Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında Emir Alaca tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Emir Alaca

    Emir Alaca Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ocak 2006
    Mesajlar:
    845
    Beğeniler:
    470
    Şehir:
    İstanbul/Cerrahpaşa
    Seviye:
    Arkadaşlar bugün 18 mart Canakkale Deniz Zaferinin yıldönümü.1. Dünya Savaşının Çanakkale cephesi savaşı etkileyecek çok önemli bir cephe olduğundan Çanakkale savaşı diye tarihe geçmiştir.Bu savaşta işgalci kuvvetlerle çok zor koşullarda çatışarak bizleri düşünen tüm atalarımızı saygıyla anıyoruz.Bu çok zor koşullardan sadece birkaçını yazmak isterim örneğin bir Gazimizin 18 gün hiçbirşey yemeden savaştığını,bir Gazimizin silah arkadaşına benim silahım bozuldu atmıyor şuna bir bak demesi ve arkadaşının bakınca senin tetiği çeken parmağın kopmuş ondan kurşun atmıyor demesi ve gazimiz parmağının düşman kurşunudan koptuğunu bu olaydan sonra anlaması ve bunlar gibi yüzlerce zor koşullar...İnancın,Vatan,Millet ve Bayrak sevgisinin doruğa çıktığı bu yıllarda bizi düşünen Atalarımıza çok teşekkür ederiz.Onlar hak ettikleri yeri bulacaklar.
     
    ReynoLds bunu beğendi.
  2. ReynoLds

    ReynoLds Yeni Üye

    Kayıt:
    27 Aralık 2006
    Mesajlar:
    22
    Beğeniler:
    5
    Şehir:
    Bostancı
    Seviye:
    Çanakkale Savaşları

    a- Çanakkale Savaşı Öncesi Genel Durum ve Savaşın Sebepleri
    1915 yılı ilkbaharında Çanakkale'nin dağları, bayırları, dereleri ve denizleri yüz binlerce insanın vücutlarıyla kucaklaştı. İlkbahar yağmurları yerine; mübarek şehitlerimizin ve Avrupa'dan, Asya'dan, Afrika'dan, Avustralya'dan ve Kuzey Amerikadan, dünyanın 5 kıtasından gelen her renk ve ırktan insanın kanlarıyla sulandı. Peki ! Çanakkale muharebeleri neden yapıldı?
    19 ncu yüzyıl boyunca, İngiltere; Rusyanın Akdeniz ve Ortadoğu üzerindeki emelleri ile, sıcak denizlere açılma idealinin gerçekleşmesine bir engel olarak gördüğü Osmanlı İmparatorluğunu desteklemeğe çalışmıştı.
    İngilterenin bu desteği Akdeniz, Kafkaslar ve Ortadoğu bölgelerinden geçen ulaştırma yolları üzerindeki hayati önemi haiz çıkarlarından kaynaklanıyordu. Özellikle Akdeniz deniz ulaştırma yolu, İngiltere için "İmparatorluk Yolu" idi.
    Yüzyılın sonlarına doğru, petrolün çok önemli bir stratejik madde olarak ortaya çıkması ve Ortadoğudaki Osmanlı Devleti toprakları üzerinde zengin petrol yataklarının bulunması, gerçekte, hiçbir zaman Osmanlı Devletini desteklememiş olan ancak çıkarları gereği destekleme siyaseti yürüten İngilterenin bu siyasetinden de vazgeçerek Osmanlı Devleti'ni parçalama siyasetine yönelmesine sebep olmuştur.
    İngilizler, bu amaçlarını gerçekleştirmek maksadıyla, İstanbula giden yolun üzerindeki tabii engel olarak gördükleri Çanakkale Boğazının, denizden zorlanarak geçilip geçilemeyeceğini, çeşitli vesilelerle etüt etmişler, fakat her seferinde endişe verici neticelere ulaşmışlardı.
    Bu konuda yaptıkları çalışmalar neticesinde İngilizler bu harekatın muhtemelen son derece güç olacağını anlamışlardı.
    Tırmanan gerginlik neticesinde 1 Ağustos 1914 te 1 nci Dünya Savaşının patlak vermesiyle birlikte, emperyalist devletlerin kendi aralarındaki mücadele tüm dünya sathına yayılmış oldu.
    Osmanlı Devleti savaşın başında tarafsız kalmakla birlikte, jeostratejik konumu nedeniyle her iki tarafın ilgi alanında idi. Özellikle Rusya ile diğer İtilaf Devletlerinin irtibatını kesecek bir konumda olması, bu devletleri rahatsız ediyordu. Bu İtilaf Devletlerini Çanakkale harekatına yönelten başlıca nedendi.
    İngiltereyi Çanakkale Boğazına harekat yapmaya zorlayan iki önemli neden daha vardı.
    Birinci neden; bizzat Enver Paşanın da katıldığı Sarıkamış harekatının başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen, Rus Çarlığının İngiltereden yardım talebinde bulunmasıydı.
    İngilterenin değerlendirmelerine göre, Rusyanın bu talebinin karşılanmasının bir başka stratejik değeri de Türklerin kuvvetlerini doğudan çekerek Çanakkaleye kaydırmaları halinde; Batı cephesinde İtilaf Devletleri lehine bir durum yaratacak olmasıydı.
    İkinci neden ise; Cemal Paşanın, 3 Şubat 1915'de başlayan Süveyş Kanalı Harekatının Mısırdaki İngiliz kuvvetleri komutanı General Maxwell üzerinde yarattığı korku ve endişe idi. Her ne kadar "Kanal Harekatı" başarısızlıkla sonuçlanmışsa da; General Maxwell kendi hükümetine, Osmanlı kuvvetlerinin bu bölgeden çekilmesini sağlayacak ikinci bir cephenin açılmasını önermişti.
    Amiral Carden'in ayrıntılı 11 ocak tarihli harekat planı 15 Ocak günü hükümet tarafından kabul edilerek, istediği gemilere ilaveten, yeni hizmete giren Queen Elizabeth muharebe gemisinin de emrine verileceği, kendisine bildirildi. Böylece İngilizleri Çanakkale Boğazına getirecek zincirin halkaları tamamlanmış oldu. İtilaf Devletlerinin Çanakkale taarruzundan beklentileri şunlardı:
    Almanyanın en önemli müttefiklerinden birisini saf dışı bırakmak,

