Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

06-12 Eylül 2015 Hopa-Batum-Kutaisi-Khashuri-Posof-Adahan-Artvin-Hopa Bisiklet turu 1. gün

Konu, 'Uluslararası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında five tarafından paylaşıldı.

  1. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.007
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Merhaba,
    Nisan ve Mayıs aylarında gerçekleştirdiğim 3 ve 4 günlük iki turdan sonra sıra, bu yıl için planladığım asıl tura gelmişti. Aklımda birden fazla alternatif vardı ama hangisini nasıl gerçekleştirebileceğim tamamen şartlara bağlıydı. İlk seçenek Bosna-Hersek ve Hırvatistan’ı da kapsayan bir Balkan turu yapmaktı. Tabi bu tur için iyi bir organizasyon ve ciddi bir bütçe gerekiyordu. Bir de bu turu yapmaya gönüllü tur arkadaşı. Zaman ilerledikçe bu olasılık azaldı. Hem zaman hem de bütçe açısından... İkinci seçenek Gürcistan turuydu. Bir sohbet sırasında, şu an ODTÜ Kimya Mühendisliği’nde okuyan kuzenim Gökalp de konuya dahil olmuş ve “Abi rotanız Gürcistan olursa ben de gelirim. Şimdiden söyleyeyim.” deyivermişti. Ben de bisiklet turu yapmaya hevesli genç kuzenime bu işi yapabilmesi için gerekli şartları sıralamıştım. “Önce tura uygun bir bisikletin, sonra da malzemelerin olacak.” Aslında bir bisikleti vardı. Bianchi’nin yeni MTB modellerinden biri. Ve okulda kullanıyordu. Ama uzun yol ayrı bir disiplindi ve tura uygun malzemeler, zaten zor olan bir aktivitenin daha da zorlaşmamasına yardımcı oluyordu. Tur güzergahını Gürcistan olarak belirleyince, o da öncelikle tura uygun bir bisiklet edinme konusunda bir adım attı ve hibrit bisiklet sınıfından bir Merida Crossway 300’ü forumdan bir arkadaştan satın aldı. Bisikletin donanım ve aksesuarları tura çıkmaya uygundu. Özellikle bagajının olması en önemlisiydi. Bende ikinci bir tur heybesi ve diğer malzemeler olduğundan, başka bir şeye ihtiyacı yoktu. İç lastikten başka…
    Tur planını 7 günlük yapmıştım. Üzerine 1 gün gidiş, 1 gün de dönüş olmak kaydıyla toplam 9 günde bitirmeyi hedeflemiştim. Cumartesi günü yola çıkıp İstanbul’dan arabayla direkt Giresun’a gidecek, ertesi gün Giresun’dan Gökalp’in de bisikletini arabaya yükleyerek Hopa’ya varacak ve tura başlayacaktık. Pazar akşamı Batum’da olacak…. Sırasıyla Kutaisi, Khashuri, Ahıska, Ardahan, Artvin’den tekrar Hopa’ya dönüp arabaya bisikletleri yükleyerek o akşam Giresun’a dönecek ve ertesin gün de İstanbul’da olacaktım. Çok büyük ölçüde bu plana bağlı kaldık. Sadece bir noktada yaptığımız değişikliğin bize ne kadar fayda sağladığını ise sonradan fark edecektik.
    1. Gün : 06 Eylül 2015 : Hopa - Batum
    Giresun’dan, iyi bir kahvaltı yapıp teyze ve eniştemle vedalaşarak yola çıktık. Giresun-Hopa arasındaki mesafeyi 3 saati geçen bir zamanda alabildik. Yolda giderken emniyet şeridinde bir kadın turcu gördüm. Gökalp’e de gösterdim. Upuzun, kıvırcık sarı saçları dikkatimi çekmişti. Yalnız turluyordu. Hem imrendim hem de cesaretine hayran kaldım. Hopa’da kısa süre önce olan sel felaketi sebebiyle (arabayı 7 gün süreyle bırakacağım için) güvenli bir park yeri bulmaya çalışmıştım ve bu konuda internette yaptığım aramalarda yakın zamanda belediyeye ait bir katlı otoparkın hizmete girdiğini okumuştum. Basitçe “Katlı otoparkı su basmaz herhalde.” diye düşünerek Hopa’da birilerine yerini sordum. Tarif üzerine gittiğimiz yer ara sokakta çok da hizmete girmiş görünmeyen ama gerçekten birkaç katı olan bir otoparktı. Gişe ve görevli memur ararken kısa süre önce ücretsiz hale geldiğini öğrendim. Arabayı oraya bırakmaya karar verdim. Bisikletleri hazırlamadan önce yemek yedik. Sonra hem kıyafetlerimizi giydik hem de bisikletleri yola hazır hale getirdik.
