Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

1 Ekim 2012 Pazartesi Ankara Eskişehir 2. Seyahatim

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında can onur tarafından paylaşıldı.

  1. can onur

    can onur Forum Demirbaşı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    2 Haziran 2012
    Mesajlar:
    465
    Beğeniler:
    1.074
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Geçen hafta havaların güzel gitmesini fırsat bilerek Ankara'dan Konya'ya bir bisiklet gezisi yapayım dedim. Pazartesi sabah saat 5 buçuk gibi evden çıkmayı planlıyordum. Pazar gece yatmadan önce son bir kez meteorolojinin sitesine baktığımda, Konya ve civarında havanın gök gürültülü ve yağmurlu olacağı uyarısını okudum. Sabah uyandım, Konya'ya gitmeye niyetliyken Eskişehir'e gitmeye karar verdim. Havanın durumuna göre Bozüyük'e, belki de Bileck'e kadar da devam ederim diye düşündüm. Daha önce Eskişehir'e gittiğim ve o seyahatin fotoğraflarını burada yayınladığım için bütün geziyi tekrar anlatmak istemiyorum. Kısaca, sabah 6'yı 5 geçe yola çıktım, akşam 4 buçukta Eskişehir'e ulaştım. Hava çok güzeldi, düşmeseydim ve daha sonra lastiğim patlamasaydı Eskişehir'e 1 saat erken varıp, Bilecik'e doğru yola devam edebilirdim. Bunu güzel bir antrenman gezisi olarak kabul edip Bilecik planımı seneye erteledim.

    Eskişehir il sınırı
    [​IMG]

    İlk molamı Oğlakçı girişindeki Yüceller Tesisleri'nde verdim. Burada 2 tas cacık ve 2 bardak çay içtim, arkasından bir adet kadayıf yedim ve kendime geldim. Boşalan suluğumu doldurdum ve yola çıktım.

    Sivrihisar girişindeki TŞOF Tesisleri'nde kısa bir internet molası verdim. Yıllardır önünden geçer dururum, bir kere bile uğrama fırsatım olmamıştı bu tesise. Burada wi-fi olacağını tahmin ettim ve portakal suyumu içerken internetten de fotoğraflarımı, geziyle ilgili notlarımı vs paylaştım.

    Sivrihisar girişi, TŞOF Tesisleri
    [​IMG]

    Sivrihisar'dan çıktım, 5 km sonra ön lastiğimin patlamış olduğunu farkettim. Bisikletimi uygun bir yere çektim, ön lastiği çıkardım, iç lastiği yedeğiyle değiştirdim ve yola devam ettim.
    [​IMG]

    Patlamış iç lastiği yedeğiyle değiştirmesine değiştirdim ama bu sefer de yedek lastiğin sibobu kalın geldi ve dış lastikte potluk yaptı. Bu da sürüşte dengesizlik yarattı. En yakın benzin istasyonuna gittim, lastiği tekrar söktüm, sorunu düzeltmeye çalıştım. Mükemmel olmadı ama beni Eskişehir'e kadar idare etti.

    Eskişehir 35 Km
    [​IMG]

    Lastik sorununu da hallettikten sonra yola hızla devam ettim. Hava çok güzeldi, rüzgar da mani olmadı, hatta ara sıra destek bile oldu bana. Sivrihisar'dan sonra yaklaşık ortalama 40 km/saat hızla Eskişehir'e kadar gittim. Bu ortalama hız, bugüne kadar yaptığım en hızlı uzun mesafe ortalamasıydı.

    Eskişehir nüfus, rakım
    [​IMG]

    Eskişehir'e geldikten sonra şehir merkezine uğramadım, Kütahya Yolu'ndan devam ettim. Batıkent'e gidecektim ama yolu şaşırdığım için dolandım durdum. Batıkent, Kütahya değil Bursa yolundaymış... Sora sora Batıkent'i bulduğumda kilometre saatimde toplam 251 km yol yaptığım yazıyordu.

