Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

" 18 Ocak 09 " Pazar..Garipçe Köyü Rampa Ekşııın (:

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında sports-man tarafından paylaşıldı.

  1. sports-man

    sports-man Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Aralık 2004
    Mesajlar:
    3.451
    Beğeniler:
    4.382
    Şehir:
    Acıbadem/Kadıköy
    Seviye:
    İşteee...benim ve gönderilen bloglardan seçme resimlerr:) veee sevgili Bülent'in güzel anlatımı:) şiirsel dizeleriyle fotolarımızzz;)

    (Bölüm 1):)

    Yine yağmur ihtimalleri içinde geçen bir haftadan sonra hafta sonu yağmursuz güzel bir günde kalabalık bir grup ile Garipçe’ye köyüne pedal basarak uzun, güzel ve eğlencesi bol bir gün yaşadık.

    Bir hafta önce son ada turumuz sırasında katılımcılar olarak bir sonraki tur için sözleşilirken Sibel hanım “Ben gelemeyeceğim.” demişti. Sonradan fikrini değiştirmiş ve forumda “Bende geliyorum. Beş arkadaş daha koyun yanıma.” Şeklinde bir mesaj yazmıştı. Kendisinin katılımcı olarak bu turda yer alacağını öğrendikten sonra (Minik ve Unutuk akıllı olarak) bendeniz kendisine yardımcı olmak ve geç kalmaması için tren saati ile ilgili olarak bir cevap mesajı yazmıştım. (Onu da yanlış yazmışım ki bu bir sorun olmadı.).

    Ben evden epey erken çıktım. Bu durumda planlamadığım bir şey yaptım. Sibel hanımın kendisine verdiğim trene binmek için hazır ol saatinden önce istasyonda kendisine sürpriz olsun ve yalnız gelmesin diyerek 30 dakika kadar bekledim. Bir beklenti Sibel hanım o saatte bana güvenip hazır olur diye ummuştum. Yanılmışım. Meğersem evde yanık sigara börekleri yapıyormuş. ( Yaşasın kötülük.) Benim istasyona varmamdan sonraki bir trene binmeyerek Sibel hanımı beklemeye devam etmiş ve artık ikinci gelen trene binmek zorunda kalmıştım. Yani beklenmedik patlama bir sürpriz yapmış oldum kendime..:D

    Sabah tren ile başlayan yolculuğum Kadıköy – Beşiktaş iskelesinde son bulduğunda “İskeleye ilk ben varacağım.” diye düşünüyordum. İskeleye vardığımda takım lideri Mert ve Arka takım kaptanı, Kudret abi ( Kud, Kudu ve Apaçi Robocop) ve ismini gün bittiğinde trende öğrendiğim Murat Can genç arkadaşım sahil kenarında Anadolu yakasından gelecek olan katılımcıları bekliyorlardı. Yalnız değildim ve buda güzel bir şeydi. Güne başlamak, heyecanımı ve eğlencemi sıfırdan ateşlemeye başlamak için gerekli olan şartlar hazırdı. Zaten tek başıma uzun bir tren yolculuğu yapmıştım ve oldukça sıkıcıydı. Beklerken katılımcılar birer birer iskelede toplanmaya başladı. Sibel hanımda iskeleye bir arkadaşı ile geldi. Gelemeyeceğini ve gelemeyeceğini düşünüyordum. Bu düşüncemi de bekleme sırasında arkadaşlarım iletmiştim. Gelmeli idi beş kişi eklenmişti kedisinin tura katılması sebebi ile değil mi?

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Biz Kadıköy – Beşiktaş iskelede toplanırken fotoğraflardan da anlaşılacağı gibi gün daha doğmadan herkesten önce bu tura katılmak için Beylikdüzü’nden yola çıkan vardı. Beşiktaş’a belki de herkesten önce gelip kahvaltı yaptıkları da görülüyor. Kendilerine buradan katılımları için çok teşekkür ediyoruz. Arkadaşlarımızın tur boyunca çekmiş oldukları fotoğrafları da ayrı bir güzel.

