Aslında bu sefer depremler hemen hemen sıradan bir hale gelecek. Sizin 8 ya da 9 Rihter Ölçeğinizden bahsetmiyorum daha çok 5 ya da 6 hatta daha az çünkü bu Dünya Ananın kendini Değişime hazırladığına işaret etme şeklidir. Bununla birlikte kendini boyut enerjisinin 3.den 4.ye ilerlediği ve Foton Kuşağı enerjisinin Dünyayı içine çekmeye başladığı son Değişim pozisyonuna yerleştirdiğinde 3. Boyuttaki son dönüş aşamasını hazırlayacak. Sonuç olarak yaklaşık ilk günün 12 veya 16 saat sonrası kalan zamanlar tam anlamıyla zor olacak. Lütfen panik yapmayın! Kaç kere hatırlatılmaya ihtiyaç duyuyorsunuz biliyor musunuz? Lütfen panik yapmayın! Bu ilk saatlerde sakin kalabilirseniz her şey yerine oturmaya başlayacak çünkü başlangıçtaki deprem sarsıntıları ve bölünmeler şiddetle azalmaya başlayacak.

    Ortaya çıkmaya başlayacak diğer özellikler sıcaklıkta ve güneş ışığında azalmalar içerecek. Daha sonraki birkaç gün boyunca hava akşam üstü gibi olmaya başlayacak. Bu noktadan itibaren çok fazla güneş ışığı görmeyeceksiniz en az bu değişimi atlatana kadar.

    Bu zaman süresince dehşet verici bir uyanış meydana gelmeye başlayacak. Psişik / telepatik yetilerinize bağlı olarak öbür tarafa geçmiş olan arkadaşlarınız ve akrabalarınız sizinle iletişime geçebilecekler. Bu sizin bir çoğunuzun daha önce hiç deneyimlemediği / yaşamadığı bir biçimde görevinizi yerine getirmenize imkan verecek. Bu son yıllarda bir çok ruhsal rehberin size neden şiddetle MEDİTASYON yapmanızı önermesinin bir başka sebebidir. Bu söz vurgulanmalıdır ona önem vermeniz gerektiği için.

    İKİNCİ GÜN

    Bu gün artan karanlık bütün Dünya'ya nüfuz etmeye başlayacak daha önce hiç yaşamadığınız / hissetmediğiniz bir soğukla birlikte. Bu derin bir soğuk olacak çünkü içinize işleyecek. Bu zamanda karbon temelli olmayan diğer varlıklarla da bağlantı kuracaksınız. Bu neden korkuya dayalı bir hayat yaşayamayacağınızın bir başka sebebidir yüzleşeceğiniz şey en büyük sınavınızın bir kısmı olacak. Anlamanız gereken tek şey; BU BİR TEST! Yapmanız gereken şey Işığı üstünüzde tutmak böylece farkındalığınız yükselecek ve sınav yok olacak.

    Üçüncü gün Dünya Ana tamamıyla Foton Kuşağına girmiş olacak ve Dördüncü Boyuta gerçek geçiş meydana gelecek. Bu zamanda Foton Enerjisi Yeryüzünü tamamen saracak ve Üç Günlük Karanlık başlayacak. Foton Kuşağının dış bandı üçüncü boyutun özünü temizleyip dördüncü boyut enerjisini ateşleyebilmek için son derece yoğundur. Karanlık varolacak çünkü ışık parçacıkları o kadar yoğunlaşacak ki "yok" görünümü alacaklar. Bu dış banttan çıkış yaklaşık üç
    gün sürecek ve tamamıyla karanlığın içine çekilmişsiniz gibi görünecek. Zamana takılıp kalmamaya çok dikkat edin aldatıcı olacaktır ve enerjinin yerleşmesinin ve sakinleşmesinin daha uzun sürmesine sebep olacaktır.

    Foton Enerjisi içine girildikçe güneş ışığını tamamen engelleyecektir. Bu gerçek bir karanlık oluşturacaktır. Foton Kuşağının özü güneş ışığını engelleyebilecek güçtedir. Her nasılsa güneşin termal enerjisinin bir kısmı Foton Enerjisini delip geçebilecektir böylece bir "Buz Çağı" yaşamayacaksınız. O kadar şiddetli olmayacak ama inanın ki çok soğuk olacak. Bedeniniz bir çoğunuzun deneyimleyeceği hareketsizliğin karşılığında titreşimsel bir değişime uğrayacak.

    Dışarıya çıkıp sorunları halletmeye çalışmak hiçbir şey ifade etmeyecek. Aşağı inip köşedeki dükkan açık mı diye bakmaya gitmeye çalışmak gerekmeyecek. Açlıktan ölmeyeceksiniz. Üç günde kimse açlıktan ölmez. İlk aşamada metabolizmanız değişecek böylece yemek ihtiyacı hissetmeyeceksiniz. Onun yerine sadece çok hafif maddeler yiyeceksiniz. Başlangıçta sadece Yaratıcının Işıktan oluşturduğu bitki alemi var olacak. Bu Yaratıcının size sağladığı ama her nedense bu noktaya kadar akıllıca yararlanamadığınız bir şeydir. Artık bu bitkileri sadece akıllıca kullanmakla kalmayıp titreşimlerinin gerçek özünü / aslını da öğreneceksiniz. Eminim ki bazılarınız bu duruma uyumlanmakta zorluk çekecek fakat birçoğunuz bu yeni yiyecek kaynağından zevk alacak.