    Rusyaya yardım için hayati önemi haiz bir deniz ulaştırma yolunu açmak,

    Hala tarafsız olan Balkan Devletlerini, özellikle Yunanistan, Bulgaristan ve Romanyayı İtilaf Devletleri safına çekmek.
    b- Deniz Harekatı
    Bilindiği üzere Çanakkale harekatı deniz ve kara harekatı olmak üzere iki safhada cereyan etmiştir.
    İtilaf Devletleri deniz harekatı öncesinde 107 parça muharip savaş gemisinden oluşan bir deniz gücü oluşturmuşlardı. Bu o zamana kadar dünyada bir harekat için bir araya gelmiş en güçlü birleşik donanmaydı.
    Osmanlı donanması ise; ihmal, bakımsızlık gibi nedenlerden dolayı nitelik ve nicelik bakımından kifayetsiz olarak 1 nci Dünya Harbine girmek zorunda kalmıştı.
    Harbin öncesinde, donanmanın güçlendirilmesi maksadıyla İngiltereye sipariş edilerek yapımı tamamlanmış ve son kuruşuna kadar parası ödenmiş olan Sultan Osman ve Reşadiye isimli gemilerimize İngiltere tarafından el konulmuştu.
    Çanakkale Boğazı savunma sistemini oluşturan topların çoğu eski, atış mesafeleri kısa, cephaneleri çok azdı. Bu nedenle Çanakkale Boğazı savunma sistemini güçlendirmek için yoğun çabalar harcandı. Bu kapsamda öncelikle kıyı bataryaları takviye edildi. 7 Mart 1915'e kadar Selanik, İntibah, Samsun ve Nusrat gemileri ile Çanakkale Boğazına toplam 403 mayın, 10 hat halinde döşendi.
    Boğazı zorlayacak olan düşman filosunun komutanı Amiral Carden ise, durumdan çok emindi. Nitekim 2 Mart 1915'de Churchill'e gönderdiği telgrafta; 14 gün sonra İstanbul'dayız diyordu.
    Bu ifadesine rağmen Amiral Carden, 12 Mart 1915 günü görevinden istifa etti. Yerine harekattan bir gün önce Amiral de Robeck atandı. Churchill, bu talihsiz amirale gönderdiği mesajda, harekatın hiç geciktirilmeden ve başka bir emir beklemeksizin ilk fırsatta icrasını emrediyor ve talihinin açık olması dileğinde bulunuyordu.
    Ancak Amiral de Robeck'e dilenen bu talih, birkaç gün önce kapanmıştı. Zira 360 tonluk mütevazı bir tekne olan Nusrat mayın gemisi güçlükle elde edilebilen son 26 mayını, 7-8 Mart 1915 gecesi 100'er metre arayla, Erenköy önlerinde sahile paralel olarak dökmüştü.
    İşte tarafların 18 Mart öncesi hazırlıkları böyleydi ve 91 yıl öncesi bu güne gelinmişti.
    Tarihsel Fransız cesareti ile İngiliz soğukkanlılığı Türkün alçak gönüllü kahramanlığı karşısında bu daracık yerde bir sınav verecekti. Dünya bu olaya kadar Türkleri fetih savaşlarında tanımıştı. Yurt savunmasında ise güçlerinin neye yettiğini ilk kez hecelemeye başlayacaklardı.
    Deniz tabyalarımızın başarılı atışları sonucunda, saat 12.30'da düşman ilk kayıplarını vermeye başladı ve İngiliz Agamemnon, Lord Nelson, Albion ve Fransız Charlemagne gemileri isabet aldı.
    Bir süre sonra da Fransız zırhlısı Bouvet, 600 kişilik personeli ile beraber boğazın sularına gömüldü.
    Tüm gemiler, saat 19:00 dan itibaren top taarruzu altında boğazı terk etmeye başladılar.
    İtilaf Devletlerinin donanmasına bu ağır sürprizi hazırlayan, Yzb. Hakkı komutasındaki 360 tonluk küçük ve mütevazı Nusrat gemisi ve onun cesur personeli idi. Bu son 26 mayın Nusrat mayın gemisi tarafından eşsiz bir şekilde değerlendirilmişti.
    Böylece düşman, Çanakkale Boğazının deniz harekatı ile geçilemeyeceğini anlamıştı.
    c- Kara Harekatı
    Çanakkale Boğazının donanma ile geçilmesinin mümkün olmadığını anlayan itilaf devletleri, bu defa da kara harekatı ile ilgili hazırlıklar yapmaya başladılar
    İtilaf Devletlerinin planına göre;
    Kuzey Çıkarma Grubunu oluşturan Anzak Kolordusu kuzeyde Kabatepe bölgesine, güney çıkarma grubu ise Seddülbahir bölgesine çıkarılacaktı. Planlar, asıl taarruz güneyde olacak şekilde hazırlanmıştı. Türk savunmasının güney kanadını tespit maksadı ile 1 Fransız tugayı Kumkale bölgesine çıkarma yapacak, Bolayır ve Beşiğe bölgesine de amfibi gösteri icra edecekti. İtilaf Devletlerinin planı Gelibolu müstahkem mevkiine kısa sürede el atarak, donanmayı savunmasız bir boğazdan geçirme ve İstanbula el atma düşüncesine dayanıyordu.
