Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

16 Temmuz - 25 Temmuz Hayallerin Peşinde, Taşların izinde.. Likya Yolu..

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Oğuz Mert tarafından paylaşıldı.

  1. Oğuz Mert

    Oğuz Mert Aktif Üye

    Kayıt:
    27 Haziran 2011
    Mesajlar:
    179
    Beğeniler:
    260
    Şehir:
    Eskişehir
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    Merhaba dostlar 2013 temmuzunda Likya Yolunu pedallamak adına Antalya, Kemer, Phaselis, Olimpos, Adrasan, Kumluca, Finike, Demre,Noel Baba,Myra, Kaş, Kalkan, Xantos, Saklıkent, Fehtiye rotasında pedala bastık. Yolculuğumuz 8 gün ve 410 km sürdü. Bu yolculukta Salcano CitySport larımız bizlere eşlik etti.
    Bu turdan önce günübirlik turlar ya da 1-2 günlük kamplı turlar dışında tecrübemiz yoktu. Hava sıcaktı ve rotamız zorluydu. Bu rotayı belirlediğimizde turcu abilemiz tarafından 'Bu sıcakta deli mi dürttü' diye karşılandık. Kararlılık güzel şey. Eskişehirden Antalyaya pedala basmak adına velespitlerimizi otobüse kavga dövüş yükledik. Evet biraz otobüs konusunda zorlandık çünkü bileti alırken sorun olmadığını söyleyen firma çalışanları gara gittiğimizde bize sorun çıkardılar.
    Bu turda bize maddi manevi destek veren dostlarımıza ve Twitter üzerinden desteğiyle bizi gururlandıran Gürkan Genç'e çok teşekkür ederiz. Umarım sizlerle de birlikte pedala basmak nasip olur.
    Tura dair yazıma geçmeden önce son bir şey eklemek istiyorum. Bu tura çıkarken bir çok turcu arkadaşımızdan ve abilerimizden bilgi aldık. Bilgi edinmek önemliymiş ama gördük ki tur hakkında bilgi ve deneyim kesinlikle tur yaparak öğrenilirmiş. Yaşayarak öğrendik. Çok güvendiğimiz bir turcu abimiz bu rotada kesinlikle su sorunu yaşamayacağımızı söyledi. Keşke haklı olsaydı.
    Necati'nin eşi Ayşegül bizi Eskişehirden uğurladı. Tabi o anda Kaşta bize sürpriz yapıp karşımıza çıkacağını bilmiyorduk.:)
    [​IMG]
    1. gün
    Sabah 6:30 gibi otobusten iniyoruz. Bisikletleri toparlayıp Ayşegül'ün hazırladığı sandviçleri götürdükten sonra yollardayız. Fakat dakika 1 gol 1. Benim bisikletin viteslerinde bir problem var ve çözemiyoruz. Mecburen sanayiye sürüyoruz ve sanayide bir bisikletçi bulma, o bisikletçinin dükkanı açmasını bekleme, o dükkanı boşaltmasını bekle bilmem ne derken yaklaşık 3 saat kaybediyoruz.Bisikletçi bu sıcakta tur yaptığımız için akıl sağlığımızın yerinde olmadığını vurguluyor. Sanayide çay ücretli ama simit parasız. Biz çaylarımızı alıp simit istemediğimizi söylediğimizde zorla elimize simit tutuşturuluyor. Boğucu havada çayı içemiyoruz. Biraz simit yedikten sonra sorunları hallettip ve normalde Tekirova civarında konaklama yapmayı planladığmız yere doğru sürmeye başlıyoruz. Burada bir doğa sporları tesisi bizi memnuniyetle misafir edeceklerini söylemişlerdi. Lakin misafirhanelerinin 18 km tırmanışın sonunda dağın başında olduğunu bilmiyorduk. Açıkçası bu tırmanışı gözümüz kesmedi bu sebeple Tekirovayı pas geçip normalde 3. gün varmayı planladığımız Olimposa kadar sürmeye karar verdik. Bu 117 km sürecek yolda özellikle tüneller çok yıpratıcı oluyor. Psikolojik olarak o gürültü insanı bezdiriyor.Bir tünnelde Supersport motorlara denk gelmemiz sinirlerimizi iyice bozdu. Su bulmak özellikle Kemerden sonra sorun. Su ve gıda mutlaka yanınıza alın. Benzinliklere ve marketlere güvenmeyin.