    Aynı zamanda bu olay gerçekten Yeryüzünü içine çekecek bu olayı tamamıyla yaşamak kaderinde olanlar titreşimsel beden transferi ve hareket birliği hakkında zaten bilgilenmiş durumda olacak böylece fiziksel öz tamamen korunmuş olacak. Bütün bu günlük / olağan seviyede öğrendiğiniz şeyler çok uzak gelecekte olmayan o zamana bir hazırlanış şekli.

    Bu üç günlük karanlık ve soğuk döneminin ortasında dünya populasyonunun çoğu güçsüz ve hareketsiz halde olacak. Öyle yavaşlamış olacaksınız ki bu üç gün şimdiki zamandaki gibi geçmeyecek ve böylece korkunun bir kısmı ortadan kaldırılmış olacak. Yoğunluğun bu kısmından geçişinizi zar zor hatırlayacaksınız. Bu olay başladıktan ve üç günün ilk gününü geçirdikten sonra kendi içinizde tamamen kış uykusu halini alacaksınız.

    GEÇİŞTEN SONRA

    Bu karanlık günlerden çıkışınız en uç beklentilerinizin bile ötesinde olacak. Karanlık dağılınca günışığı gelmeden önce başka bir 2 ya da 3 günlük bir dönem yaşayacaksınız. Bu dönemde hava akşam karanlığı gibi olacak. İlk adımınızı attığınızda daha önceki gibi ayaklarınızın artık yere değmediğini farkedeceksiniz. Havada sıçrayabildiğinizi bir süre orada kalabildiğinizi yavaşça yere inebildiğinizi keşfedeceksiniz. Yeni enerjinin hala yoğun olduğu bölümler olacak yani bazen aldatıcı durumlar olabilir.

    Bedeninizin içinde hareket eden bir şey hissedeceksiniz ve bedeninizi içinizde ışık saçan bu yeni enerji ile doldurabildiğinizi keşfedeceksiniz. Yeni sizi içine çeken bu yeni hissi seveceksiniz.

    Bu yenilikle baş etmeyi yeni realitede size yardımcı olacak öğretmenlerin rehberliğinde öğrenmeniz iki yıldan dört yıla kadar bir zaman dilimi gerektirecek. Bu öğretmenler paylaştıkları için onurlandırılacaklar ve siz de onları takdir edeceksiniz. Şimdi neden hepimizin derslerimizi Geçişten önce tamamlamamız gerektiğini anlamaya başlıyor musunuz? Böylece daha sonra bunları deneyimlemeye gerek kalmayacak.

    Tamamlanmamış her deneyimi direkt olarak bu yeni realiteye taşıyacaksınız bu nedenle Geçişten önce mümkün olduğunca hazır olun ki diğerleri yeni hızda ilerlerken siz değerli vaktinizi onlarla boşa harcamayın.
    Onca zaman geçmesine rağmen neden hala acıkmadığınızı merak edeceksiniz. En ufak bir açlık hissetmemekle kalmayıp vücudunuzdaki yağlar / şişmanlık da hepsi olmasa da çoğu yok olacak. En sonunda açlık duyduğunuzda Yaratıcının bizim için yetiştirdiklerini yemek ihtiyacı hissettiğinizi fark edeceksiniz. Aslında hep orada olan ama daha önce asla farkedemediğiniz bitkileri göreceksiniz. Birini alacak ağzınıza atacaksınız ve o da yavaşça ağzınızda çözülecek ve siz de enerjisinin sisteminizde ortaya çıkışını hissedeceksiniz. Ve sonra birden değişik nefes aldığınızı fark edeceksiniz. Nefesiniz başınızın tepesinden gelecek ve alışılmadık bir biçimde tamamen bedeninizi dolduracak. Böylece Geçişten sonraki ilk birkaç gün daha önce deneyimlediğinizden alışık olduğunuzdan farklı olan her şeyle işlev görmeyi öğrenmekle geçecek.

    Bir çok yeni şey yeni ve aydınlanmış düşüncelerinizi meşgul edecek. Bütün düşünme sisteminiz fazlasıyla açık olacak ve hafızanız hazır olduğunuzun da ötesinde olacak. Yaklaşık 2000 yıl boyunca Dördüncü Boyutun zevkine varacaksınız.

    Genel anlamda dostlarım bu sarsıcı bir dönem gibi görünmesine rağmen (bu dönem) toplu aydınlanma sürecinin başlangıcıdır. Hepiniz bir çok yaşam boyunca yükselişin tamamını hatırlamak için hazırlanıyorsunuz. Hiçbir şey boşa gitmemiştir. Derslerinizi büyük bir ilgiyle ve istekle öğrenin böylece eski bavullarınızı yeni ve heyecan verici çağa taşımamış olursunuz.