    Hopa’dan çıkarken insanlar bize “Bunlar da nereden çıktı.” Bakışı atıyorlardı. Yolun kenarında, Kemalpaşa’dan itibaren, kıyafet satan mağazalar yer alıyordu. Sarp’a doğru da ellerinde koca koca torbalarla yürüyen kadınlar ve erkekler… Tabi bu durum bende, sınırın kalabalık olacağı ve geçişin zaman alacağı hissiyatını doğurdu.
    Sarp sınır kapısına açılan son tüneli geçtiğimizde, aklıma, 7 sene önce Haziran ayında Samsun’dan 5 günde ulaştığım Sarp sınır kapısının o günkü hali geldi. Ortalık toz toprak içindeydi. Gümrük binalarının inşaatı sürüyordu. O günden 7 yıl sonra tekrar bisikletle gelmiştim Sarp’a. Bu sefer sınırı geçmek üzere… Yedi yıl önce fotoğraf çektirdiğim yerde yine fotoğraf çektirdim. O gelişimde bir mısırcıdan mısır almıştım. Bu sefer ortalık çık daha kalabalıktı. Mısırcılardan da eser yoktu. Yedi yıl önceki halini anlattım Gökalp’e sınırın. Yedi yıl önce bu noktadan geri dönmüştüm Hopa’ya. Şimdiyse yola devam ediyordum.
    Ve korktuğum başıma gelmişti. Yaya geçişi çok kalabalık görünüyordu. Gürcüler geri dönüşteydiler Pazar akşamı. “Bu sırayı mı bekleyeceğiz? Çok geç kalırız.” diye düşünürken, yaya olarak araç geçişindeki gişeye gittim. Görevliye “Bisikletliyiz. Bize araç muamelesi yapar mısınız ? Şu sırayı beklemeyelim.” dedim. Görevli de eliyle “Gelin” işareti yaptı. Bu çok iyi olmuştu. En az 1 saat kazanmıştık. Sınırı nüfus kağıdımızla geçecektik. Gürcistan’a geçiş için pasaporta ihtiyaç yoktu. Yurtdışı çıkış harcını ödeyip nüfus kağıdımızı görevliye verdik. O da kayıt yaptıktan sonra nüfus kağıdı ile birlikte matbu bir kağıdı bize verdi. Üzerinde adımızı olduğu bu kağıdı kaybetmememiz ve dönüşte tekrar geri vermemiz gerekiyordu. Türk tarafından hızlı geçmiştik. Araçların olduğu kısımdan geçerken Gürcistan tarafındaki görevli bizi yaya tarafına yönlendirdi. Binaya girip gişelere yöneldiğimizde fazla kalabalık olmadığını gördük. Kısa bir bekleme süresiden sonra belgemiz onayladı ve geçişimiz tamamlandı. Artık Gürcistan tarafındaydık. Dikkatimi çeken şey Gürcistan tarafındaki gümrük binasını bizimkine göre daha görkemli olduğuydu. İlginç bir şekli vardı binanın. Güzel görünüyordu. Gümrük binalarının arka tarafı ise karmaşanın en yoğun olduğu yerlerdi. İlk dikkati çeken şey dev kumarhane reklamlarıydı. Zaten Türkiye tarafından Batum’a geçilmesinin en önemli sebebi de kumar ve gece hayatı turizmiydi. Ortalıkta bekleyen arabalar, ellerinde yükleriyle yayalar, taksiler, yan yana döviz büroları… Para bozdurmamız gerekiyordu ama kur bildiğimizden daha düşüktü. Biz 0,89 beklerken burada kur 0,70 düzeyimdeydi ki bu Lari’nin (Gürcistan parası) Lira karşısında daha değerli olduğunu gösteriyordu. @Orhan Kılıç’ın Gürcistan turu yazılarını okurken 0,89 civarında olduğunu okuduğum kur 2 yılda bu seviyeye gelmişti. Daha sonra öğrendiğime göre kur her iki para biriminin dolar karşısındaki değerine göre belirleniyormuş. Son dönemde Türk lirası dolar karşısında epeyce değer kaybedince Lari karşısında da bu seviyelere gerilemiş durumda.
