Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

06-12 eylül 2015 hopa-batum-kutaisi-khashuri-posof-ardahan-artvin-h opa bisiklet turu 7. gün - Son

Konu, 'Uluslararası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında five tarafından paylaşıldı.

  1. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.007
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    7. Gün : 12 Eylül 2015 : Artvin-Hopa
    Bir gün önceki etap bizi oldukça yormuştu. Bugünkü yolumuz 70 km.’di ama Hopa’dan sonra bir de Giresun’a kadar arabayla devam edeceğimiz için çok da geç çıkmamamız gerekiyordu yola. Kahvaltı, toplanma derken yine çıkış 09:00’u bulmuştu. Ama bir farklılık vardı. Güne, dün bisikletleri iterek ve söylene söylene çıktığımız yokuşu inerek başlayacaktık. Dik, keskin dönüşleri olan ve yoğun trafikli yoldan bir önceki günün acısını çıkarırcasına indik. Arada durup Çoruh ve baraj manzarasını fotoğrafladık. Bir çırpıda ana yola bağlanıp kendimizi Borçka’ya doğru pedallara asılırken bulduk. Yol genişti ve Çoruh’a tepeden bakar ama onun kıvrımlarına uyar şekilde devam ediyordu. Ama o eski Çoruh, coşkun akan Çoruh’tan eser kalmamıştı. Durgun bir suyun yanından ilerliyorduk. Sanki deniz karanın içine girmiş gibi. Kuytu köşelerde balık çiftlikleri vardı. Arada bir tünellere giriyorduk. Aydınlatılmış tünellerde, görünüyor olma problemimiz olmasa da bir gün önce yatakta sızdığım için arka farımı şarj edememiştim. İlk tünelden sonra şarjı bitince bataryaya bağlayıp şarj etmeye çalıştım ama bu arada Borçka’ya kadarki tünelleri de geçmiş oldum. Tüneller çok uzun değildi ve kenarında ilerlememize olanak veren ince şeritler mevcuttu. Yıllar önce, tek başıma yaptığım Samsun-Sarp turundaki ışıksız tünelleri hatırlayınca şimdiki tünellerin kolaylıkla geçilebildiğini söylemeliyim.
    Uzaktan barajı gördüğümüzde Borçka’ya yaklaştığımızı anladık. Barajın yanından geçen yoldan ayrılıp merkeze doğru ilerledik. Artık yemek vakti olmuştu bizim için. Yemek için küçük bir esnaf lokantası bulup bisikletleri de yakınımıza park edince masaya kurulmamıza engel kalmamıştı. Pilav üstü kuru ve köfte menüsü bizi kendimize getirdi. Gökalp’le lokantanın sahiplerinin Giresun’da okula başlayan oğluna ev bulunması konularında derin bir muhabbet başladı. Yemeğin yanında içtiğimiz suyun ayrı bir lezzeti vardı. Yola çıkarken lokantacı abilerden su istedik. Sağ olsunlar dolaptaki soğuk sulardan verdiler. O şeker gibi su da bize yolun geri kalanında, Cankurtaran yokuşlarında serinlik verdi.
    Borçka yolun yarısıydı. 35 km. civarı yolumuz kalmıştı ama kalan yol 690 m. rakımlı Cankurtaran geçidine çıkıp sonra deniz seviyesine iniyordu. Eğimi yavaş yavaş artan yol Çuhala Deresi’nin yanından kıvrıla kıvrıla yeşilin içinde ilerliyordu. Turumuzdan iki hafta kadar önce Hopa çevresinde ve özellikle Borçka’da olan sel felaketi çevrede ciddi hasara yol açmıştı. Derenin çevresindeki setler yıkılmış, kayalar tepelerden aşağıya yuvarlanmıştı. Hele bir çay tarlasının toprağıyla beraber dereye kadar inmiş olması bizi çok şaşırtmıştı. Virajı döndüğümüzde bir anda karşımıza iki tünel girişi çıktı. Cankurtaran Tüneli’nin inşaatı henüz devam ediyordu. Levhasında 5.220 m. uzunluğunda olduğu yazılıyordu. Tamamlanınca Türkiye’nin en uzun tüneli olacak diye konuştuk aramızda. Ama şu an yazıyı yazarken biliyorum ki Ilgaz Dağı tünelinin de yapımı devam ediyor ve tamamlanınca Cankurtaran Tüneli’nden 150 m. daha uzun olacak.
    Tünel inşaatının karşısında su molası verip dinlendik ve sonra tırmanışa devam ettik. Sonunda 690 m.’lik Cankurtaran Geçidi’ne vardık. Bir kez daha “Bundan sonra hep iniş!” zamanıydı. J Manzarayı seyredip fotoğrafladıktan sonra inişe başladık. Dik iniş eğimini kaybetmeye başladığında yol bu sefer Hopa Çayı’nın yanından denize doğru devam ediyordu. Artık Hopa’ya yaklaşmıştık. Turun son fotoğrafını Hopa levhasıyla çekip bir hafta önce arabayı bıraktığımız otoparka ulaşıp hem kıyafet değişimi hem de bisikletleri yerleştirmek için epeyce zaman harcadık. Yola çıktığımızda güneş denizin üzerinde batmak üzereydi. Rize, Trabzon ve sonunda Giresun’a ulaşan yol boyunca tüm turun muhabbetini yaptık Gökalp’le. Bize çok çok yardımı dokunan Godi’yi, Surami’deki Gia’yı, Posof’un Özcanlar Oteli’ni, Ardahan’ı, Artvin’in yokuşlarını…
    Bu maceranı (da) sonu
    Çıkış : 09:00
    Varış : 16:30
    Mesafe : 71,50 km.
    Yolda geçen süre : 04:20 saat
    Ortalama hız : 16,52 km/s
    Maksimum Hız : 53,62
    Ortalama eğim çıkış :%4
    Maksimum eğim çıkış :%10
    Ortalama eğim iniş : % -3
    Maksimum eğim iniş :% -11
    Artvin-Hopa
    [​IMG]
    MapMyRide Linki
    Artvin-Hopa
    Artin’den inerken manzara
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    İniş sonrası son kontroller
    [​IMG]
    Artvin-Borçka arası tünellerden biri
    [​IMG]
    Çoruh’un eski coşkusu kalmamış
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Borçka’da yemek molamız. Bardaklar suyun serinliğini
    [​IMG]
    Çuhala Deresinin yanından Cankurtaran’a doğru çıkarken
    [​IMG]
    Asma köprüde
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Bu da taş köprü :)
    [​IMG]
    Gökalp çocuklarla
    [​IMG]
    Cankurtaran tüneli inşaatı devam ediyor
    [​IMG]
    Su ve serimleme molası
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Cankurtaran Geçidi
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    İşte “Hep iniş” J
    [​IMG]
    Geçit hatırası
    [​IMG]
    Hopa’da turun sonu
    [​IMG]
    [​IMG]
    Giresun’a dönerken gün batımı
    [​IMG]
     
    Nyusha, near cosmos, Cesmeonu ve 1 kişi daha bunu beğendi.