    [​IMG]

    [​IMG]


    Kadıköy iskelede toplanma devam ettikçe resimler çekilmeye ve muhabbetler edilmeye başlandı. Soğuktu. Ama neşeler yerinde idi. Kahvaltısını yapmayanlar için kahvaltı vakti idi. Evden getirilen yiyecekler boğazda tarihi Haydarpaşa binası ve önündeki dalga kıran üzerinde uçan Martıların ve Kara batakların gökyüzünde bir sürü halinde bulundukları yerde dönerek uçuşu ile birlikte arkalarında seferlerini yapan vapurlar, onların arkasında saklı kalan Sarayburnu üzerinde tüm boğaz girişine hakim Topkapı Sarayı ve Süleymaniye Camii manzarası eşliğinde yendi. Daha ne olsun. Böyle bir manzarada yada boğaz manzarası eşliğinde kahvaltı yapabilmek için insanlar Pazar sabahları İstanbul Boğazı’nın her iki yakasında bulunan iki şeritli dar yollarda saatler harcıyorlar. Şanslı mıydık yoksa?

    Kahvaltı faslı biter bitmez iskeleye yanaşan ve bizleri Beşiktaş’a götürecek olan vapur iskeleye yanaştı. Bizlerde iskeleye ve pek fazla beklemeden de vapura geçiş yaptık. Bisikletler her zamanki gibi vapurun en geniş bölümüne güvenli bir şekilde yerleştirildi. Sonrada kimimiz içeride, kimimiz dışarıda Beşiktaş’a olan yolculuğumuzu her sabah ki gibi gürültülü ve patırtılı bir biçimde eğlenerek yaptık.

    Beşiktaş iskeleye vardıktan sonra Avrupa yakasındaki buluşma noktamız olan Barbaros Hayrettin Pasa Heykeli önünde bizleri bekleyen arkadaşlarımız ile buluştuk. Katılımcı olarak gelecek olan diğer arkadaşları beklemeye başladık. Birer ikişer katılımcılar gelmeye başladı.
    Beylikdüzü’nden gelen arkadaşlarımızda bize katıldı. (Kendileri ile de bu vesile ile tanışmış oldum iyi de oldu.) Bekleyiş sırasında birbirlerini tanıyan ve tanımayan herkes resimler çekildi. Kalabalık olan grup için orta takım kaptanı olarak Mert tanıdığı ve herkese göre tecrübeli olan Kerem (Umarım yanılmıyorum.) arkadaşımıza sorarak onun da onayı ile görevi kendisine verdi. Sonra Takım lideri Mert gruba tur boyunca dikkat etmemiz gereken kurallar ile ilgili kısa bir konuşma yaptı.

    [​IMG]
    Konuşma sırasında çekilmiş bir resim…

    Sonrasında toplu halde resim çekildik ve yola çıktık.

    [​IMG]

    [​IMG]
    Çekim içinde çekim…
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Çıktık ama kısa bir süre sonra Tufan arkadaşımıza ait bisikletin tekeri patladı.

    [​IMG]

    Yedek iç lastiğini evde bırakan Tufan arkadaşımız( Bu ne cesaret böyle? :D) arkadan gelen bendeniz iç lastiğini taşıma hizmeti ve İlhan abinin yedek iç lastik yardımı ile kendisine destek veriyoruz.

    [​IMG]

    Arka teker yapılırken öndeki grup bizleri bekliyor ve durumun kontrolü için takım lideri Mert yanımıza geliyor. Kısa bir süre sonrada bizlerde arkadaşlarımız ile buluşarak…

    [​IMG]

    [​IMG]
    Bizleri bizden başka resmedenlerde var.

    [​IMG]
    Rastgele balıkçılar diyerek yola devam.

    [​IMG]

    [​IMG]
    Arka takım kaptanı Robocop'ın bizler için yaptığı selam duruşu. Çok yaşa bea :D

    [​IMG]

    [​IMG]