    Antalya Olimpos arası Kemer, Kiriş gibi yerlere girince, acemice çok enerji ve zaman kaybettik. Bu sebeple Olimposa varmamız gece 11 i buldu. Olimpos a çıkan rampada yolun ortasında yengeç görmemiz, su bulamamamız, çok acıkmamız, grav grav gelen kamyonlardan korkmamız birinci günü zehir etti gibi görünse de yolda olmanın keyfini hiçbir şey bozamadı. Son olarak Olimpos yokuşundan aşağı inişe dikkat. Karanlıkta ben süratli bir şekilde derin bir çukura giriyorum ve uçuruma yuvarlanmaktan zor kurtuluyorum. Bagajım, heybem dağılıyor.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    3.gün
    İki günlük dinlenme, Kaktüs barda sahne alan şahane grup Sütlü Kakao ve Jandarmalara rağmen güneşin doğuşu bizi tekrardan yollara düşürüyor. 15 km sonunda Adrasandayız. Muhteşem bir sahil ve Olimposun aksine son derece sakin. Bu nedenle fazladan bir gün burada kalmayı kararlaştırıyoruz. Dost olduğumuz bakkal bize neden turda olduğumuzu, ne iş yaptığımızı sorduğunda öğretmeniz cevabını verince hayatım boyunca unutmayacağımız cevabı veriyor. '' Zaten okuyan adamda kafa olmaz'' Kimle konuşsak bize deli muamelesi yapıyor ki bu muameleyi yapanlar arasında bisikletçi, esnaf, turcu her kesimden insan var. Kirişteki taksici dostları bir kenara koymak istiyorum. Gerçekten hem Fethiyeye kadar yol durumu hakkında çok yardımcı oldular hem de nerede olursak olalım yardımcı olabileceklerini söyleyerek bize destek oldular.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    5.Gün
    Kamp alanına bisikletleri ve malzemeleri Bıraktıktan sonra sahilde uyunulan iki gece, kurulan güzel dostluklar ve Adrasanı arkamızda bırakarak yola koyuluyoruz. Adrasandan ana yola çıkış 11 km lik oldukça dik bir rampadan sağlanıyor. Diğer yol asfaltlandığı için mecburen bu yolu seçiyoruz. Kesinlikle bu mevsimde sabah erkenden yola çıkmak gerekiyor. Yoksa öğlen sıcağında bu rampaları tırmanmak insanı bitiriyor.
    Ana yola çıktıktan sonra Kumlucaya kadar rampa aşağı iniyoruz. Çam ormanları arasında muhteşem bir yol. Yalnız süratle indiğimiz için yolda büyük bir sorun var: MICIR. Yolun ortasına ve emniyet şeridine dökülmüş mıcırlar çok tehlikeli. Hem dengemizi bozuyor hem de arabalar bunları fırlattığında mermi gibi size geliyorlar. Necatinin bacağına isabet eden bir mıcır bacağını morarttı. Bunun üzerine Daha temkinli gidiyoruz. Kumluca-Finike arası yol dümdüz ancak Finike Demre yolu hem dar hem rampa hem de virajlı. Ama solunuza güzelim Akdenizi alıp sürdüğünüz için hiçbirini gözünü görmüyor.
    Demre de Adriake Kampinge varıyoruz. Gerçekten şu ana kadar gördüğümüz en iyi kamp alanı. Adrasan bütün güzelliklerine rağmen maalesef bu konuda sınıfta kalmıştı.
    Bir not daha bizim halkımızda sanırım rampa anlayışı yok ya da her yere arabalarıyla gittikleri için rampalar gözüne görünmüyor. Özeliikle Finike- Demre arası bize 'Yol dümdüz gençler rahat olun' diyen amcalara bol bol rastladık.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    6. Gün