    26 Mart 1915'te kurulan 5 nci Orduya komutan olarak atanan General Liman Von Sanders, Türk savunmasının esasını teşkil eden "düşmanın çıkmasına izin vermeden imhasını sağlama" şeklindeki ana fikri terk ederek, "kıyılarda nispeten zayıf kuvvetlerle düşmanı karşılama, derinlikte güçlü ihtiyatlarla imha" ana fikrini benimsemişti.
    Mustafa Kemal ise 29 Eylül 1913'de Sofyaya Ataşemiliter olarak tayin edilmişti. Osmanlı Devletinin harbe katılmasından sonra Yarbay Mustafa Kemal, vatan müdafaasında aktif görev almak için, Harbiye Nazırı Enver Paşaya başvurup vazife istemiştir.
    " Arkadaşlarım muharebe cephelerinde ateş hattında bulunurken, ben Sofyada ataşe militerlik yapamam " diyen Mustafa Kemal Çanakkalede 19 ncu Tümen Komutanlığına atanmıştır.
    25 Nisan gündüz taarruzlarında emrindeki 57 nci Alayı emir beklemeden muharebeye sokan Yarbay Mustafa Kemalin icra ettiği koordineli taarruz, kıyı başının genişlemesini engelleyen ilk ciddi direnmedir.
    Tümen komutanı Yarbay Mustafa Kemalin, Conkbayırında karşılaştığı bir olay onun kahramanlığını dile getirir.
    Yarbay Mustafa Kemal Conkbayırı'na vardığı zaman, tümene bağlı 57 nci Alaydan küçük bir müfrezenin "cephanemiz tükendi" diyerek çekilmekte olduğunu, onların gerisinde de kalabalık düşman askerlerinin ilerlediğini ve Conkbayırı'na ulaşmak üzere olduğunu görür.
    Mustafa Kemal duruma derhal müdahale eder ve askerlerine "Düşmandan kaçılmaz - cephaneniz yoksa süngünüz var" diyerek o anda kaybedilmekte olan inisiyatifi tekrar ele geçirir.
    Conkbayırı, süngü savaşı ile o an düşman eline düşmekten kurtulmuştur. Yarbay Mustafa Kemalin "Kazandığımız an bu andır" dediği bu durum, düşmana karşı kazanılan bir zaferi simgelemektedir.
    Taarruz emrini alan kahraman 57 nci Alayın tümü komutanı dahil şehit olmuştur.
    Arıburnu muharebelerinde amacına ulaşamayan düşman daha sonra sırasıyla Kirte ve Anafartalar bölgelerine taarruz ederek talihini denemişse de sonuçta karşısında Mustafa Kemalin sevk ve idaresindeki kahraman Mehmetçiği bularak geri çekilmek zorunda kalmıştır.
    Açılan bu cephelerde de arzu ettiği sonuca ulaşamayan İtilaf Devletleri artık çekilme hesaplarına başlamıştır.
    Nitekim alınan kararlar doğrultusunda Anafartalar ve Arıburnu bölgesi 8-20 Aralık 1915 arasında, Seddülbahir bölgesi ise 28 Aralık 1915 - 9 Ocak 1916 arasında tamamen tahliye edilmiştir. Çok ustaca hazırlanmış tahliye işlemi hiç zayiat vermeden gerçekleştirilmiştir.
    Mustafa Kemalin ani karşı taarruzlarla düşmanın imhasını öngören düşüncesi, katıldığı her muharebede felaketin büyümesini önlemiştir.
    Çanakkale kara muharebelerinde kendine özgü bir atılganlık şuuru içinde şahlanan Türk ordusu kahraman bir millet olarak varlığını bütün dünyaya;
    Dur yolcu!
    Bilmeden gelip bastığın bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
    Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
    bir vatan kalbinin attığı yerdir.
    Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
    gördüğün abide Anadoluda,
    istiklal uğrunda, namus yolunda,
    can veren Mehmetin yattığı yerdir.
    diyerek duyurmuştur.
    d- Sonuçlar
    Bu muharebelerin en belirgin sonucu; Atatürk'ün Çanakkale muharebelerinde, kazandığı askeri başarılar sonucu "ulusal bir kahraman" olarak Türk halkının kalbinde engin bir yer kazanmasıdır.
    Çanakkale Zaferinden çıkarılan sonuçları diğer boyutları ile inceleyecek olursak;
    İtilaf Devletlerince, mahalli ve kolay bir harekat görüşüyle başlatılan Çanakkale seferi, sonunda sadece bir askeri olay olmaktan çıkmış ve İtilaf Devletleri'nin iç işlerine kadar etki yapan çok yönlü bir dünya olayı düzeyine erişmiştir.