    İstanbul boğazı, denizi ve tarihi ile iç içe bir şehirdir. Ve İstanbul’a gelen gerek yerli gerek yurtdışından tatile gelen insanlar için boğaz ve boğazda tur bir başkadır. Gerek otobüs ve özel araba ile gerek denizden yapılan motor turları ile ayrı bir yeri ve önemdedir. Bu kadar tarihin arasından yolculuk etmek harika bir tecrübe ve yaşanması gereken bir deneyimdir. Güzergahımız üzerinde bulunan her tarihi yapının, köşkün ve eski sokakların kendi hikayeleri vardır. Bunları bilmek ve buralardan bisikletler eşliğinde geçiyor olmak da ayrı bir güzellik. ( Benim için öyle idi.). Tarihin içinden ve boğazın verdiği nimetlerden yararlanan bizlerin sağında kalan balıkçıların yanından Arnavut köy, Bebek, Rumeli hisarı, Emirgan, İstinye …Sarıyer’e kadar uzanan kıyı şeridi boyunca ara ara bizlere katılan arkadaşlar ile yolumuza devam ediyoruz. Trafik nedeni ile hepimiz grup disiplini içinde gayet güzel yolumuza devam ediyoruz. Bu kadar çok bisikletli insanı görüp arabalarından bize korna basarak eşlik edenler, selamlayanlar ve hayretli bakışlar altında bizlere bakan insanlarımız ile eğlenceli bir yolculuk yapıyoruz. Yolda yarışıyorlar diyenlerde var haliyle. İnsanımıza bu güzelliği gerek gazete, gerek televizyon haberlerinin spor bölümü ile yansıtamadığımız için insanlarımızın beklentileri bu yönde oluyor. Böyle bir bisiklet yarışını görmek. Üzülerek ama tebessüm ile yola devaaam…

    Bir bayan arkadaşımızın bize katıldığı bir noktada ihtiyaç molası veriyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]
    İşte genç ruhlu bir kurt abimiz…İlhan abi..

    [​IMG]

    Sarıyer’de verdiğimiz molada çay içmek adına isyanlar çıkıyor.(İçenlerde oldu sanıyorum). Biz neden çayı bu kadar çok seviyoruz ki? Hava mı soğuktu yoksa? Bu mola sırasında yine resimler çekiliyor ve bisikletler hakkında muhabbetler dönüyor. Bisikletler ile toplanacaksın, tura çıkacaksın ve molalarda bisikletler hakkında konuşmayacaksın. Olur mu öyle şey? Ağırlıkları, parçaları …vb.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Mola sonrasında arka takım kaptanı Kudret abi ve takım lideri Mert grup liderliği konum için yer değiştiriyorlar. Rampa başlangıcından sonuna kadar liderlik bende rampa canavarlığını körükleyen Kudret abiye devredildikten sonra yola çıkıyoruz bir beş dakika sürüşten sonra katılımcılardan bazılarının korkulu rüyası olan Maden rampası görünüyor. Başı göründü, görünüyor da sonu nerede? diye düşünüyorum. Başlamadan sonunu düşünmek çok büyük bir hata. Bana anlatılanlardan benim için bir zor bir deneyim olacağı konusunda izlenim ediniyorum. Nede olsa 2,5 aydır biniyorum bisiklete. Ama havada asılı kalıyor bu korkum. Çıkış esnasında benim için ilk deneyim olan bu parkurda ilk rampayı sakince çıkmayı başarıyorum. Ama sonrasında ise çıldırıyorum.
    Yılan gibi kıvrılan yolu çıkmak çok eğlenceli. ACI YOOOK:ACI YOOOK.

    Benim için asıl eğlence bundan sonra başlıyor. Bütün yol boyunca rampa diye bağırıyorum. Çıldırmak, eğlenmek ve içindeki tüm enerjiyi dağıtmak işte budur. Duymayan? Katılımcılar kendilerini uzun yoldan sonra rampa için hazırlamışlardı tahminim. Firesiz son gayretlerle bay ve bayan hemen hemen herkes ilk dik ve uzun rampayı çıkıyor. Korkulan kısım buradan sonra görünmeyen yolda ne kadar rampa olduğu ve bu rampaların dik olup olmadıkları ile ilgili. Benim Avrupa yakasındaki ilk parkurumun bana getireceği sürprizleri bana aktarılanlardan çıkarmayı deniyorum. Yeni bir parkurda yolculuk yolu tanıma, rotayı öğrenme ve bulunduğun yerin görselliğinin getirdiklerine odaklandığın zaman yorgunluk hissettirmiyor. Benim psikolojik olarak çalışma sistemim bu yönde tabi…

    RAMPAAAAAAAAAAAAAA….

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  2. sarikanarya567

    sarikanarya567 Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2008
    Mesajlar:
    53
    Beğeniler:
    41
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Muratcan kim ya Mertcanım ben :)
     
  3. szgn

    szgn Üye

    Kayıt:
    10 Aralık 2008
    Mesajlar:
    75
    Beğeniler:
    262
    Şehir:
    İST.
    Seviye:
    merhaba sezgincan kardeş.
     