    Demrede kamp yaptığımız alanın sahipleri çok tatlı ve sıcak insanlardı. Kamp alanı, tuvaletler, duşlar çok temiz. Yalnız gece çok boğucu. Her zamanki gibi dışarıda yattık. Dışarıda yatmamıza sevinen seyrettiğimiz yıldızlar dışında birde sivrisinekler var. Kamp alanının yanından bir ırmak akıyor ve hemen ötede denizle birleşiyor. Sanırım sivrisinek sayısının artışının nedeni bu. (SİNEK İLACI KESİNLİKLE UNUTMA!!!) Ben dün bisikletten iner inmez bu buz gibi suya üstümle beraber hiç düşünmeden atladım, şiddetle tavsiyemdir.
    Burada çamaşırlarımızı yıkatabildik. Kampın koruyucusu ASLAN’ı (bir kangal), çimenlerde koşturan keçileri ve tatlı insanları geride bırakarak tekrar yola koyuluyoruz.
    Demre-Kaş arası en zorlu bölüm. Burada izleyebileceğiniz iki rota var. Birincisi kamp yapılan yerin hemen önünden kalkan teknelerden biriyle anlaşıp kendinizi KEKOVA ya geçirtmeniz. Biz bunu yapamadık çünkü ciddi miktarda para istediler. Belki siz daha insaflı teknecilere denk gelirsiniz. Bu rotayı seçerseniz iki büyük avantajı var. Birincisi muhteşem Kekovayı görmüş olacaksınız. Hatta Demreyi atlayıp direk burada da kamp yapabilirsiniz. (Akrep tehlikesi olduğu söyleniyor DİKKAT) İkinci avantaj Demre- Kaş arasındaki dik rampaların büyük bölümünü atlamış olacaksınız. Yalnız Kekovadan Demre – Kaş yoluna çıkmanız gerekecek bu yolda 15 km lik rampalarla dolu bir yol. Kekova ya ikinci rotadan da ulaşılabilir. Ancak o kadar rampa çıktıktan sonra 15 km in 15 km çık biz göze alamadık ve Kekovayı içimiz yana yana pas geçtik. (Yanlış hatırlamıyorsam Kekova üzerinden geçerseniz Demre- Kaş yolunun 40. Km sine varıyorsunuz ki Kaş a az bir mesafe kalmış ve dik rampaları atlatmış oluyorsunuz)
    Demre yol ayrımından başlayarak rampalara vuruyoruz kendimizi. Bu yol 50 km sürecek ve rampalarla dolu. Çöplük bölgesine kadar çok dik rampalar yok(Çöplük bölgesindeki rampalar oldukça dik, bu bölüme kadar olan rampalar da hafife alınmamalı) ama sıcakta insanı çileden çıkartıyorlar. Bu yolda ciddi şekilde su sorunuyla karşılaşıyoruz. Yolun hemen hemen yarısına kadar olan bölümde su yok. Olan çeşmelerden su içilmiyor. 11- 12. Km de karşılaşacağınız Mani Marketi sakın pas geçmeyin çünkü Kaş a kadar yolunuzun üzerinde başka market yok. Su sağlayabileceğiniz yerler ise YAVU köyüne kadar sadece bu market ve bir İtfaye istasyonu ile sınırlı. Yavu köyündeki amcaya ve bize buzlu sularını veren İtfayecilere selam olsun. (Torunu da öğretmen olmak istiyordu umarız hayali gerçekleşmiştir.
    Kaş yolu gerçekten çok güzel. Ormanla baş başa sürüyorsunuz. Bazı yerlerde rüzgar çok şiddetli. Rampa aşağıya pedala basmadan gidemediğimiz bir bölüm vardı ki hala anlayabilmiş değilim. Rüzgarın şiddetini siz düşünün.
    Elmalı yol ayrımından biraz sonra rampa aşağı Kaşa iniyorsunuz ve Kaş bütün güzelliğiyle karşınızda. Bu rampayı inerken ‘Ulan umarım bunun birde çıkışı yoktur’ diye kafamdan geçirmedim değil. Korkmayın. Kaş- Fethiye arası bu rampadan gidilmiyor. (Kaş ın içinden Kalkan ya da Patara yoluna dönmeniz gerekiyor.)
    Kaş Kamping bütün imkanlarıyla gerçekten çok güzel. Burada güzel dostluklar ediniyoruz. Likya yolunu yürüyen bir arkadaşla da burada tanışma fırsatımız oldu(Bu yola çıkış amacımız önce Likya Yolunu yürümekti. Tabiki Pedal Tutkusu ağır bastı) Dikkat: Kaş Kampingte çadır verilmiyor. Sorun yok bizim uyku tulumlarımız var. İskeleye uyku tulumlarımızı seriyoruz ve bir zeytin ağacının altına Güneşin doğuşuna uyanmak adına uzanıyoruz. (Kaşın içinde denize girilebilecek en güzel yer sanırım burası, Nuri’s Beach olarak bilinen bölge ve Kalkan yolu üzerindeki Kaputaş plajı görülmeye değer)
