Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

112. element keşfedildi

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında berkay iriyarı tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. berkay iriyarı

    berkay iriyarı Kıdemli Üye

    Kayıt:
    11 Haziran 2010
    Mesajlar:
    364
    Beğeniler:
    294
    Şehir:
    izmir--buca
    Seviye:
    112. element keşfedildi

    Almanya'daki Ağır İyon Araştırma Merkezi'nin bilim adamları yeni bir element keşfettiklerini açıkladı.

    Elementlerin periyodik tablosuna eklenen bu yeni maddenin henüz bir adı yok; ondan "süper ağır 112. element" diye söz ediliyor.

    112 sayısı, atomdaki proton sayısına işaret ediyor.

    Bu element, hidrojenden 277 kez daha ağır.

    Ağır İyon Araştırma Merkezi'nde Sigurd Hoffman liderliğinde çalışan ekip, 1976'dan beri yeni elementler arıyor.

    Bu ekip bundan önce de tabloya 107.-111. elementleri eklemişti.

    Bunlar da 112. element gibi, laboratuar ortamında parçacık hızlandırıcılar kullanılarak üretilmişti.

    112. element de 120 metre uzunluğundaki bir parçacık hızlandırıcıda, çinko ve kurşun atomları çarpıştırılarak meydana getirildi.

    Bu yolla yeni elementler üretme, çok zor ve başarı şansı düşük bir işlem.

    Üstelik üretilen atomlar da istikrarlı ya da kimyadaki ifadesi ile "kararlı" olmuyor ve birkaç milisaniye içinde parçalanıyor.

    Bu nedenle 112. elementin bugüne dek yalnızca birkaç atomu gözlemlenebildi.

    Hoffman ve ekibinin ilk olarak 1996'da keşfettiği elementin bağımsız uzmanlarca da gözlemlenip doğrulanması, 13 yıl aldı.

    Önemi

    Bu buluşun önemini sorduğumuz kimyager Doktor John Kalman, "Sanıyorum bu nelerin var olabileceği ve atomların bir araya gelerek neleri oluşturabileceğini anlama konusunda ufkumuzu genişletiyor." diyor.

    Bu bilgi de örneğin nükleer santrallerin ya da atom bombalarının işleyişini daha iyi anlamamıza yarayabilir.

    Doktor Kalman'a göre bir atom ne kadar büyük olursa o kadar kararsız oluyor.

    82 numaralı atomdan daha ağır bir atom da bulunmuyor. İçinde 82 proton bulunan bu atom da kurşun.

    Doktor Kalman "Bunun üzerindeki her element radyoaktiftir. Yani kararlı hale dönüşmek için, aşamalı olarak azalır. Kısacası kurşundan sonraki her element bir şekilde radyoaktiftir. Bunların bazıları fazla radyoaktif değildir. Yani yarılanma ömürleri daha uzun sürebilir. Ama ortaya çıkan son elementin yarılanma ömrü yarım dakika." diyor.

    Yarış sürüyor

    Peki elementlerin periyodik cetveli nereye kadar uzayacak; bir noktada durması gerekmiyor mu?

    Doğada doğal olarak bulunan son element, 1925 yılında keşfedilmişti.

    Halen Rusya, ABD ve Japonya'dan ekipler yeni ve daha ağır elementler keşfetmek için birbirleri ile yarış halinde.

    2006'da Rusya'daki Ortak Nükleer Araştırma Enstitüsü 118. elementi keşfettiğini ilan etti.

    Kaliforniyum bir hedefin, kalsiyum iyonlarından oluşan bir ışın ile bombardımana tutulması yoluyla yapılan bu keşif, henüz bağımsız uzmanlarca doğrulanamadı.

    Sigurd Hoffman ise gözünü daha da yükseklere dikmiş durumda.

    "Biz aynı deneyi yaparak 120. elementi elde etmeye çalıştık." diyor.

    "Henüz 120. elementi göremedik ama var olduğuna inanıyoruz ve ışınlama süremizi uzatabilirsek, bunu da üretebiliriz."

    "Bu bir yarış ve yarışta kazanan taraf olmak çok güzel."
     
    yiğit karataş bunu beğendi.
  2. Goflet

    Goflet Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.636
    Beğeniler:
    1.184
    Şehir:
    Bakırköy-A.S.U.S.
    Seviye:
    doğal halde doğada bulunan elementler 92 tanedir.Bunların en ağırı uranyumdur.

    en kararlı atom demirdir

    her element ya birleşerek(füzyon) yada bozunurak(radyoaktivite) demir atomuna dönüşmek ister.

    bunun sebebi hala bilinmemektedir.

    demirin proton sayısı 26 dır
     
    Kudret Kurtcebe bunu beğendi.
  3. berkay iriyarı

    berkay iriyarı Kıdemli Üye

    Kayıt:
    11 Haziran 2010
    Mesajlar:
    364
    Beğeniler:
    294
    Şehir:
    izmir--buca
    Seviye:
    abi demek istediğini tam olarak anlayamadım:(
     
    yiğit karataş bunu beğendi.
  4. Goflet

    Goflet Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.636
    Beğeniler:
    1.184
    Şehir:
    Bakırköy-A.S.U.S.
    Seviye:
    neresini tam anlayamadın..

    kısaca özetleyeyim;

    evren ilk oluştuğunda sadece hidrojen gazı vardı.daha doğrusu en hafif element olarak ilk hidrojen oluştu.

    daha sonra hidrojen gazı yerçekimi etkisiyle yoğunlaşıp yıldızları oluşturdu

    yıldızların merkezindeki ısı ve basınç 2 hidojen atomunun birleşerek helyuma dönüşmesine ve ortaya yüksek bir enerji çıkmasına sebep olur(nükleer fizyon)

    işte güneş bu şekilde çalışır.ısı ve ışığının kaynağı budur.

    daha sonra hidojen gazı bitince helyum füzyona uğrar ve daha ağır elemente dönüşür...bu döngü taki füzyon demir üretene kadar sürer..

    demir daha füzyona girip başka elementlere dönüşmek istemez..yıldızın gücü buna yetmez..

    ancak en sonunda yıldız (güneşten onlarca kat büyük) patlayarak (supernova) yokolur ve bu yüksek enerji ortamında da demirden daha ağır elementler oluşur az miktarda...demirden daha ağır elementlerin doğada nadir
    bulunmasının sebei budur(altın,uranyum vb)

    ancak bu demirden ağır elementler kararlı değildirler..radyoaktif bozunma isimli süreçle belirli zaman sonra( yarı ömür) daha hafif atomlara dönerler..çekirdeklerinden proton ve netronlar atarlar(buna radyoaktivite deniyor)..demire dönene kadar bu bozunma devam eder

    umarım çok teknik olamamıştır
     
    Kudret Kurtcebe bunu beğendi.
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.