Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

19 Temmuz Kilyos

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında çirkin tarafından paylaşıldı.

  1. çirkin

    çirkin Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    2 Haziran 2009
    Mesajlar:
    867
    Beğeniler:
    1.554
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    04:50 telefonum önce titriyor. Komidinin üst rafı boş olduğundan titrerken sanki kafamın içinden tren geçiyormuş gibi oluyor. Hemen peşinden de telefonun alarmında mekanik, donuk bir kadın sesi. Heceleyerek söylüyor. U-yan-ma za-ma-nı, sa-at dört el-li. İyi erkek sesi kullanmamışlar hiç kalkmazdım yoksa. Ölü gibi kalktım bu sefer. Hemen meteoroloji raporuna bakmak için perdeyi açtım. Gökyüzü kan kırmızı ve sisli. Görüş mesafesi 50 mt ya var ya yok. Sade koyu bir kahve hazırlayıp, kızarmış ekmek ve krem peynirle açılışı yapıyorum. Cartoon network te adam gibi bir çizgi film yok. Ayrıca niye olsun ki. Bu saatte hangi insan evladı ayakta ki. TV yi kapatıp biraz oyalanıyorum. Maksat bu kadar karanlıkta yola çıkmayayım. 05.25 te evden dışarı atıyorum kendimi. Güvenlik hala uyukluyor.Kapıyı açması için onu uyandırıp siteden çıkıyorum. Bu gün büyük gün DAYİG’in kuruluşu var. Km saatimi sıfırlayıp, yola revan oluyorum. Klasik Sabiha Gökçen yolunu inmeye başlıyorum. Sis o kadar yoğun ki kollarım ve üstüm başım hemen ıslanıyor. Kaskın siperliğinden damlayan sular gözlüğü kapayınca mecburen gözlüksüz yola devam ediyorum. Çok ilginç Kaynarca istasyona 2-3 km kala bomboş otoyolun kenarında adamlar görüyorum. Saat 06:00 ya var ya yok. Yolun kenarında araçların çöp filan attığı boş bir arazide karpuz kesmiş yiyorlar. Doğaları gereği ben geçerken anlamsız sesler çıkarıyorlar. Henüz sosyoloji biliminin sınırlarına girmemiş hala antropolojinin ilgi alanındaki bu adamlara şaşırmamak mümkün değil. Sabahın o saatinde ne karpuzu biir,hadi ona eyvallah etsek niye çöplükte yiyorsunuz ikii. Ama eşyanın tabiatı işte. Kaynarca istasyona varıp treni beklemeye başlıyorum. 10 dakika var. Tren bomboş. Sanki hep oradaymış ya da trenin bir parçasıymış gibi uyuklayan birkaç kişiden başka kimse yok. Niyeyse 07:10 vapuruna yetişmeye çalışıyorum. Hâlbuki defalarca kere okudum. Kadıköy 07:40 buluşulacak. Eh insanın bir eşref saati olurmuş, bir de eşek saati. Bizim ki ikinci kategoriye giriyor böylece. Haydarpaşa da kapıyı açın kapıyı diye güvenliğe bağırıp şimşek hızıyla Kadıköy’e geçiyorum. İşte vapurdayım. Da kimse yok. Tövbe, Reha isminde bir arkadaş var. Ona sorunca ümmet-i pedal nerede diye ışıklar yanıveriyor kafamda. 40 dk erken geldim. Bir de millete ben yetişemem demiştim. Olan oldu bir kere. Eminönü’ne geçince orada arkadaşlarla buluşuyoruz.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Birkaçımız hemen büfe önüne konuşlanıp götüren boğa moduna geçiyoruz. Bir tost ve bir sosisliyi limonata eşliğinde grubumuza yakışır bir şekilde temize havale ediyorum. Nihayet ekibin geri kalanı da gelince ekibimizde ki iki hanımdan biri olan Zuhal rotayı belirlemek üzere öne geçiyor ve start alıyoruz.