  4. salihhh

    salihhh Üye

    Kayıt:
    6 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    97
    Beğeniler:
    83
    Şehir:
    ıstanbul
    Seviye:
    super bır gezıye daha ımza atmıssın Mert Kaptan organızasyon super hava super daha ne olsun ama :in:
     
  5. sports-man

    sports-man Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Aralık 2004
    Mesajlar:
    3.451
    Beğeniler:
    4.382
    Şehir:
    Acıbadem/Kadıköy
    Seviye:
    Sağol Salihcim:) yakındaaa seni de beklerizz beaa;)

    " Bol Sporlu ve Pedallı Günler "
     
  6. sports-man

    sports-man Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Aralık 2004
    Mesajlar:
    3.451
    Beğeniler:
    4.382
    Şehir:
    Acıbadem/Kadıköy
    Seviye:
    (Bölüm 2);)

    Rampa çıkışında resimler çekiliyor, ilk gelenler arkadan gelenleri beklerken laflıyor ve şikayet ediyor. Çünkü hava soğuk ve bizler terliyiz. Dolayısıyla üşüyoruz. Herkes hava şartlarına göre giyinmemiş. Yanlış yönde yapılan tahminler var. Isınmak isteyenlerde bulunduğumuz yerde bisikletleri ile sürekli hareket halinde sıcak kalmaya çalışıyorlar. En son olarak İlhan abi ve Sibel hanım geliyor ve onlarda biraz soluklandıktan sonra yola çıkıyoruz. Kısa bir süre sonra Koç üniversitesinin önünden harika bir yola giriyoruz. Sanırım böyle başka bir yol İstanbul’da yok.

    [​IMG]

    Grup buraya kadar disiplin içerisinde geliyor. Bu rotada bisiklet binen ve rotayı bilen arkadaşlar Takım lideri Mert’in toleransı ile yılan gibi kıvrılan yokuşu çıktıktan sona ödüllerini rüzgar ile yarış ederek alıyorlar. Harika bir duygu. Özgürlük bu olsa gerek. Ben iki buçuk aylık bir bisiklet binen biri olarak iptal oluyorum. Zaten rampa canavarına dönmüşüm. Birde trafikten, yol girişlerinden ve araçların korkusu olmadan rüzgar gibi gitmek. İnsanın sınırlarını daha da zorlamasını sağlıyor. Bisiklet sitelerinden bir tanesinde turumuz ile ilgili olarak verilen tavsiyede o yoldan inmemek gitmemek büyük kayıptır deniyordu. Sonuna kadar bu fikre katılıyorum. 6 km’lik yol ne zaman bitti anlayamadım bile. Gerçekten harikaydı. Garipçe sapağına kadar herkes bisikleti ile özgürlüğün tadını çıkardı. Mert kaptan arkada kalan diğer katılımcılara eşlik etti. Bizlerde herkes toplanana kadar sapakta bekledik. Resimler çekildik muhabbetler ettik.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ve sonra yine bir iniş vardı. Birde bunu çıkması tabi ki. Çünkü bu rampa ilk rampaya nazaran dik ve dönüşü çok olmadığı için dönüş noktalarında durup tekrar hareket etme imkanı vermiyordu. Herkes toplandıktan sonra sahile deniz seviyesine 0 olana kadar inişimizi gerçekleştiriyoruz.

    Garipçe köye Karadeniz’e açılan ve boğaza giriş için kapı görevi gören bir yerde. Çünkü küçük bir kalesi var. Ve…

    “Garipçe’nin geçmişi Cenevizli’lere kadar geri gidiyormuş. Köye indiğimizde soldaki merdivenlerden kısa bir yürüyüşle Cenevizli’lerden kalma 550 yıllık kalesiyle karsılaşıyorsunuz. Üst katta yer yer çökmeler oluşmuş ve delikler acilmiş. Kalenin bakımsız ve pis olması insani uzuyor. Neden böyle yerlere sahip çıkılmaz ve turistik değer olarak kullanılmaz,insanın aklı almıyor.

    Koyun sağında ise araç yolu olmayan ve ancak yürüyerek tırmanılan oldukça estetik bir tas yapı göze çarpıyor. İki katli ortası bos bu yapı “kule” olarak adlandırılıyor ve bulunduğu yükseklik nedeniyle bir tur gözetleme kulesi olarak anılıyor.