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    8. Gün Kaşta geçirilen iki günün ardından yollardayız. Kaş- Kalkan arası yol dar ve viralı.(Pedala basarken solunuza dikkat muhteşem Kaputaş Plajına burada rastlayacaksınız) 26 km süren bu yoldan sonra yol güzelleşiyor. (Kalkan da Kaş kadar güzel.Daha sakin ve ucuz.)Kalkandan sonra Fethiyeye kadar ciddi bir rampa yok. Xantos,Letoon, Patara gibi birçok Likya kenti bu yolun üzerinde. (Patara ya Kaş’ın içinden de gidilebiliyormuş.).
    Burada kısaca Xantos hakkında bilgi vermek istiyorum. Xantos Likya nın başkenti ve özgürlüklerine düşkün halkıyla tanınıyor. Persler Anadoluyu işgal ettiklerinde Likyalılar da Perslere kaybediyorlar. Teslim olmamak için Xantos a sığınıp şehri ve kendilerini ateşe veriyorlar. Ben bu şehri görmeyi çok istiyordum. Ana yoldan 2 km kadar içeri girdiğinizde şehir sizi karşılayacak. Ayrıca burası UNESCO nun Dünya Mirası listesinde.
    Saklıkent Kanyonu ise gerçekten görülmeye değer ancak buraya geniş bir zamanda gelmek gerekiyor bizim zamanımız olmadığından kanyonu istediğimiz kadar yürüyemedik. Ben sonuna kadar yürümek isterdim.
    Biz başkent Xantos a ve Saklıkent kanyonuna uğruyoruz. Kalkan, Xantos, Saklıkent derken gene karanlığa kaldık Karşıdan uzunları yakıp gelen sürücülere iyi dileklerimi gönderiyorum. Onların selektörlerine karşılık bende kafa lambası sağa sola sallıyorum. Nasıl görünüyorum kim bilir :)
    Kaş- Fethiye arası gece yolculuk yapmayın. Biz mecbur kaldık. Özellikle ALAÇAT köyünde çok sayıda köpek var. Bu turda sadece burada köpek saldırısına uğradık. 5-6 kez köpekler tarafından ve 1 kez hala ne olduğunu çözemediğimiz ufak, havlamayan, tıslayan bir hayvan tarafından kovalandık. Ben bir tanesinde ciddi şekilde dizimi sakatlıyorum. Böylece turu Marmarise doğru devam ettirme planlarımız da suya düşüyor.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Bu turda Phaselis,Olimpos, Myra, Xantos gibi Likyanın en büyük şehirlerini görme fırsatımız oldu. Likya Yolunun önemli bir bölümünü de geçmiş olduk. Olimpostan çıkarken Gelidoniya Fenerine geçilerek, Demre- Kekova- Kaş rotasını izlenerek, Kaş- Fethiye arası bütün antik şehirlere uğranarak bu rota geliştirilebilirdi.
    Dilim döndüğünce bu turu anlatmaya çalıştım umarım faydalı olabilmişimdir.
    Temmuz ayında bu bölgede tur yapmak çok zordu. Biz spd kullanmadık. Bisikletlerimiz çok yeterli değildi. Şans yanımızdaydı ki tekerimiz dahi patlamadı. Sıcakta içine giremeyeceğimiz için çadır almadık. Sadece uyku tulumu ve mat yeterli oluyor. Dışarıda yatmaya alışıksanız uyku tulumuna da gerek yok. Ama kesinlikle dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var. Su işini şansa bırakmayın, sık sık soda ve minaralli içecekler için. Yanınıza enerji verici gıdalar alın. Çikolatadan mümkün oldukça uzak durun çünkü sıcakta daha çok susamanıza neden oluyor ve anlık enerji verdiği için çok faydalı değil. Bol bol pudra alın. Bisikletle temas eden her yerinize bolca sürün. Sinek ilacı kesinlikle unutmayın.
    Aklımda kalan bunlar saygılar dostlar..
     