    Her birinizin yaşam planı belli başlı deneyimleri içerir ve her deneyim yeni bir anlayış düzeyi yaratmak için tasarlanmıştır. Bir dersi kısa kesmeyi seçtiğiniz her seferinde o ders daha sonra üstünde çalışasınız diye yeni realiteye ertelenir. Deneyimleme ihtimallerini asla geri çevirmeyin.

    Her şeyin geçmişte hayalini kurduğunuz bir yere taşınmış olduğu yeni bir enerjide uyandığınızı düşünün. Çevrenize baktığınızda ve hayatın potansiyellerini incelediğinizde hayat göz alıcı güzelliktedir. Ve sonra yeni bedeninizi ve onun yeni enerjideki yetilerini anlamaya başlarsınız. Her nasılsa tamamlanmamış öğrenim durumuna uygun olarak Yüksek Benliğiniz daha önce kaçtığınız belli başlı deneyimleri tekrarlamak zorunda olduğunuz bir plan yapar. Tüm varlığınızla yeni enerjiyi deneyimlemek / yaşamak isterken bütün dersler tam öğrenilmeden bir adım dahi ileri gidemeyeceksiniz. Bu yüzden hiç bir ihtimali göz ardı etmeyin. Yüksek Benliğinizin sizin için yarattığı her şeyi büyük bir arzuyla tamamen öğrendiğinizden emin olun çünkü bu sizin yeni bin-yıla girişinize izin verecek.

    Bu sadece başlangıç. Bu kısa süre zarfınca toplam deneyimi yargılamayın ve en önemlisi PANİKLEMEYİN!







    İkiside Tahminler doğrultusunda 21.12.2012 tarihlerinde gerçekleşecek.





    Kaynaklar:

    http://www.sanctusgermanus.net/curre...ton Belt.htm

    http://www.bibliotecapleyades.net/es..._fotones_4.htm

    http://www.burlingtonnews.net/photonbelt.html

    http://www.tmgnow.com/repository/glo...ophysical.html

    http://www.diagnosis2012.co.uk/new.htm



    -ALINTIDIR!-
     
  2. nükleer kedi

    nükleer kedi Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    716
    Beğeniler:
    483
    Şehir:
    Sincan
    Seviye:
    Hepsi şehir efsanesi :D
    Bu arada bir de Güneş maksimumu var 2012 senaryolarında :D
     
    Onur Kahraman bunu beğendi.
  3. ismetgndz

    ismetgndz Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Kasım 2009
    Mesajlar:
    127
    Beğeniler:
    38
    Şehir:
    Ordu/Türkiye/Dünya/Uzay
    Seviye:
    foton çağı olsaydı iyi olurdu bee!:D
     
    nükleer kedi bunu beğendi.
  4. nükleer kedi

    nükleer kedi Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    716
    Beğeniler:
    483
    Şehir:
    Sincan
    Seviye:
    21 Aralık 2012'de olması saçma. Aslında o 20 Aralık 2012'de olmalı çünkü
    20.12.2012 yani 20122012. Sizce de ilginç değil mi? Bir ara 6 Haziran 2006 olayı vardı. Çoğu kişi o tarihte doğum gerçekleşmesin diye sezaryan bile yaptırmıştı sanırım :D
    666 foreva :D
     
  5. nükleer kedi

    nükleer kedi Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    716
    Beğeniler:
    483
    Şehir:
    Sincan
    Seviye:
    Bir de işin içine "NASA" gibi halkın gözünde bilimde en üst yerleri katarak olayı bilimselleştirme çabası var :D
    NASA'nın bulduğu o cüce gezegenin (Ixion) yörünge acayipliği 0.24 kadar. Yani Dünya'yı bırakın Neptün'ün yörüngesini bile kesmiyor. Ayrıca cüce gezegen 2070'de günberi* oluyor. Ayrıca periyodu da öyle binlerce yıl değil 250 yıl :D


    *Günberi (perihelion): Güneş'e en yakın nokta
     
  6. Onur Kahraman

    Onur Kahraman Bisikletkolik

    Kayıt:
    19 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.448
    Beğeniler:
    987
    Şehir:
    EU
    Seviye:
    2006'da sözde dev meteor düşücekti dünyamıza :)
    marmara depreminide amerikalılar deney yaparken oluşturmuştu :D
    bunlar halkı sansasyona uğratmak içindir.ortada bilimsel çalışma yok birşey yok.
    :) :)
     
  7. Sercan Sözer

    Sercan Sözer Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    14 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    515
    Beğeniler:
    340
    Şehir:
    İstanbul/Tuzla
    Adı:
    Sercan S.
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Bana göre hepsi saçmalık.
     
  8. Haşim Okyay

    Haşim Okyay Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.246
    Beğeniler:
    4.692
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
  9. IbrhmAkgl

    IbrhmAkgl Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    283
    Beğeniler:
    209
    Şehir:
    Çarşamba/SAMSUN
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    İnsan tırsıyor biraz...
     
  10. GokmenOzyurt

    GokmenOzyurt Bisikletkolik

    Kayıt:
    28 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.237
    Beğeniler:
    727
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    olursada olsun ne olacakki olacağı varmıs :)