    Öyle küçük bir koy ki Garipçe, bir kahvesi bir de bakkalı var. Zaten balıkçıların deyimiyle “pimapencilik” yapan birkaç genç ve koyun imimi dışında herkes balıkçılıkla uğraşıyor. Koyun erkekleri Eylül başında balık avlanma yasağının kalkmasıyla denize açılıyorlar ta ki yasağın başladığı Haziran ayında kadar koyu kadınlara emanet ediyorlarmış. Halkın tümü Trabzonlulardan oluşuyor ve 150 yıl önce balıkçılık yapmak için gelmişler.

    3 lokantası var; meydanın sağ tarafında Aydın Balık, sol tarafında Garipçe Balık lokantaları bulunuyor. Üçüncüsü biraz denize uzak ama güzel bir bahçesi olan Asmaaltı restoran inerken sağ tarafta.” El turco ( Mustafa bey’in foruma/lara yazdığı tur bilgilerinden alınmıştır. O bölümün içinde kaybolmasını istemedim. Güzel bir bilgi sunumu. Teşekkürler.)

    Rampadan iniyor ve Garipçe köyünün küçük meydanına giriyoruz. Bisikletleri park ediyoruz.:D

    [​IMG]

    Mustafa Bey’in(El turco) gözlemlediği ve yazdığı gibi kaleyi o şekilde görmek ve üzülmemek elde değil. Dünyanın hiçbir kıtasında bir şehrin içinden geçerek iki denizi birbirine bağlayan boğaz ve boğaz geçişi yok. Boğazın pazarlanabilir bölümü olarak sadece belli bir bölümün dünyaya sunuluyor olması çok kötü. Bu konu ile ilgili bakanlığın bir gün gereğini yapacağına inanıyorum. Zaten Garipçe kalesi bu konuda bir ilk ve tek değil.

    Garipçe meydan’da toplanan bu kadar bisikletçi köy ahalisi için garip bir durum değil .Çünkü buraya yapılan ilk bisiklet turu değil. Meydana girdiğimizde bizi ilk olarak daha önce buraya tur yapan arkadaşlarımızdan bilen restoran işletmecisi bir bey karşılıyor. İçeride yeterince olmadığı için bizden yer ayarlamak için biraz süre istiyor. 40’a yakın kişi bir anda habersizce gelmişiz. Restoranda da kahvaltı yapmaya gelmiş olan ve İstanbul gürültüsünden kaçan müşterilerinde olması bu duruma sebebiyet veriyor. Biraz soğukta bekledikten sonra yerlerimiz hazır bir şekilde restorana giriyoruz. Sıcak ne güzel. Yerleşiyoruz ve gürültü patırtı içinde çaylar alınıyor yemek için hazırlıklar yapılıyor ve siparişler veriliyor.

    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ana yemekten önce masalara salatalar geliyor. Herkes soğuk hava nedeni ile oldukça aç. Hali ile salatalar gelir gelmez bitiyor. Salatalardan sonra masaya midyeler geliyor. Tabi gelmesi ile bitmesi bir oluyor. Özelikle benim oturduğum bölümde bulunan üniversite ve lise öğrencileri tabakları ekmek ile silmek de dahil olmak üzere her şeyi silip süpürüyorlar. Öğrenci olmak kolay değil. (Bende çok yedim tamam. Susacak mısınız siz ha ? Haa?) Sonunda “Doyduk.” diyorlar. Bu durum ana yemekler gelmeden oluyor. Ana yemekler ve içecekler geliyor. Balık yiyenler ve köfte yiyenler olmak üzere masa ikiye ayrılıyor. Birde çok şikayet edenler var. Mertcan. :D Daha sonra tatlılar geliyor. Tatlılar, çaylar ve sodalar restorandan ikram olarak bize sunuluyor. Neden bir daha Garipçe’ye gitmiyoruz ki? Neden? Yolu güzel, restoranı güzel…vb…

    Restoran’a veda ediyoruz. Bisikletleri elimize alıyor ve kaleye giden dar ve kısa bir yokuşu olan sokaktan tırmanarak kaleye doğru ilerliyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kalenin hakim olduğu bölge oldukça geniş ve kalenin yapım yeri olarak seçilmiş olmasından da anlaşılacağı gibi oldukça stratejik bir noktada. Gerçekten her yönü ile çok bakımsız, Fotoğraf çekiliyor ve fazla zaman kaybetmeden geri dönüş yolumuza koyuluyoruz. Garipçe sapağından inmeden önce çıkacağımız söylenen rampanın bir üstünde bulunan ve eğimi diğer rampaya göre oldukça az olan rampadan yolumuza devam ediyoruz. Garipçe sapağında bu sefer fazla oyalanmadan yola devam.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Grup tek çizgi halinde gidiyor. Zira gelir iken rüzgar ile yarış eden bizler şimdi ona karşı ve kısa yokuşlarla dolu yolda pedal basmak zorundayız. Yolda bir arıza Uğur kardeşimizin vites attırıcısında bir sorun çıkıyor ve bu arada grup bisikletin tamiratı yapılana kadar bekliyor. Biraz uzun sürüyor bakımı ama hallediliyor. Yola devam ediyoruz. Yollar gitmekle bitmez..Uzuyor mu bu yol ne? Gelirken daha kısa idi sanki!! 