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Balat,Alibeyköy üzerinden Hasdal kışlası, Kemerburgaz,Bahçeköy,Zekeriyaköy,Demirciköy,rotasından bol rampalı bir yoldan Kilyos’a varacağız. Kemerburgaz tarafında mola verdiğimizde bir patlak lastik uyarısı geliyor. Elbirliği içinde hemen değiştiriliveriyor. Buradaki dik inişten hızlı indikleri için arkadaşlara uyarı yapıyor ayrıca sinsi gibi gidip Kudu’ya da şikâyet ediyorum.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Vural hazırladığı DAYİG(Dağ Bisikleti Yeme İçme Gurubu) pankartlarını dağıtıyor ve hep beraber fotoğraf çektiriyoruz.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Yumuşak G’nin arkasına saklanan kişi ZUHAL’dir. Tüm bisiklet camiasına da duyurulur. Bahçeköy’e girmeden bir kahvede mola verip soda takviyesi yapıyoruz.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Kadir elinde sigara rampa çıktığı, hem de herkesten önce çıktığı için beni sinir ettiği yetmezmiş gibi bir de ağzının kenarında sigara rampayı bisikleti şaha kaldırıp bir müddet tek teker çıkıyor. Gıcık kere gıcık. Yolda Cemal yanılmıyorsam ayağına kramp girdiği için geride kalıyor. Sevgili Tolga tıbbi müdahale için hemen dönüp ilgileniyor. Kudu bir ara ağzında düdük trafiği kesip polislik yapıyor.
    [​IMG]
    Belki kıyafetinden belki başka nedenlerden kimse yahu sen kimsin demiyor. (Sıkıysa desin) Kilyos’a girerken sert virajlı çok dik bir rampadan ineceğiz. Vural dikkatli inilmesi konusunda uyarılarını yapıyor ve inişe geçiyoruz ama o da ne. O kadar tehlikeli bir inişte arkadaşlar Battal gazinin torunu edasında arabalara makas atıp şimşek gibi iniyorlar. Yanınızdan geçerken uyarı hak getire tabi. Virajın ötresini görmeden, araç var mı yok mu bilmeden, yola tam hâkim olmadan tamamen cahil cesareti ürünü hareketler. Nihayet bu sorumsuzluk ve şımarıklık meyvesini kaçınılmaz olarak veriyor. Sevgili Hüseyin aniden önüne geçen birine çarpmamak için fren yapınca kendini yerde buluyor. Tüm cüssesi güzellik dolu Tolga da Hüseyin’in ön tekere çarpıp zor duruyor. Sonuç omuzu kolu ve bacağı soyulmuş bir arkadaşımız. Tolga hemen ilk yardımı yapıyor ve Hüseyin’in kolunu ve bacağını bandajlıyor. Hüseyin o kadar yolu yaralı ve kolu bacağı kanayarak bizimle gelecek ve akşama kadar suya girmeden orada öylece oturacaktı. Herkes şaka yaptığımı sanıyor ama acayip sinirleniyorum. Hüseyin’e kimdi bu söyle gidip dövelim diyorum ama kimse katılmıyor. Sonraki molada kimdi o deyince Hüseyin gayet centilmence vallahi hatırlamıyorum deyip geçiştiriyor. Nihayet Kilyos’a ulaşıyoruz. Fotoğraf molası elzem tabii ki.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Çarşıya ulaşınca Vural’ın daha önceki turlarda geldiği bir lokantaya dalıyoruz.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Herkes yemek beklerken tezgâha yakın oturmanın avantajıyla peş peşe iki yarım, iki de ayranı gövdeye indiriyorum. Ortalık birden aydınlanıyor. Meğer açlıktan gözüm kararmış. Yan masadan Vural’dan meyve tabağı ikramı geliyor. Buz gibi karpuz iyi ama meyve tabağı dediğin yanardönerli gelecek ki havamız olsun. Oradan parasız bir plaja gitmeye karar verip aldığımız tarif üzre yola çıkıyoruz. Dağda o yol değil bu yol derken dolaşıp duruyoruz. Deniz orada ama biz giremiyoruz.