    Bu yazıda anlatmak istediğim, bir bisiklet turu değil aslında! Türkiye'deki insanların bisiklete olan ön yargıları, bisiklete bineni insan yerine koymamaları, bizleri trafikte araçtan saymamaları, bisiklet kavramını bilmemeleri, tanımamaları. Yolların durumunu, yola atılan pislikleri daha önceleri hep yazdım, fotoğrafladım, yayınladım bu sitede. Yol durumundan ziyade insanımız hala bisikleti tanımıyor. Son yazımda Afyon'da öğretmenevine bisikletimi almadıklarını yazmıştım. Bir hafta öncesinden rezervasyon yaptırıyorum, 14 saat yorucu bir seyahatin sonrasında yemek yiyip, duş alıp dinlenmek istiyorum adamlar bisikletimi otele almıyorlar! Akşam hava kararmış, saat 8'de Afyon'da otel aramıştım. Ertesi gün Ankara'ya dönmek için Afyon otogarına gittim, bu sefer bisikleti bagaja almayız dediler, sorun çıkardılar. Anadolu firması "tamam, biz alırız" demelerine rağmen muavini ayrı, şoförü ayrı sorun çıkarttı. Geçen günkü Eskişehir gezimde de benzer hikayeler oldu. Dün Eskişehir TCDD Gar'a gittim, nöbetçi müdür yardımcısıyla görüştüm. Bisikleti trene alamam diyor!
    - Yahu, tren boş, bisiklet desen incecik bir şey, acelem var, Ankara'ya dönmem lazım...
    - Yok, alamam...
    - Yahu, neden?
    - Kurallar böyle...
    - Avrupa'da bu işler böyle olmuyor ama, bir de Avrupa Birliği'ne girmeye çalışıyoruz...
    - Sana izin versem, başkaları da görecek.
    - E görsün...

    Falan filan...

    Baktım olmayacak, otogar'a gittim ben de... Bu sefer otogar'da bir sorun çıkarmadılar, hatta sağ olsunlar kibar da davrandılar. Sebebini de tahmin edebiliyorum... YHT seferlerine başladıktan sonra Eskişehir Ankara arasındaki otobüs firmaları yolcularının çoğunu kaybetti. Otobüsler de genelde boş, bisiklete de ses çıkarmadılar. Truva firmasıyla geldim Ankara'ya. Muavin arkadaş çok iyi davrandı ve bisikletimi bagaja koyarken yardımcı da oldu. İsmini soramadım ama kendisine teşekkür ediyorum buradan.

    Neyse, Ankara'ya geldim, AŞTİ'nin içinden geçerek Ankaray'a gittim, metro kartı aldım ve...
    - Hoopp! Giremezsin!
    - Nasıl ya?
    - Yassah
    - Ya olur mu? Kaç kere geçtim, kimse bir şey demedi bugüne kadar!
    - Yassah beyfendi, yassah!
    - Kim buranın müdürü, amiri vs?
    Gittim, kapısını çaldım amirin.
    - Beyefendi, bisikletimi metroya almıyorlar...
    - Kurallar böyle
    - Peki...
    Dışarı çıktım; dışarıda fırtına, rüzgar, hava kararmış, trafik kalabalık... Geri döndüm, amirin yanına gittim...
    - Dışarıda fırtına var, alın şunu ya, inecem zaten Maltepe'de!
    - Yok, olmaz, kurallar böyle. Bana ceza keserler, memuriyette işler böyle. Taksiye bindir bisikletini... Seni alırsam ne derler bana? Her yerde kameralar var...

    Rüzgar olmasa, hava aydınlık olsa metroya sokmaz direkt eve giderdim, bir de mesai çıkışı; insanlar çok kötü araç kullanıyorlar, mecbur kaldım. Neyse, düşük viteste yavaş yavaş eve geldim bir şekilde. Konuya dönecek olursak, her yıl onbinlerce bisikletin satıldığı 75 milyonluk bir ülkede, 2012 senesinde böyle saçmalıklar, ilkellikler yaşanmamalı. Bisikletler trenlere de, otobüslere de metrolara da belli sınırlar içerisinde alınmalı. Biz bunu talep etmezsek kimse bize yardım etmez. Lütfen Devlet Demiryolları'na, belediyelere, Ulaştırma Bakanlığı'na, Turizm Bakanlığı'na ve otobüs firmalarına dilekçe yazalım! Otobüslerin bagajlarında motosiklet taşındığını gördüm kaç kere. Bisiklet neden taşınmasın? Bunu talep etmezsek benzer sorunlarla her zaman karşılaşacağız.