    Yola çıkıp ilk pedallara basarken dikkatimi çeken tek şeritli yol oldu. Bizim sahil yolu bölünmüş yolken burada 2 şeritli yolun olması ve bütün trafiğin bu yoldan akması yoğunluğu arttırıyordu. Tırlar, otobüsler, otomobiller, minibüsler, biz bisikletliler ve yayalar… Paramızın yarısını Lari’ye çevirdik ama pek de beklediğimiz değerde değildi kur. 1 TL 0,70 Lari’ye karşılık geliyordu. İlk durağımız sınırı geçince hemen sağda bulunan bir şelale ve önündeki heykeldi. Gökalp’in deyimiyle “Heykel desem heykel değil.”di. Kısa bir fotoğraf molasından sonra yola devam ettik. Karadeniz kıyısı tamamen plaj olarak düzenlenmişti. Batum’a kadar sağda solda araçlar denize gelenlere aitti.
    İleride gördüğüm köprüde tanıdık bir yazı vardı. “Choruki”. Gürcü isimlerinin genelinde sonda bir “i” bulunuyordu. Bu “Choruki” de bildiğimiz Çoruh’tu. Geniş bir nehir yatağının içinde akıyordu. Bir tanıdığı görmüş gibiydim. Sola baktığımda denize açıldığı yeri gördüm. Deli deli akan Çoruh burada denize ulaşmanın verdiği rehavetle yavaş yavaş akıyordu. Ama hiç olmazsa akıyordu burada. Daha sonra gördüğümüzde ise hiç akmadığına şahit olacaktık. O deli Çoruh’tan eser kalmamıştı.
    Yol boyu telefondan konumumuzu kontrol ediyor Batum’un merkezine ne kadar kaldığını görmeye çalışıyorduk. Bu sırada yoğun trafik bir anda duruverdi. Araçlar korna çalıyor ve güçlükle ilerliyorlardı. Biz sağdan ilerleyince bu durumun nedenini anladık. Bir inek sürüsü yolu kaplamış sağlı sollu ilerliyordu. Araçlar da geçecek yol bulamayıp arkalarına dizilmişti. Ürken ineklerden muzdarip olan ben (İzmir Bodrum turumda yokuş aşağı düşmeme sebep olmuştu bir tanesi) Gökalp’e de çok dikkatli olmasını söyledim. Bazen sağdan bazen ortadan yola devam ettik. Arabalardan önce geçtik o bölümü. Batum’un girişi için yolumuzu belirledik. Yüksek yüksek binalar artık görüş sahamızdaydı. Büyük görkemli binalar bana İstanbul’u hatırlattı. Ama şehrin için e girince çok daha farklı olduğunu gördüm. Şehrin büyük parkının içindeki gölette fotoğraf çektik. Göl ve çevresine hayran kaldık. Büyük binalar çok sayıda değildi ve genel olarak gökyüzünü görebilmek çok keyifliydi. Uygun bir yer bulmak için biraz dolaşmamız gerekti. Bir o yana bir bu yana, bir o otele bir bu otele… Uygun fiyat için döndük durduk. Sonunda iki kişi 70 Lari’ye kalabileceğimiz bir yer bulduk. Bisikletleri de içeride bir yere koyup birbirine bağladık. Duş alıp yemek için dışarı çıktık. Bir Türk lokantası bulup yemek yedik. Burada biraz kazıklandığımızı hissetmedik değil hani. Daha sonra da şehri yürüyerek dolaşmaya başladık. Kıyı boyu çok güzel düzenlemişti ve cıvıl cıvıldı. Konser alanı olan bir yerdeki kalabalığa karıştık. Bir süre burada kaldıktan sonra yürümeye devam ettik. Şehrin ve binaların ışıkları göz alıyordu. “Monte Carlo gibi olmuş.” dedim kendi kendime. Sokak aralarındaki ışıklandırmalar ve düzenlemeler bana farklı şehirleri anımsattı. Selanik, İzmir, İstanbul… İnsanlar eğleniyordu. Kıyıda bir şeyler içmek için oturduğumuz yerde Gökalp’in daha önce denediği ve çok beğendiği armut suyunu denedik. Hafif gazlı olan bu içecek daha sonraki günlerde de öğünlerimiz eşlik etti. Şehir turumuz sona erdiğinde otele dönüp yattık. Bugün yolumuz düz ve kısaydı ama yarına uzun ve yokuşlu bir yol bizi bekliyordu.
    Çıkış : 14:30
    Varş : 17:30
    Mesafe : 43,47 km.
    Yolda geçen süre : 2,34
    Ortalama hız : 16,44 km/s
    Maksimum Hız : 34,07 km/s
    Ortalama eğim çıkış :%1
    Maksimum eğim çıkış :%3
    Ortalama eğim iniş : % -3
    Maksimum eğim iniş :% -11