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Nihayet akıncı beyleri bir yol bulunca kah biz bisiklet sırtında, kah bisikletler bizim sırtımızda aşağı iniyoruz. Bir yerden sonra artık makineyi aşağı indirmek mümkün değil. Maşallah benim makine azıcık ağır olduğundan yukarıda bırakıyoruz. Herkes birbirine kilitleyip aşağı iniyor. Yaklaşık 08:30 da başlayan yolculuğumuz 14:30 da sona ermiş oldu böylece. Eminönün’de 19 olan km saatim şu anda 64’ü gösteriyor. Seri halde soyunup kendimi suya bırakıyorum. Mübarek su dediğin ne güzel bir şey öyle. Bir anda tüm stresi ve yorgunluğu alıyor. Çarşıdan aldığım makarnaya binip su üzerindeki yaprak misali su nereye sürüklerse oraya gidiyorum. Arkadaşlar peşimden soyunup teker teker suya atlayıveriyor.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Suda Kerem,Sado,Toygar,Cem denizkızı muhabbeti yapıyor. Katılıp muhabbetin belini kırıyoruz. Bu sıcağın altında o kadar rampayı işte şu kısacık an için geliyoruz. Suda kahkaha sesleri ardı ardına yankılanıyor. Bu arada grubumuzun diğer bayan insanı Görkem Kayların tepesinde yarım saattir mayo giymeye çalışıyor. O kadar uzun sürdü ki ben herhalde Bülent Ersoy geldi sahne kıyafeti giyiyor diye düşünmeye başladım. Nihayet hemen hemen herkes suda. Bazı arkadaşlar suya girmeyip pelikan gibi kenarda takılıyor. Nedenini anlamamakla beraber tercihlere saygımız sonsuz. Bu arada Vural üşenmeyip DAYİG’in kuruluşu için yanında taşıdığı şampanyayı patlatmak üzere Toygar’ı göreve davet ediyor.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Toygar’ın şampanyayı patlatmasıyla beraber DAYİG resmen kurulmuş oluyor. Güle oynaya suya dönüyoruz.Sudan çıkınca tekrar acıktığımızı ve susadığımızı fark ediyoruz ama o kadar yolu kim gidecek. Kadir gönüllü oluyor. Paralar toplanıp istekler yazdırılıyor. Kadir’e kimin eşlik edeceği tartışılınca hemen devrecilik yapmaya başlıyorum. Kardeşim 2.500 km yol yapmışım ben mi gideyim, çömezlerden birini yollayın, kıdeminiz ne, forumda kaç yıldızınız var diye pislik yapıp çamura yatıyorum. Sonuç gayet başarılı. Bir cengaver daha ortaya çıkıp Kadir’le markete kadar gidiyor. Kolay mı o kadar adamın istediği şeyi taşımak. Nereden baksan 30 kg yükle dönüyorlar. Vallahi bu adamların hakkı ödenmez. Hemen torbadan biramızı kapıp içmek üzere denize giriyoruz. Tabii ki Görkem’in cipsini de çalarak. Görkem kıyıdan getirin cipsimi derken biz müslümanın malı ortaktır prensibinden hareketle cipsi ve biraları temize havale ediyoruz.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Bira ve cips bozulan Türkçemize eşlik ediyor. Milyon mülyona, hoş höş’e dönüveriyor. İlkokul bahçesinde gibiyiz. Neşe içinde saçma sapan şeylere gülüyoruz. Saat 16:00 olunca daha önce alınan karar uyarınca ekip toplanmaya başlıyor ama bizim hiç gitmeye niyetimiz yok. 14:30 da gelip 16:00 da gitmeye kalkarsak olacağı bu. Yol uzun ekip kalabalık kazalar olunca gelişimiz bayağı uzadı. Ben,Toygar,Cem,Sado,Kerem kayış atıyoruz.Biraz daha burada kalacağız. Niye bilinmez Kerem ve Sado bizi anında satıp ekibe katılma kararı alıp gidiyor. 3 kişi kaldık burada. Ekibi uğurlayıp tekrar suya atlıyoruz.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Saat 17:30 a kadar orada takılıyoruz. Sonra biz de istemeden de olsa yola çıkıyoruz. Sarıyer’e inip sahilden gideceğiz. Ama önce 6-7 km’lik bir rampa var. Sarıyer Madenlere kadar tırmanacağız. 