    Can Onur
     
  2. Şevket Şahin

    Şevket Şahin Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Eylül 2011
    Mesajlar:
    172
    Beğeniler:
    251
    Şehir:
    ANKARA
    Seviye:
    Ayrıntılı anlatım için teşekkürler.

    Toplumun bisiklete bakışı iyiye gideceğine gün geçtikçe kötüye gidiyor :( Dünyanın en yüksek vergili arabalarını alıp ona en dünyanın en pahalı benzinini koymak için birbiriyle yarışanlardan oluşan bir toplumda bu durum normaldir.

    Eskişehir'e giderken arabalarının içinden sana garip garip bakan pek çok mahlukatın, otobüse binip gitsin ne işi var bisikletle, aklından zoru var herhalde dediklerine eminim.
     
    MeTaLioNs, Turgay AKSOY ve can onur bunu beğendi.
  3. can onur

    can onur Forum Demirbaşı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    2 Haziran 2012
    Mesajlar:
    465
    Beğeniler:
    1.074
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Alışacaklar! İnsanlar yollarda bisikletli görmeye alışacaklar! Bisikletlilere imrenecekler, onlar da merak edecekler, böyle geziler yapmak isteyecekler. Bisikletle seyahat etmek çok keyifli ve güzel bir şey.
     
  4. axoyum

    axoyum Yeni Üye

    Kayıt:
    8 Kasım 2009
    Mesajlar:
    41
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    yolda kask yerine kep giyiyor birileri suratıma bakacağını anladığımda yüzümü gizliyorum. yoksa ertesi gün işyerinde hiç tanımadığım insanlar dün seni gördüm bisiklet süyordun diye konuşuyor sanki garip bişey yaptım.
    kuşadasına metro ile götürdüm bisikleti geçen ay. ön tekeri sökmem gerekti.
    koltuk takımı taşıyan otobüs firmaları bisiklete soğuk bakmaları bahşiş içindir bence.
     
  5. can onur

    can onur Forum Demirbaşı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    2 Haziran 2012
    Mesajlar:
    465
    Beğeniler:
    1.074
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Kask önemli tabi. Birileri bakıyor diye kask takmamak doğru değil bence. Ben kask kullanmıyorum... Nedeni de kask takmayı sevmiyorum. Doğru değil ama, nedeni birilerinin bakması değil. Bakarlarsa baksınlar, umurumda olmaz. Forma giymiyorum. Forma, bisikletliyle diğer insanlar arasına bir duvar örüyor bence. Bisiklete zaten bir antipati var, insanları gıcık ederek yolculuğu daha da zorlaştırmamak lazım. Yarışıyor olsam tabi ki forma giyerim ama uzun yolda, köyde, kasabada, şehirde asla giymem forma. Bunlar, sadece bana ait görüşler. Bu görüşlerin doğru olup olmadığını da tartışmam asla.
    Evet, hiç tanımadığın insanlar seni bisiklete binerken görmeliler zaten. Göre göre de görmeye alışacaklar.
    Valla son 4 seferdir bisikletimi hiç sökmedim. Travego'ların bagajı hangar gibi... Bisikleti bavulların önüne normal koyuyorum, önden iple arkadan da kemerimle bağlıyorum. Bisiklet sarsılmasın, devrilmesin, tekerlerin akordu bozulmasın diye de yanına uygun da bir valiz bulup koyuyorum... Sonra yukarıda gönül rahatlığıyla oturup geçtiğim yollara bakıyorum. Lütfen talep edelim. Kibar, uygun bir dille bisikletlerimizi taşımaları için muavinlerden, şoförlerden yardım isteyelim. Yarın TCDD'ye dilekçe vereceğim bu konuyla ilgili. Gelişmelerden herkesi haberdar edeceğim.
     
  6. Göksun Özkirişçi

    Göksun Özkirişçi Bisikletkolik

    Kayıt:
    4 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.162
    Beğeniler:
    1.075
    Şehir:
    Gaziantep
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Güzel ve yorucu bir tur gerçekleştirmişsiniz.
    Ayaklarınıza sağlık...
     
    can onur bunu beğendi.
  7. Şevket Şahin

    Şevket Şahin Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Eylül 2011
    Mesajlar:
    172
    Beğeniler:
    251
    Şehir:
    ANKARA
    Seviye:
    Kask ve forma konusunda size katılıyorum.