  2. Mert E.

    Mert E. We create Chemistry

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    19 Ocak 2014
    Mesajlar:
    1.211
    Beğeniler:
    2.324
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Harika bir tur olmus. Rica etsem ekipmanlarinizi da (bisikletler, setler, diger yaninizdaki ekipmanlar) markalarini da yazabilir misiniz?
     
  3. Omer Faruk Can Yilmaz

    Omer Faruk Can Yilmaz Aktif Üye

    Kayıt:
    22 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    101
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    Tekirdağ-Çerkezköy
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    güzel tur. manzaralar harika
     
  4. aliburak

    aliburak Kıdemli Üye

    Yaş:
    28
    Kayıt:
    3 Nisan 2012
    Mesajlar:
    284
    Beğeniler:
    187
    Şehir:
    Eskişehir
    Adı:
    Ali Burak ÜNAL
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    ben de bu yaz aynı yol üzerinden Fethiye-Side turu düşünüyorum, yazdıklarınız gerçekten işime yarayacak. bir de turlardan önce yol durumunu o yolu sadece bisiklet ile geçenlere sormak gerek diye düşünüyorum, insan yolu araba ile gidince en dik rampalar bile düz görünüyor herhalde.:)
     
  5. mehmetsunu

    mehmetsunu İKONOKLAST

    Kayıt:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    3.345
    Beğeniler:
    6.342
    Şehir:
    kayseri
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Tur yazınızı içim daralarak, fenalıklar geçirerek okudum. Bisiklet turlarında karşılaşılması muhtemel ne kadar arıza, zorluk, sıkıntı, talihsizlik, aksilik varsa hepsi kolaj olmuş nerdeyse sıkıştırılmış bir şekilde sizin turunuza doluşmuş: Kıllık yapan otobüsçü, susuz kalma, köpeklerin kovalaması, akrepler, mıcıra yakalanma, arabanın mıcır fırlatması, uçuruma yuvarlanma, sıcak, rampalar, sivrisinekler ve daha bir sürü sıkıntılı şey tekmili birden sizin turunuzda. İnanın Bu kadar aksiliği uzak doğu turunu baştan sona okuyan biri olarak gürkan genç in seyahatinde bile görmedim. Muhteşem bir gezi rotası nerdeyse bir aksilikler silsilesine dönüşmüş. Allahtan okuduğum ilk tur yazısı değil yoksa tura çıkmayı kafamdan sonsuza dek silerdim.
     
  6. Oğuz Mert

    Oğuz Mert Aktif Üye

    Kayıt:
    27 Haziran 2011
    Mesajlar:
    179
    Beğeniler:
    260
    Şehir:
    Eskişehir
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    Öncelikle iyi dilekleriniz için teşekkürler dostlar.

    Üzülerek söylüyorum ki sanırım yazımı dikkatli okumamışsınız. Turun ne aksilikler silsilesine dönüştüğü söz konusudur ne de bizim bu turdan şikayetimiz vardır. Hatta bu tur bu yaz Çanakkale'den başlayarak genişletilerek ters yönden tekrar yapılacaktır. Yazımın son bölümünde lastiğimizin dahi patlamadığını, hemen hemen hiç teknik sorun yaşamadığımızı söyledim. Sivrisinek sorunu genel olarak bu bölgenin sorunu yani bisikletçi olmamızla ilgili bir sorun değildir. Akrep sorunuyla karşılaşmadık. Kekova üzerinden gidecek ve burada kamp yapacak arkadaşlar için bu bölge daha bakir olduğundan Akrep sorunu yaşandığı bilgimiz vardı uyarı amaçlı bunları paylaştık. Kamp yaptığımız alanlar bu tip sorunlar için ilaçlanan yerlerdir. Mıcır ve anlayışsız insanlar bütün Türkiye karayollarının sorunu. Yazımızın amacı okuyan arkadaşlarımıza kendimizce kolaylık sağlamak, rotaları anlatmak, karşılaşılabilecek sorunları söylemektir. Eleştirmek kolay güzel kardeşim lakin konunun özünü maalesef ıskaladığını görüyorum.