42 yaş ve 90 kg cüsse ile Toygar koca rampayı molasız tırmanıyor. Biraz Darub’çuluk bulaşmış herhalde. Madenlerde boğaza nazır çay bahçesine girip çaylarımızı içip en sevmediğim kısma, inişe başlıyoruz.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Söylemeden geçemeyeceğim rampayı tırmanırken yanımızdan üstü açık bir BMW geçmişti. Yaklaşık 40 dk kadar rampa tırmandık, çay molası verdik ve inerken BMW orada trafikteydi. Tüm araçlar kapana kısılmış çaresizlik içinde bekliyordu. Biz de bazen yoldan bazen kaldırımdan güle oynaya aşağı indik. Nihayet düzlüğü bulunca Cem’inde uyarısıyla süvari Beşiktaş’a kadar son sürat gitmeye başladık. Son vapur 21:00 deymiş. Beşiktaş girişinde sevgili Uğur’la karşılaştık. Yakın aile büyüklerinden birinin vefatı dolayısıyla gelememiş. Sele üstü iki satır muhabbet edip vapura yetişiyoruz. Km saati 102 de.Vapurda Reha’yla tekrar karşılaşıyoruz. Kadıköy’e kadar sohbet muhabbet geliyoruz. Orada Reha ve Cem’e veda edip Toygar’la trene biniyoruz. Nasıl da yorulmuşum. Vücudum yavaş yavaş kendini salıyor. Toygar İdealtepe’de inince uyuklamaya başlıyorum. Ama o da ne. Adamın biri bisikletimin epeyce yakınında duruyor. Bir anda tilki gibi etrafı kolaçan etmeye başlıyorum. Ne olacağı belli olmaz. Vitesle aynayla bir şeyle oynayıp bozabilir. Neyse ki hemen uzaklaşıyor. Ama bela dediğin az gelmez ki. Bu seferde trene maaile bine bir adam bisikletin etrafına tangır tungur çuvallar koyuyor. Sonra seleden destek alıp öbür taraftaki ancak bir adamın ayakta durabileceği aralığa geçiyor. Aniden “dur dur ne oluyor,ne yapıyorsun sen ” diye bağırıp adamın üstüne yürüyorum. Korkan adam bisikleti kendinden uzaklaştırmak için bir kez daha seleyi tutunca “bırak şunu, bir daha da dokunma makineye” diye gürlüyorum. Normalde munis, hatta korkak sayılabilecek bir adamım ama demek dayak vaktim gelmiş. Allahtan adamın ağzını bıçak açmıyor. İnerken “şu çuvalları çek te ineyim “diyorum adam oralık değil. Bisikleti sırtlıyorum ama açı dar olduğu için kaldırırken teker aniden tak diye adamın kafasına çarpıyor. Adam hışımla dönünce “ne bakıyorsun bi de tekerimi çarptım senin yüzünden” diye son bir fırça atıyorum. Ben coştukça adam sanki hiçbir şey olmamış gibi önüne dönüyor. İnsanlar yarılan Kızıldeniz misali ayrılıp inişime yol veriyor. Saat 22:30 olmuş. Daha 18 km yol var. Allahtan hava serin ve yol boş. Tempolu bir şekilde tırmanmaya başlıyorum. Eve 2 km kala geziye çıkmış bir baba kız görüyorum. Yolun ters istikametine doğru yolun tam ortasından far, stop lambası, reflektör olmadan Allaha emanet gidiyorlar. Allah göstermesin bir kaza olsa suçlu hazır. Bisiklet. Oysa o saatte ön ve arka flaşörlerim, sırtımda reflektörlü yeleğimle ben buradayım diye bağırarak en kenardan gidiyorum. Eve girdiğimde saatim 23:40’ı ,km saatim ise 120 yi gösteriyordu.
    Geziden geriye kalanlar:
    Düdüğü ve arka takım kaptanlığıyla KUDU,
    Şampanya da Vural ve Toygar,
    En uzun sürede mayo değiştiren Görkem, ( O sürede 2 balık evrim geçirip karaya çıktı)
    En çok çalışan (tabii ki) paramedik Tolga,
    En gıcık, rampa performansıyla Kadir,
    En atletik vücut âcizane BEN,