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Takım lideri Mert ve Orta takım kaptanı Kerem …

    [​IMG]
    El turco, Garipçe köyünü ve tarihini anlatan abimiz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Parkurda zorlananlar yer yer yürümek zorunda kaldı.

    [​IMG]
    Gün batımına doğru pedal basanlar…

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Sarıyer merkeze girmeden önce geride kalanları bekliyoruz.

    Sarıyer merkeze kadar hiç sorunsuz yolumuza devam ediyoruz. Arkada kalanları beklemek için kısa bir mola veriyoruz. Herkes toplanıyor ve harekete geçiyoruz. Dönüş yolunun çetin olacağını sabahtan biliniyordu. Trafik ile hiç hareket edemeyen araçlar ile sorunlarımız olacaktı. Bin bir zorluk ile arabaların arasından sağından solundan sakin ve kontrollü bir biçimde ilerliyoruz. Bebek’ten sonra bir benzin istasyonunda temel ihtiyaç molası ve ekimin toplanması için mola veriyoruz.

    [​IMG]

    Hareketimizden kısa bir süre sonra Kuruçeşme’de bir arkadaşımızın tekeri patlıyor. Bu sefer sorun lastiğin özelliğinden ötürü halledilmeyeceği için arkadaşların da izni ile biz yola devam ettik. Ve sorunsuz bir şekilde Beşiktaş meydanı’na varıyoruz. Burada son fotoğraflarımızı grup halinde çekiliyoruz ve vedalaşıyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Toplu halde çekilen resim ve resimler…

    Anadolu yakasından tura katılanlar olarak vapur iskelesine geçiyoruz. Son bir aksilik Kadıköy iskelesi tadilatta bu nedenle de Kadıköy vapuru da Üsküdar iskeleden hareket ediyormuş. İlhan abi ben söyledim diyor ama sakalımız yok diyor. Bunu her dediğinde kel olduğumu hatırlıyorum.:D Vapurdayız. Vapurda yine muhabbetler ediliyor ve çaylar içiliyor. Bir sonraki turun nereye olacağını soruyorum Mert’e, Du bakalım bea.. hafta sonu için zorunlu bir şey olmaz ise gideceğiz bir yerlere diyor. Bizlerde vapurdan indikten sonra haftaya görüşmek üzere vedalaşıyoruz.

    Görüşürüz……&

    Alınacak dersler..

    *** Grup disiplini önemli çok önemli.;)
    *** Özgürlük hakkını elde ettiğin de yapabildiğinin en iyisini yap ve bunu yaşamaktan kaçma. Asla ve asla erteleme.:)
    *** Rampa çıkmaya her zaman hazır ol onunla dalga geç.:D
    *** Yedek malzemesiz asla yola çıkma.

    Fotoğraflarda emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.
     
  7. İLKER TAŞ

    İLKER TAŞ SPECİALİZED. S-WORKS M5 HARDTRAİLL ALL......

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    10 Aralık 2005
    Mesajlar:
    1.955
    Beğeniler:
    864
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    İLKER
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    :in: her zamanki gibi mükemmel bir gezi olmuş mert gün gectikce katılım daha da artıyor
    not:bu arada yeni bisikletin hayırlı olsun:in:
     
    elvis5377 bunu beğendi.
  8. sports-man

    sports-man Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Aralık 2004
    Mesajlar:
    3.451
    Beğeniler:
    4.382
    Şehir:
    Acıbadem/Kadıköy
    Seviye:
    İltifatına teşekkürler dostuum;) yaniiiiiiiii:D sağolsun arkadaşlarım,dostlarım beni yalnız bırakmıyolarrr:)

    not: 1-2 sene oldu abi sağol;) ....görüşmek üzeree

    " Bol Sporlu ve Pedallı Günler "
     
  9. Semican Baydur

    Semican Baydur Bisikletkolik

    Kayıt:
    7 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.144
    Beğeniler:
    490
    Şehir:
    Antalya Merkez Uğraş: Xc
    Seviye:
    fazla kişi olduğu için sorun yaşanmadı mı?
     