    Öncelikle; İtilaf Devletlerinin azamet ve gururları kırılmış, ve ülkelerin bağımsızlık hareketlerine güç vermiş, örnek olmuştur. Birçok ülke bağımsızlık fikrinin temelini Çanakkaleden almıştır.

    Hala tarafsız olan Balkan Devletlerini, özellikle Yunanistan, Bulgaristan ve Romanyayı İtilaf Devletleri safına çekmek.

    Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının kapatılmasıyla, itilaf devletleri ile irtibatı kesilen ve lojistik desteği alamayan Rusya, harbi kaybetmiştir.

    Çanakkale muharebeleri; İngiliz devlet adamı Churchill'in deyişiyle, Viyanadan Hindistana kadar dünya siyasi haritasının değişmesine, İtilaf Devletlerinin harpten evvel anlaştıkları dünya düzeninin kurulamamasına neden olmuştur.

    İstanbulun tüm anıt yapıları ve kültür değerleri harap olmaktan ve talan edilmekten korunmuştur.

    Tarihin her devrinde olduğu gibi Çanakkale, yine İstanbulu savunmuş ve kurtarmıştır.

    Çanakkale zaferi; yıllardan beri, parçalanmaktan büyük ölçüde nasibini almış yüce Türk Milletinin benliğine kavuşmasına ve kendine güvenini kazanmasına neden olmuş, böylece Çanakkalede Ulusal Kurtuluş mücadelesinin temelleri atılmıştır.

    Aynı zamanda, bize ve tüm insanlığa; asker, devlet kurucusu, fikir adamı ve insanlık aşığı büyük Atatürk'ü armağan etmiş, yeni Türkiye Cumhuriyetinin temeli olmuştur.

    Bize bu günleri armağan eden, başta ulu önderimiz Büyük Atatürk olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.


    -alıntıdır-
     
    Emir Alaca bunu beğendi.
  3. Selim Çam

    Selim Çam Onursal Üye

    Kayıt:
    1 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.905
    Beğeniler:
    543
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
  4. Murat EVGİN

    Murat EVGİN Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Kasım 2004
    Mesajlar:
    1.015
    Beğeniler:
    1.063
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Konu daha önce acılmış.. Lütfen BURADAN devam edelim..
     
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.