    Toplam km : 120,79
    Maksimum hız : 64,5
    Ortalama hız : 18,8
    Pedal çevrilen süre : 6 saat 38 dakika
    Toplam tur süresi : 18 saat 40 dk.
     
  2. çirkin

    çirkin Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    2 Haziran 2009
    Mesajlar:
    867
    Beğeniler:
    1.554
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Sürç-ü lisan ettiysek affola.
     
    TOYGAR YONTGAN, OrionForEver ve sado bunu beğendi.
  3. Serkan Çoban

    Serkan Çoban Forum Bağımlısı

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    7 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    731
    Beğeniler:
    1.097
    Şehir:
    Çanakkale/Yenice
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Eğlenceli bir tur olmuş, bizlerle paylaştığınız için teşekkürler.

    Tüm katılımcılara selamlar.
     
    TOYGAR YONTGAN, sado ve çirkin bunu beğendi.
  4. krankmili

    krankmili Onursal Üye

    Kayıt:
    9 Haziran 2009
    Mesajlar:
    1.636
    Beğeniler:
    2.997
    Seviye:
    Sen yazar olmalısın Hasan.
     
    TOYGAR YONTGAN ve çirkin bunu beğendi.
  5. çirkin

    çirkin Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    2 Haziran 2009
    Mesajlar:
    867
    Beğeniler:
    1.554
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Beni sizler var ettiniz halkım.:D
    Kalem gördüğünü yazıyor.Gün güzel olunca,insanlar güzel olunca, paylaşım güzel olunca yazı böyle oluyor. Biraz eksik,çokça da kusurlu ama elden gelen bu. Sağolun.
     
  6. Vural UZUN

    Vural UZUN Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    21 Nisan 2009
    Mesajlar:
    412
    Beğeniler:
    969
    Şehir:
    İSTANBUL/BAHÇELİEVLER
    Seviye:
    Walla ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Eline, kalemine, yüreğine sağlık Hasan. Gülmekten koptum okurken. And the oscar goes to Hasaaaaaannnn. Evet DAYİG resmi yazışmalar koordinatörümüz bundan böyle Hasan'dır:)
     
  7. burakb

    burakb Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Haziran 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğeniler:
    564
    Şehir:
    Kağıthane - istanbul
    Seviye:
    Çirkin çok sağol. Sayende tekrar yaşadım pazar gününü.
    Ellerine sağlık.
     
    TOYGAR YONTGAN ve çirkin bunu beğendi.
  8. sado

    sado Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    12 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    738
    Beğeniler:
    1.645
    Şehir:
    Istanbul
    Seviye:
    Eline sağlık destan yazmışsın resmen:)
     
    TOYGAR YONTGAN ve çirkin bunu beğendi.
  9. OrionForEver

    OrionForEver Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    17 Haziran 2007
    Mesajlar:
    651
    Beğeniler:
    1.257
    Şehir:
    Istanbul
    Seviye:
    Elline saglık Hasan Baba, yazıda fotograflarda guzel hazırlanmıs...