    Burada anlatılanlar ufak tefek üzerinden gelinmesi imkansız olmayan aksiliklerdir. Bu aksilikler nedeniyle pedala basmaktan biz vazgeçmedik. Siz de vazgeçmeyin.

    Bizlere bu yolculukta Salcano City Sport 27v modeli eşlik etti. Üzerlerinde altus,acera komponentler olan gayet makul bisikletlerdi. Bize sorun çıkarmadılar sadece biraz ağırlardı sanırım.

    Uyku tulumu, mat, tamir setleri, patlak setleri, fren telleri, yedek iç lastik, akort anahtarı, pompa,ilk yardım seti gibi standart turda yanınızda bulunması gerekenler yanımızdaydı. Bunlar hakkında forumda detaylı bilgiler mevcut. Tek tek marka belirtmeyeyim.

    Bu bölge sıcak olduğu için yanımıza çadır almadık. Bir çok kamp alanında zaten çadır veriliyor. Çadır olsa da sıcaktan içine girmek ne mümkün.

    Heybelerimizi Merida dan almıştık. Tur boyunca memnun kaldık. Gözleri kullanışlı ve gayet geniş. Yalnız arkadaşımın heybesinin üstündeki lastikler fazla germekten koptu ama bunlar bulunmayacak şeyler değil.


    Kask,gözlük,eldiven,tayt,buff, rüzgarlık, 1 kalın hırka, iğne iplik, bol bol pudra, sinek ilacı, temizlik malzemeleri, km saati, aklıma gelenler. Fazladan 1 t shirt yeterli fazladan kıyafet ve belki lazım olur diye yanınıza alacağınız şeylere gerçekten gerek yok gerekli ve hayati malzemelerinizi yanınıza alın ve fedakarlık yapacaksanız süsünüzden yapın. Sevgiler.
     
  7. Barış Çavuş

    Barış Çavuş Üye

    Kayıt:
    7 Eylül 2009
    Mesajlar:
    69
    Beğeniler:
    30
    Şehir:
    İstanbul-Avrupa
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Çok güzel bi tur olmuş. pedalınıza sağlık.
     
  8. tolga akan

    tolga akan Aktif Üye

    Kayıt:
    8 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    197
    Beğeniler:
    90
    Şehir:
    istanbul-Küçükyalı
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Tarih biraz yanlış olsada güzergah süper,tur herzaman guzeldır.Benım de bahar aylarında yapmak ıstedıgım bır tur.Tebrık ederım...
    Bu arada nısan mayıs gıbı bu güzergâhı düşünen arkadaşlar varsa haberleselım...
     
  9. Emre Kılıç

    Emre Kılıç Yeni Üye

    Kayıt:
    19 Ocak 2014
    Mesajlar:
    39
    Beğeniler:
    35
    Şehir:
    Bartın
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    Ben keyifle okudum şahsen. İnsanı bu tür turlara özendiriyorsunuz vallaha!! ;)
     
  10. Ufuk Kılıçaslan

    Ufuk Kılıçaslan Yeni Üye

    Kayıt:
    15 Ekim 2012
    Mesajlar:
    48
    Beğeniler:
    29
    Şehir:
    Mersin
    Seviye:
    Sıkıntılı zamanlar yaşasanız da güzel bir tur olmuş. Benim merak ettiğim, bisikletleriniz turda yük taşırken sorun çıkardı mı? Jantlarda veya başka parçalarda sorun yaşadınız mı? Ben de aynı bisiklete sahibim de, uzun turda ne gibi sıkıntılar çıkabiliyor onu merak ediyorum.