  10. sports-man

    sports-man Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Aralık 2004
    Mesajlar:
    3.451
    Beğeniler:
    4.382
    Şehir:
    Acıbadem/Kadıköy
    Seviye:
    sorun yaşanmadı dostuum:) her şey kontrolümde idi,birlik,beraberlik,dayanışma,haberleşme ve Grup Disiplini içinde Gezimizi noktaladıık:in:

    " Bol Sporlu ve Pedallı Günler "
     
    szgn ve ZekiAlper bunu beğendi.
  11. brol

    brol Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    27 Ocak 2007
    Mesajlar:
    519
    Beğeniler:
    526
    Şehir:
    Avrupa Yakası
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    efsane turlardan biri daha gerçekleşmiş,emek veren herkese teşekkürler...
    mert kaptana ayrıca teşekkür,istikrarlı şekilde düzenlediği güzel turlar için..

    paylaşım için teşekkürler...
     
    sports-man ve szgn bunu beğendi.
  12. BERKERO

    BERKERO Üye

    Kayıt:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    98
    Beğeniler:
    225
    Şehir:
    İSTANBUL-B.ÇEKMECE-YEŞİLKENT
    Seviye:
    sports-man ve szgn bunu beğendi.
  13. İLKER TAŞ

    İLKER TAŞ SPECİALİZED. S-WORKS M5 HARDTRAİLL ALL......

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    10 Aralık 2005
    Mesajlar:
    1.955
    Beğeniler:
    864
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    İLKER
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    bayadır senin guruba katılmıyorum mert hangi ara bisikleti değiştirdiğini hatırlıyamadım ama güzel bir makina biraz gec oldu ama güle güle kullan
     
    sports-man bunu beğendi.
  14. Engin

    Engin Kıdemli Üye

    Kayıt:
    22 Aralık 2008
    Mesajlar:
    357
    Beğeniler:
    271
    Şehir:
    izmir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    çok zevkli bir gezi olmuş ... insan içinden keşke diyor, o gün bende orada olsaydım diye... fakat nafile avunuyoruz ve resimlere bakmaya devam ediyoruz... katılan herkezin ayaklarına sağlık (İzmir' den selamlar)
     
    sports-man ve szgn bunu beğendi.
  15. Nuri Kongur

    Nuri Kongur Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    568
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    Kocaeli/ Başiskele Merkez
    Seviye:
    çok güzel bir gezi olmuş imrendim valla, gps logu varsa google earthden görsek parkuru hoş olurdu.
     
    sports-man ve szgn bunu beğendi.
  16. BERKERO

    BERKERO Üye

    Kayıt:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    98
    Beğeniler:
    225
    Şehir:
    İSTANBUL-B.ÇEKMECE-YEŞİLKENT
    Seviye:
    Selam arkadaşlar !!!

    Resimleri image shack e yükledim. Burada yayınlanmış olanları elemeye çalıştım. İyi seyirler.:in:

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
    Hakan Eşme ve enis57 bunu beğendi.
  17. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.518
    Beğeniler:
    40.933
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    eline sağlık berkero bisiklet dostum apaçi kudu
     
    BERKERO bunu beğendi.
  18. Kerem GÜNDOĞDU

    Kerem GÜNDOĞDU Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    31 Ekim 2007
    Mesajlar:
    626
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    istanbul-avrupa yakası
    Seviye:
    Çok GÜzel Bİ GÜndÜ Çooook :(
     
  19. victory

    victory Kıdemli Üye

    Kayıt:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    373
    Beğeniler:
    182
    Şehir:
    Sarıyer-İst...Uşak
    Seviye:
    sizlerle birlikte olmak vardı :S :s :S
     
  20. Tamer Çetiner

    Tamer Çetiner Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    5 Haziran 2007
    Mesajlar:
    562
    Beğeniler:
    468
    Şehir:
    İstanbul / Gaziosmanpaşa
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Demek 1 yıl geçmiş üzerinden :)
    Zaman ne kadar hızlı geçiyor , keyifli bir turdu gerçekten .
    Benzerlerinde biraraya gelmek dileiğyle . . .