    Cok cok teşekkürler paylaşım için
     
    TOYGAR YONTGAN ve çirkin bunu beğendi.
  10. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.535
    Beğeniler:
    40.971
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    ne oluyor orda o da ne amanin şampanya içili :D :D :D
    eyvah vukuat var yetişin :D :D :D
    yalnız bu kadar şamatalı gırgırlı bir tur görmedim desem doğru
    acaip eğlendim şu deniz biraz az dalgalı olsaydı iyi olacaktı
    çirkin dostum yine döktürmüş evet hepinize teşekkür ederim
    sağolun varolun
     
    çirkin bunu beğendi.
  11. Onur Berberci

    Onur Berberci Bisikletkolik

    Kayıt:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.311
    Beğeniler:
    1.304
    Şehir:
    İstanbul / Küçükçekmece
    Seviye:
    Ellerine sağlık bu kadar güzel bir organizasyon ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.
     
    Vural UZUN ve çirkin bunu beğendi.
  12. Yunus Emre POLAT

    Yunus Emre POLAT Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    19 Nisan 2009
    Mesajlar:
    696
    Beğeniler:
    1.304
    Şehir:
    Aydın
    Seviye:
    Hani okul kapanınca yaz tatilini geçirmek için denize koştuğumuz çocukluk anılarımız vardır ya, işte öyle bir gezi olmuş. Paylaşım için teşekkürler. Nice yıllara :)
     
  13. paramedik34

    paramedik34 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    27 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    624
    Beğeniler:
    928
    Şehir:
    Maltepe, Ümraniye, Şile
    Seviye:
    Şu saate kadar bilgisayarımdan uzak olduğum için bakamamıştım mesajlara.. Fotoğraflar ve resimler için teşekkürler.. İnşallah birlikte tekrar pedallarız..:in:
     
    çirkin, Vural UZUN ve TOYGAR YONTGAN bunu beğendi.
  14. CEM ATEŞ

    CEM ATEŞ Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    14 Mart 2009
    Mesajlar:
    482
    Beğeniler:
    1.009
    Şehir:
    Acıbadem/Kadıköy
    Seviye:
    Hasanım paylaşım için teşekkürler. Bir de picassaya atsan şu resimleri tam olacak.
     
    Vural UZUN ve çirkin bunu beğendi.
  15. Kenan ARPAÇ

    Kenan ARPAÇ Kıdemli Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    277
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Gerçekten ellerine sağlık abi bende okurken güldüm çok çok süper olmuş sağol sağol =)(
     
    Vural UZUN ve çirkin bunu beğendi.
  16. TOYGAR YONTGAN

    TOYGAR YONTGAN Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    25 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    478
    Beğeniler:
    829
    Şehir:
    MALTEPE
    Seviye:
    Bir teşekkürde benden dostum.Yine saatlerce bilgisayarına kitlenip bu güzel yazıyı yazıp fotoğrafları ekledin.İnşallah patron bu siteyi takip etmiyordur,senin ne iş yaptığını sorgulayabilir.
     
    Vural UZUN, çirkin ve krankmili bunu beğendi.
  17. çirkin

    çirkin Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    2 Haziran 2009
    Mesajlar:
    867
    Beğeniler:
    1.554
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Ben sanatımla varım canım benim. Halkıma karşı bir sorumluluğum var.
     
    Vural UZUN bunu beğendi.
  18. çirkin

    çirkin Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    2 Haziran 2009
    Mesajlar:
    867
    Beğeniler:
    1.554
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Ya hocam Picasa da bi cenabetlik var. :D Sürekli bağlantı kesildi,yükleme hatası diye uyarı veriyor. :( Fabrikanın bilgi işlemini seferber ediyorum.Eğer bağlantıdan değilse halledeceğim. :in:
     
    Vural UZUN bunu beğendi.
  19. emreden

    emreden Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    7 Aralık 2006
    Mesajlar:
    508
    Beğeniler:
    311
    Şehir:
    Sabancı Üni - İstanbul
    Bisiklet:
    Corratec
    Seviye:
    çok güzel bi gezi, akıcı ve kaliteli bi dille yazılmış. tabrik ederim. zevkle okudum.
     
    çirkin bunu beğendi.
  20. çirkin

    çirkin Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    2 Haziran 2009
    Mesajlar:
    867
    Beğeniler:
    1.554
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    sports-man, krankmili ve Vural UZUN bunu beğendi.