    GT-I9100 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
  11. Selçuk KAYRAK

    Selçuk KAYRAK Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2012
    Mesajlar:
    66
    Beğeniler:
    54
    Şehir:
    izmir
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Arkadaşlar harika bir tur olmuş tebrikler... 23 nisan günü İzmir'den yola çıkarak aynı güzergah üzerinden Antalya'ya gitmeyi planlıyorum. Konu benim için çok iyi bir yol gösterici olacak.
     
    Oğuz Mert bunu beğendi.
  12. Oğuz Mert

    Oğuz Mert Aktif Üye

    Kayıt:
    27 Haziran 2011
    Mesajlar:
    179
    Beğeniler:
    260
    Şehir:
    Eskişehir
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    11- 12 kg gibi bir yükümüz vardı yanlış hatırlamıyorsam. Bisikletler hiçbir sorun çıkarmadı maşallah diyelim gayet rahat taşıdılar. Heybeleri yerleştirirken çok dikkat ettik iki tarafta eşit ağırlığa 15 kg a kadar sorun çıkmaz diye düşünüyorum. Jant akorlarında bile anormal bir bozulma olmadı. Üstelik yer yer bozuk yollara da girdik. City sportlar yetersiz değiller böyle bir tur için. Biraz ağır kalıyorlar sadece.
     
  13. murat dayi

    murat dayi Yeni Üye

    Kayıt:
    20 Şubat 2014
    Mesajlar:
    5
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    O yollardan defalarca arabayla gecmis biri olarak okudum. Keyifli bir macera. Yeni yeni bisiklete heves eden biri olarak cehaletimi mazur gorun, o yokuslari bu sehir tur bisikletleri bu kadar kolaylastirabililiyor mu? Yas 32. Cevabinizi da dikkate alarak, 3 kat cikarken nefes nefese kalan biri olarak bir bisiklet alip o yollara dusmek uzereyim.
     
  14. SongülB.

    SongülB. Yeni Üye

    Kayıt:
    6 Şubat 2014
    Mesajlar:
    48
    Beğeniler:
    39
    Şehir:
    izmir-antalya
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Likya yolunun fotoğraflarını göremedim. Başlık taşların izinde olunca...:) yine de güzel temmuz turu olmuş
     
  15. Oğuz Mert

    Oğuz Mert Aktif Üye

    Kayıt:
    27 Haziran 2011
    Mesajlar:
    179
    Beğeniler:
    260
    Şehir:
    Eskişehir
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    Bence yollar sizi korkutmasın. Tura çıkmadan önce bir süre idman yaparsanız ve uygun bir mevsimde pedala basarsanız rahatlıkla turu gerçekleştirirsiniz. Mayıs - Eylül arası bu rota daha yıpratıcı.

    Likya Yolu olarak bilinen Tarihi Likya Ticaret yolunun büyük bölümü maalesef bisiklet sürüşüne uygun değil. Bu turda sadece bu yolun belli bir bölümünü bisikletimizle geçebildik. Ve mümkün oldukça Likya şehirlerinden geçecek şekilde pedala bastık.

    [​IMG]
     
    SongülB. bunu beğendi.
  16. Göksun Özkirişçi

    Göksun Özkirişçi Bisikletkolik

    Kayıt:
    4 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.162
    Beğeniler:
    1.075
    Şehir:
    Gaziantep
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    çok güzel bir tur olmuş.
    ayaklarınıza sağlık....
     
    Oğuz Mert bunu beğendi.
  17. Erdal YAVUZ

    Erdal YAVUZ Bisikletkolik

    Kayıt:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    98
    Beğeniler:
    62
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    Hem anlatım, hem tecrübe aktarımı, hem fotolarım güzelliği, daha neolsun, arkadaşlar; emeğinize sağlık kutlarım harika bir tur olmuş.
     
    Oğuz Mert bunu beğendi.
  18. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    69
    Seviye:
    çok güzel bir tur, imrenerek okudum.. böyle bir turu yapma şansımın da olmadığını bilerek, size çok özendim...