    Hopa-Batum Rota
    [​IMG]
    MapMyRide Linki : Hopa-Batum
    Turun ilk kilometreleri
    [​IMG]
    [​IMG]
    7 yıl sonra yeniden Sarp’tayım.
    [​IMG]
    7 Yıl önce 7 yıl sonra
    [​IMG]
    Sınırı geçince il görüntü bu. Döviz büroları ve kumarhane reklamları
    [​IMG]
    Gökalp’le “Sınırı geçtik” fotoğrafı
    [​IMG]
    Gökalp’e göre “Heykel desem heykel değil” :)
    [​IMG]
    Choruki, yani bizim Çoruh !
    [​IMG]
    [​IMG]
    Batum’daki park
    [​IMG]
    [​IMG]
    Batum’da gece gezmesi
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Batum’un gece görünüşü
    [​IMG]
    [​IMG]
    Küçük bir konser kalabalığına karışıp tanıdık İngilizce şarkılara eşlik ettik.
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  2. B4ttleFieldEr

    B4ttleFieldEr Yeni Üye

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    17 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    24
    Beğeniler:
    16
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Mazlum Adaş
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Bu yazınız bana ilham verdi. Yazınızın devamını heyecanla bekliyorum.

    Geçen sene sonbaharda bende tek başıma sırt çantam ile yapmıştım Gürcistan turunu ... Batum, kutaisi, khashuri, tiflis'i gezme fırsatım oldu. Sırt çantalı dediysemde yaya olarak degil ama taksi kullanmadan halkın arasına karışıp minibüs ve tren ile gezmeyi tercih ettim. Amacım tatil modundan çok halka karışıp onların gözünden görmekti ülkeyi... Armut suyu ile birlikte sabahları haçapuri yemeyi özledim. Son durağım olan Tiflis'te ortachala otogarındaki türk lokantasında saatlerce dilimi rahatça konusabildiğim insanları görünce ne sevinmiştim...

    Şimdi sizden sonra tekrar bisikletle mi yapsam diyorum kendime...
     
    five bunu beğendi.
  3. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.007
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Sayın @B4ttleFieldEr teşekkür ederim.

    Neden olmasın ? Bizimkinden daha uzun bir zaman ayırabilirseniz daha da güzel olur sanırım. Ben Gürcistan'ı çok sevdim. :) Arabayla da gezmeyi planlıyorum ailemle birlikte.

    Kazasız ve keyifli turlar

    five
     
    Oktay Erkan ve B4ttleFieldEr bunu beğendi.
  4. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    Fotolar görünmüyor?
     
  5. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    Benim bilgisayarda görünmüyor.
     
  6. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.007
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    @Osman Kıtay merhaba,

    Resimler evde görünüyor ama şirkette güvenlik yazılımlarından dolayı görünmüyor. Sen de kontrol edebilir misin ?

    www.postimage.org sitesine girmeyi deneyebilir misin ?
     
  7. OsmaniyeRehber

    OsmaniyeRehber Forum Bağımlısı

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    3 Mart 2015
    Mesajlar:
    670
    Beğeniler:
    675
    Şehir:
    Osmaniye
    Adı:
    ibrahim
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Tebrikler çok güzel bir tur olmuş , daha nicelerine çıkarsınız inşallah :harika:
     
    five bunu beğendi.
  8. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    @five Girdim. Bizim şirketteki internet malum nedenlerden dolayı güvenli aile paketine dahil. O nedenle görememişim :)
     
    five bunu beğendi.