    Özellikle forma olayında, bisikletseverlerimizin profesyonel bisiklet yarışına katılıyormuşçasına giyinip, (sonra birileri özelliklede çocuklar) yarışçı mısın abi yarış mı var diye sorduklarında bu soruyu soran insanları alaya alan tavırlar sergilerimelerine gıcık oluyorum.

    Dünyanın hangi ülkesinde bu derece forma ya da prof bisiklet yarışçısı modunda gezinmek var? Japonya, Abd, Çin, Avrupa ülkeleri....hangisinde? Şekilcilik her konuda olduğu gibi bisiklet konusunda da sadece ülkemiz insanlarına mahsus bir durum.
     
    can onur bunu beğendi.
  8. can onur

    can onur Forum Demirbaşı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    2 Haziran 2012
    Mesajlar:
    465
    Beğeniler:
    1.074
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Sana sonuna kadar hak veriyorum dostum. Bu ülkede şekil ve marka üzerinden başarı elde edileceğini zannediyor insanlar ama yanılıyorlar. Pahalı bir gitar aldıklarında sahnede harikalar yaratacaklarını düşünerek mağazaya gidiyorlar, tomarla parayı sayıyorlar sonunda o gitar süs diye duvara asılıyor. Bisikletteki forma konusunu da buna benzetiyorum ben. Aerodinami sağlıyorsa yarım saat, 1 saat geç gideyim gideceğim yere; ne olmuş yani? Arkamdan kovalayan mı var? Penye terletirmiş de falanmış filanmış! Hikaye bunlar... "Yarış mı var abi" sorusuna verilen o alaycı cevaplara hiç girmiyorum, çok sinir bozucu. Asıl şu komiğime gidiyor... Formayı takım ya da federasyon vs verir. Hak etmen lazım yani! Mağazaya gidip ünlü bir yarışçının formasına para verip almak, onu da yolda giymek çok komik. Adamın biri o formayı giyebilmek için ter döküyor, birileri de gidip parayı verip üzerine giyiyor. Komik... Madem aerodinami ya da kumaş kalitesi önemli; o zaman düz renkli bir forma alırsın giyersin. Çok istiyorsan üzerine de sade, insanları kışkırtmayacak, kızdırmayacak şekilde küçük bir yazı, slogan, isim vs yazdırırsın olur biter.
     
  9. burhan çetin

    burhan çetin Forum Bağımlısı

    Yaş:
    47
    Kayıt:
    23 Haziran 2011
    Mesajlar:
    644
    Beğeniler:
    869
    Şehir:
    BALIKESİR
    Bisiklet:
    Dahon
    Seviye:
    Forma konusuna kısmen katılsam da
    kask konusunda aynı fikirde değilim.Güvenlik için gerekli bence.Forma giymesek de dikkat çeken renklerde kıyafet gitmek gerek.
     
  10. can onur

    can onur Forum Demirbaşı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    2 Haziran 2012
    Mesajlar:
    465
    Beğeniler:
    1.074
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Kask konusunda ben de kendimle aynı fikirde değilim:) Kask önemli tabi... Dikkat çekici parlak renkli giysiler de gece sürüşlerinde faydalı oluyor. Haklısınız ama Şevket'le kastettiğimiz güvenlik değil.
     
  11. Turgay AKSOY

    Turgay AKSOY Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    182
    Beğeniler:
    69
    Şehir:
    yozgat
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Burada 2 tas cacık ve 2 bardak çay içtim, arkasından bir adet kadayıf yedim ve kendime geldim. haha acayıp bısey ya . :D
     
  12. Deniz Baklacı

    Deniz Baklacı Sadece Bisiklet

    Kayıt:
    11 Nisan 2013
    Mesajlar:
    254
    Beğeniler:
    547
    Şehir:
    Kayseri
    Bisiklet:
    Canyon
    Seviye:
    Forma konusunda ve belki de daha önemlisi şehir içinde giyilen taytlar konusunda size katılıyorum. Ama emin olun o kask size bir kere lazım olacak belki o an da kafanızda değil ise şimdiden geçmiş olsun.
     
    can onur bunu beğendi.